Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'yle mücadelenin neresindeyiz? 17-25 Aralık darbesinden bu yana, bu kirli yapıyla mücadelede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın nasıl yalnız kaldığını, partisinin bile yeterince destek vermediğini, CHP'nin açık açık ittifak yaptığını gördük.
Sonra kanlı darbe ve işgal girişimi geldi.
Aynı şeyler farklı biçimlerde yine karşımıza çıktı. Ama bu kez çok yeni bir şey vardı; bu kirli yapının küresel efendileri de açık tavrı koydu.
ABD 15 Temmuz darbecilerinin tutuklanmasına üzülürken, Almanya bütün kaçak FETÖ'cülere sahip çıkarak Türkiye'ye karşı ekonomik ve siyasi savaş başlattı.
Bu bir anlamda içerideki AK Parti karşıtlarıyla dışarıdaki Türkiye düşmanlarının ittifakıydı ve FETÖ'yü motive ediyordu.
FETÖ'cü darbecilerin pervasızlığı buradan geliyor.
Oysa Türkiye'nin eli, onlara göre çok daha güçlü ve haklı... Gelin biraz olup bitenlere bu gözle bakalım.
Birincisi ABD ve AB ne derse desin, bu darbede suçüstü yakalandılar. Ve siyaseten olmasa da ahlaken kaybettiler.
İç siyasete gelince... Aynı şey 15 Temmuz'a "kontrollü darbe" diyen siyasiler için de geçerli.
Bu kaybı örtmek için de 17-25 Aralık darbesinden bu yana, medya ve bazı siyasi partiler sürekli FETÖ'yle mücadeledeki yanlışlıkları, eksiklikleri ve başarısızlıkları dile getirdi. Özellikle de mağduriyetler ön plana çıkartıldı.
Kimi "Bir milyon mağdur"dan söz etti, kimi de sık sık Adil Öksüz veya Zekeriya Öz gibi önemli isimlerin kaçmasına dikkat çekti.
Bu soruların bazıları haklı ama işin asıl önemli yanı öteki yüzü. İşte Türkiye'nin elini güçlendiren de bu.
FETÖ'yle mücadelenin başladığı tarihten bu yana bir bakın. 200 bine yakın FETÖ'yle iltisaklı kişiye işlem yapıldı. Bugün cezaevlerinde 50 bin civarında tutuklu var.
Ve geç de olsa önemli davaların yargılamaları da başladı. Ama daha önemlisi, FETÖ'nün yakalanan lider kadrosu... Kaçanlar önemli ama eldekiler de önemli. Şimdi bunlara yenileri de ekleniyor. Generaller, üst düzey bürokratlar, işadamları, polis şefleri, sivil toplum örgüt mensupları...
Şu sıralarda bürokratlar davası sürüyor. İstanbul'u yöneten iki isim Vali Hüseyin Avni Mutlu ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın yargılanıyor.
Onları yargı önünde görürken, şu an tutuklu olan FETÖ'nün diğer lider kadrosunu düşündüm. İnanılmaz isimler var. Sadece şu 10 isim bile bir örgütü çözmek için yeterli.
Zaman gazetesinin sahibi Alaattin Kaya, yazarı Ali Ünal, Samanyolu TV'nin başındaki ve bütün senaryo talimatlarını FETÖ lideri Gülen'den direkt alan Hidayet Karaca, HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, TÜBİTAK'tan Hasan Palaz, İşadamları İlhan İşbilen, Hacı ve Memduh Boydak, Emniyet Müdürleri Recep Güven ve Ali Fuat Yılmazer...
Bunun yanına 15 Temmuz darbe girişimine katılan 150 civarında generali, valileri, müsteşarları, kaymakamları, albayları, yüzbaşıları, Kemal Batmaz gibi sivil imamları ve kirli gazetecileri ekleyin... Polisin yakalayıp yargıya teslim ettiği ve örgütü çözebilecek binlerce isim.
Adil Öksüz ve Zekeriya Öz'ü kaçırdık diye hayıflanmakta haklıyız. Ancak, Alaattin Kaya işadamı İlhan Özbilen veya polisteki en etkili isimlerden biri olan Recep Güven onlardan az mı önemli?
Kaya yakalandığında gazeteler şunu yazmıştı:
"Uzun yıllar medya imamlığı yapan, Papa-Fetullah Gülen görüşmesini organize eden Alaaddin Kaya, 15 Temmuz darbesinin imamı Adil Öksüz kadar önemli bir isim"
Türkiye, bir yolunu bulup elindekileri konuşturmayı başardığında, emin olun küresel zincir kopmaya başlayacak.
FETÖ liderinin ve arkasındaki küresel güçlerin en büyük korkusu bu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER