YAZARA MAİL GÖNDER 'Kemal Bey riskin gereğini yapmalı'

YAZARLAR

Cumhurbaşkanlığı seçiminde son 4 güne girdik. Türkiye, ilk kez halkın cumhurbaşkanını seçeceği tarihi bir seçimin eşiğinde...
Siyasi hava da kamuoyu araştırmaları da Başbakan Erdoğan'ın bu seçimi rahat geçeceğini gösteriyor. Bu yüzden toplum, bugünlerde cumhurbaşkanından çok seçim sonrası siyasetin nasıl şekilleneceğini merak ediyor.
Doğrusu merak edilmeyecek gibi de değil. Çünkü araştırmaların ortaya koyduğu tablo siyasette taşları yerinden oynatacak cinsten.
Bu tablodan en çok etkilenen de hiç kuşkusuz CHP olacak. CHP hem ana muhalefet partisi olması nedeniyle hem de kendi geleneğinden gelmeyen bir adayla seçime girmesiyle ciddi risk üstlendi.
Olumlu veya olumsuz bu riskin de bir bedeli olacak.
Dışarıdan böyle görünen durumu, CHP'nin yeniden açılmasında kurucu başkan olan eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a sordum. Söze "Konuşmak için doğru bir zaman değil" diye başladı ama düşündüklerini de söylemeden edemedi. Ben de tarihe not düşmek için yazmadan edemedim.
Süreci yakından izleyen Baykal şöyle diyordu:
"Eğer kamuoyu araştırmalarının ortaya koyduğu rakamlar gerçekleşirse bu üzücü bir durum. Kemal Bey riski üzerine aldığını söylemişti.
Bu tabloyu göre o riskin gereği de yapılmalı. Ama yapar mı yapmaz mı bilemem.
"
Oy alamadığı, seçim kaybettiği için siyasetten çekilmek gibi bir geleneğin olmadığını en azından son 12 yılda gördük.
Bu dönemde tam 8 seçim kaybeden bir muhalefet var. Öyle bir noktaya gelindi ki, sadece siyasi kadrolar değil oy verenler de şaşkın durumda. Baykal, şöyle devam ediyor: "Partinin düşürüldüğü bu duruma çok üzülüyorum. Ben bu partinin kurucu başkanıyım. Tabii bu noktada 'olmuyor çekilin' demeyi de uygun bulmuyorum. Ama bu böyle gitmez, gitmemeli de..."
Tecrübeli siyasetçi Baykal'ı dinlerken siyasi yaklaşımındaki değişimi hissediyorum. Belki kamuoyuna tam yansımıyor ama daha yumuşak, daha pozitif ve geçmişe objektif bakan bir "siyasetçi" izlenimi veriyor.
Mesela muhalefete ilişkin şu sözleri bana göre kendi geçmişine yönelik eleştiriyi de içeriyor: "Geldiğimiz noktada Türkiye'nin siyaset üreten ciddi bir muhalefete ihtiyacı var. Muhalefet ya yönlendirici olmalı ya caydırıcı olmalı ya da alternatif olmalı. Bunu hızla oluşturmak zorundayız. Şu an hiçbiri yapılmıyor."
CHP'nin geçmişine ve bölgesel gelişmelere ilişkin de şu tespiti yapıyor: "CHP geçmişe yönelik özeleştiri yapmalı ama ne olduğunu ve nerede durduğunu da net söylemeli. Dünyada ve bölgemizde tarihi gelişmeler yaşanıyor. Her şeye yeniden bakıp yeni değerlendirmeler yapmak lazım. Ortadoğu'da yaşanan krizin altında ne yattığı iyi analiz edilmeli. Bunu yapması gereken ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye'nin bölgeye karşı böyle tarihsel bir sorumluluğu var."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.