YAZARA MAİL GÖNDER Çiftlerin Top 5 tatil sorunu!

YAZARLAR

1. Tabii ki de bir numara klima. Kadınlar üşüyor, erkekler yanıyor. Ben anlamadım bu iş nasıl oluyor.
Tamam erkeklerle farklı olduğumuzu biliyoruz ama istisnasız her çift aynı sorunu yaşar mı?
Kızlar; "Sabaha kadar titredim, klimayı öyle bir açıyor ki boğazım ağrıyor, kemiklerim sızlıyor" derken, erkekler; "Bu sıcakta bir de yorganla yatalım istersen" diye karşı atakta bulunuyor. Donduk be!
2. Çanta. Yani kadınların plaj çantası. Yahu zaten havlumuz, yağlarımız, nemlendiricilerimiz, tarağımız, yedek bikinimiz, telefonumuz, ipadimiz, şarjımız, şapkamız, kitabımız derken çantamız tıka basa doluyor, bavul gibi ağırlaşıyor.
Bir de sevgilimiz ve tatil grubundaki bütün erkekler sanki görevimizmiş gibi ellerinde ne varsa çantamıza tıkmaya çalışmıyorlar mı? Hepsinin poposuna oklavayla vurasımız, snorkellerine pamuk tıkayasımız geliyor. Sinir oluyoruz, sinir.
"Şunu da çantana koy" nedir yahu! Şunu da dedikleri de havluları, yedek mayoları, anahtarları, sigaraları, cüzdanları... Erkekler için çanta yok mu, erkek kısmı çanta taşıyınca ayarları bozulur mu?
3. Bavul. Genellikle gözlem şu: Erkekler kadınların büyük bavullarına laf ediyor. Yok efendim, üç günlük tatile bu kadar eşyayla gelinir miymiş?
İyi de sizin unuttuğunuz ve ihtiyaç duyduğunuz her şey de o çantada n'aber.
Sonra "Fön nerede?", "Krem var mı?", "Şarjımı unutmuşum", "Şapka var mı?", "Midem kötü ilaç var mı?", "Diş macunu, şampuan, duş jeli yok mu?" diye sorarsınız.
4. Yemek. Kadınlar kilolarıyla kafayı bozduklarından ve uzun ilişkilerde erkekler göbeği saldıklarından tatilde en çok tartışma çıkan konulardan biri de yemek.
Erkek "Tatildeyim ya, karışma" dese de erkeğin götürdüğü her mantı, her ekmek dilimi, her tatlı, her dondurma, her kebap kadınların sinirini bozuyor.
"Sonra bana nasıl kilo vereceğim deme Ahmet!" Haa deme Ahmet, öküz gibi yeme Ahmet. Ya da ye Ahmet ama sonra kadının başının etini yeme Ahmet. Kapiş?
5. Alışveriş. Niyeyse biz kadınlar tatil yerine geldik mi incik boncuk, mayo, bikini, ıvır zıvır alma hastalığına tutuluruz. Almazsak çatlarız, almasak da çevredeki dükkânlara, tezgâhlara bakmazsak çatlarız.
Hatta işi "Ucuz pilav tenceresi buldum aşkım" boyutuna vardırıp, arabanın arkasını tencere tava doldurabiliriz. Sonra ver elini yöresel reçeller, peynirler, havlular, ev aksesuarları, ona buna hediyeler, ler de ler...
İpimiz ne kadar salınırsa o kadar alırız, aldıkça daha da çok alırız yani.
Erkekler de bizim bu huyumuza çatlar, patlar, sıkılır.
Eskiler haklı; insan sevgilisini en iyi tatilde tanır mı tanır. Ve fakat sonrası aşkın gücüne kalır.
Biraz sabır, biraz anlayış, biraz ortada buluşma, biraz akışına bırakma... İyisi mi fazla didikleme, aldırma.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.