Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SOLİ ÖZEL

Bir umut

Amerikan seçimlerinde son tur başladı. Geçen günkü ilk tartışmaya kadar birçokları Başkan Bush'un seçimi alacağına neredeyse kesin gözüyle bakıyordu. Tartışma ertesindeki ilk kamuoyu yoklamaları Demokrat Kerry'nin izleyiciyi etkilemede önde olduğunu gösteriyor. Bunun Kerry'e oy vereceklerin sayısını artırıp artırmayacağı ise henüz bilinmiyor. Bugüne kadar ki seçmen eğilimi yoklamalarına göre seçimin sonucunu henüz kararını vermemiş yüzde 12'lik bir kitle belirleyecek.
Bush aslında Afganistan'da başladığı işi bitirmeyen, Irak'ta inanılması güç bir kibir ve küstahlıkla başlattığı, ABD'ye şimdilik 200 milyar dolara mal olmuş savaşta ortalığın kan gölüne dönmesinin sorumluluğunu taşıyan bir siyasetçi. Onun döneminde en çok zenginlere yarayacak vergi düzenlemeleri yapıldı, bütçe fazlası inanılması zor bir bütçe açığına dönüştü. Büyük ticaret açıkları veren ve her iki açığını da Asya sermayesi sayesinde kapayabilen ülkede Bush döneminde işsizler ordusuna yaklaşık 4 milyon kişi katıldı. Yoksul ailelere yapılan yardımlar kesildi.
Dahası demokrasileriyle çok övünen ve dünyanın tüm ülkeleri hakkında insan hakları raporları yayımlayan ABD'de bu iki konuda işler kötü bir yöne gitti. 11 Eylül'ün şokunun etkisiyle çıkarılan Vatanseverlik Kanunu, Amerikan vatandaşlarının özgürlüklerine ciddi kısıtlamalar getirdi. Guantanamo'daki tutuklulara yapılan muamelede ABD Cenevre Konvansiyonu'na uymadı. İşkence yapıldığı biliniyor, gelen son haberlere göre tutukluların bir kısmının öldürüldüğü iddia ediliyor.

Bush yine kazanmamalı
Kongre'de çoğunluğu ele geçirmiş Cumhuriyetçiler yasama organında çoğunluk tahakkümünü yerleştirme gayreti içinde kural ve gelenekleri sürekli çiğniyor. Bunun da ötesinde son dönemde yayımlanan pek çok kitap, Bush yönetiminin terörizm konusunu çok hafife almış olduğunu, yalnız Irak konusunda değil daha pek çok konuda Amerikan halkına yalan söylediğini de ortaya koydu.
Bush genel oyda beş yüz bin farkla geride kaldığı 2000 seçimlerini Florida'daki hileli sonuçla, şaibeli bir şekilde kazanmıştı. Eski başkanlardan Jimmy Carter daha geçen hafta Başkan Bush'un kardeşinin eyalet valisi olduğu Florida'da seçimin sonuçlarına güvenilemeyeceğini yazdı. Neredeyse tüm dünya bu Başkan nedeniyle ABD'den nefret ediyor. Müttefiklerle ilişkiler gergin. Kısacası bu türden sicile sahip birinin yeniden seçilebilmeyi aklından bile geçirememesi gerekirdi.
O halde seçimi Bush'un kazanması neden daha yüksek ihtimal? Bir neden, 11 Eylül şokunun Amerikalı seçmeni serseme çevirmesi. Korkunun dağları beklediği bir ortamda sıradan Amerikalılar kendileri kadar basit düşünen, kabadayı tavırlı bir Başkan'da huzur buluyor. Muhalifler ise hem siyaset hem yöntem bağlamında ancak kendilerine geliyor. Bir diğer neden, Kerry'nin pozisyonlarını netleştirmemesi, gereksiz konularda enerjisini harcaması ve halktan kopuk biri izlenimini vermesiydi.
Görünürdeki nedenlerin ötesinde ise Amerika'daki yapısal dönüşümler var. Milliyet gazetesinde yazdığı ABD seçimiyle ilgili dizide Osman Ulagay da bunlara değiniyordu. Kısacası, Soğuk Savaş döneminde şekillenmiş Amerikan politik ekonomisi de, dış siyaseti de artık tarihe karışıyor. Küreselleşme Amerika'da da sarsıcı travmalara neden olmuş. Toplum kutuplaşmış. Dini değerler ve aşırı muhafazakârlık siyasetteki ayırım çizgisini büyük ölçüde belirliyor. Tüm bunlardan dolayı da bu seçim ABD ve dünya açısından bir yön tercihi seçimi olacak. Yanlış yöndeki Bush'un bunu kazanmaması gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA