YAZARA MAİL GÖNDER TÜSİAD'ın hayal kırıklığı

YAZARLAR

Yerel seçimlerden henüz yeni çıktık ama siyasette hareketlilik bitmiyor. Şimdi cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle Ankara'da kulisler hayli hareketli.
O hareketliliği, moda deyimle zamanlaması ve konukları "manidar" bulunan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında da gördük. Çünkü o toplantının özel konuğu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'dü ve ne söyleyeceği merak ediliyordu.
Aslında o merakı biraz daha yukarı çeken "sürpriz" bir konuk daha vardı:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. Sürpriz diyorum çünkü Kılıçdaroğlu'nun o toplantıya katılacağını Cumhurbaşkanı'nın çevresi, belki Cumhurbaşkanı da bilmiyordu. CHP'lilerin "resmi" cevabı çok açıklayıcı değildi: "Genel başkanımız davet edildiği için katıldı." Oysa Kılıçdaroğlu'nun o toplantıya katılacağını öğrenen katılımcılarda farklı bir hava vardı.
Bu buluşmadan, yani Cumhurbaşkanı Gül-
Kılıçdaroğlu fotoğrafından çok sayıda TÜSİAD üyesi farklı sonuç çıkartıyordu: "Cumhurbaşkanı Gül, bu fotoğrafla adaylık mesaj verir."
Bu da, TÜSİAD üyelerinin büyük çoğunluğunun kafasındaki cumhurbaşkanı arayışına işaretti. Onlara göre, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığının ve kazanmasının önünü kesecek tek formül buydu.
Toplantıya büyük çoğunluk bu beklentiyle girdi ve derin bir sessizlik içinde Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasını bekledi.
Kürsüye ilk önce TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erkut Yücaoğlu çıktı. Yücaoğlu, bir işadamından çok muhalif bir siyasi aktör gibi konuştu. Sert eleştirisiyle muhalefeti aratmadı.
Dış politikadan, iç siyasetteki kutuplaşmaya, yolsuzluklardan AB reformlarının yavaşlamasına değin bir dizi konuda konuştu. Anayasa Mahkemesi'nin son hamlelerini övdü, Kopenhag kriterlerini ve faiz artışını sahiplendi.
Onun ardından kürsüye, TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz çıktı. O da benzer noktalara değindi ve siyasi kutuplaşma üzerinden eleştirilerini sıraladı.
Bu konuşmalardan sonra, "Acaba CHP lideri Kılıçdaroğlu da konuşacak mı?" diye bir beklenti oluştu ama TÜSİAD Başkanı, Cumhurbaşkanı Gül'ü davet edince onun konuşmayacağı anlaşıldı. Kulaktan kulağa "Peki neden geldi?" sorusu sorulsa da bir cevap alınamadı.
Ve kürsüye Cumhurbaşkanı Gül çıktı. Gül'ün konuşması merak ediliyordu ama hükümete yönelik sert eleştirilerin yükseldiği bir zeminde bunu nasıl yapacağı daha çok merak konusuydu.
Doğrusu Cumhurbaşkanı Gül de sözü hiç dolandırmadı. O eleştirilere son 12 yılda yapılan reformlara, ekonomik atılımlara sahip çıkarak, sakin bir dille cevap verdi. 90'lı yıllarla 2000'li yılları kıyasladı ve ekledi: "Bugün geldiğimiz noktanın kıymetini bilip, bunu nereye taşıyacağımızı konuşabiliriz."
Herkes mesajı almıştı. Yanımda oturan işadamı kulağıma eğilip şöyle diyordu: "Cumhurbaşkanı 'siyaset sizi ilgilendirmez' diyor."
Doğrusu bu cevap bile işadamlarının aslında ne kadar siyasileştiğini gösteriyor. Ayaküstü birkaç işadamıyla daha konuştum. Biri şöyle diyordu: "Cumhurbaşkanı şaşırtmadı. Bu da aday olmayacağının ilanı."
Araya girip soruyorum: "Ne bekliyordunuz?" "Daha fazlasını" diyor. Gördüğüm kadarıyla yüksek beklentiyle Ankara'ya gelen TÜSİAD'cıların büyük çoğunluğu deyim yerindeyse "hayal kırıklığı" yaşadı. Bakalım iş dünyasının büyükleri, bundan sonra yeni hayal kırıklıkları peşinde mi koşacak, yoksa siyaseti doğal mecrasında akmaya mı bırakacak onu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.