YAZARA MAİL GÖNDER Gelişme fırsatı varken

YAZARLAR

İlginçtir "Kriz geliyor" diye bağıran fısıltı gazetesi sandık ortadan kalkınca bir anda sustu. Ekonomide rüzgâr Türkiye yönüne döndü.
Hazine'nin 2047 vadeli yani dolar cinsinden en uzun vadeli tahvil satışına 2 kattan fazla talep geldi. Bankaların yurtdışındaki ihraçlarına talep yağıyor. Toplam 250 milyar liralık Kredi Garanti Fonu destekli kredi paketinden 160 milyar lira 225 bin KOBİ tarafından kullanıldı. Yani büyük bir canlanma piyasaya yansımaya başladı.
Peki sıkıntı yok mu? Var elbette. Öncelikle şu iki konudaki sıkıntıyı dile getirmek gerektiğini düşünüyorum.
Birincisi artık şirketlerin iş planlarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Bu krediler sadece borç kapama, işler biraz yoluna girince taşınmaz almaya yaramamalı. Milli üretimi küresel pazarla buluşturmadan, teknolojiyi göz ardı ederek devam edemeyiz. Bu ülkenin dünyada rollerin değiştiği, ticarette kartların tekrar dağıtıldığı bir dönemde sadece büyümeye değil gelişmeye de ihtiyacı var.
Üstelik elimizde şöyle umut vaateden veriler var. Türkiye, 2009 küresel krizi sonrası reel GSYH değişimlerine bakıldığında Çin ve Hindistan'ın ardından G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ülke. 2009-2016 yılları arasında ortalama büyüme yüzde 6.7... Ayrıca bu yıl gerek AB ve Asya ülkelerinin büyüme tahminleri gerekse de petrol fiyatlarına bakıldığında küresel ticarette yüzde 10'ları bulacak bir artış bekleniyor.
Evet, bölgemiz başta olmak üzere dünyanın her yerinde gerginlikler var ama yeni fırsatlar için cesurca yol almamız gerektiği gerçeğine artık direnmemeliyiz. Kaybolan yıllar ve kaybettiğimiz insanlar için koşmalıyız.
İşte bu çerçevede son günlerde gördüğüm en büyük ikinci sıkıntı ise Türkiye'nin tanıtımında. Hak verenler çok olacaktır. Birçok alanda bu böyle ama özellikle son dönemde ne gayrimenkul ne turizm zirve ve fuarlarından mutlu döneni görmedim. Evet, FETÖ'nün algı engelleri olabilir. Evet, şirketsel bazda kazanımlar elde etmiş olanlar olabilir. Ama kendimizi kandırmayalım, ülke tanıtımında eksikler var. Genel kanaat şu: "Artık bir üst seviye için 20-25 kişilik toplantıları başarı olarak görmememiz lazım. Uluslararası yatırımcıya Türkiye'yi anlatanların özenle seçilmesi şart." İsmi lazım değil ama bazı konuşmaların kazanç yerine kayıp getirdiğine şahidim. Üstelik Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut, Varlık Fonu Başkanı Mehmet Bostan gibi çok etkili isimleri var bu ülkenin. Etkili bir strateji sihirli değnek etkisi yaratabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.