YAZARA MAİL GÖNDER Sıcağı sıcağına tavsiyeler

YAZARLAR

Az önce eve giriş yapmış biri olarak şunu söylemek isterim; ey canını seven okur, sen sen ol, ne yap et, bildiğin bütün numaraları çek ve dışarı çıkma.
Hep beraber söylüyoruz; böyle sıcak yok.
Evin kapısından otoparka gidene kadar nefesim kesildi. Sonrası zaten bulanık ve yapış yapış. Kafam basmıyor, düşünce sistemim çöktü, giriş gelişme sonuç diye bi'şey yok. Hep giriş, asla gelişilmiyor. Hani zaten son zamanlarda aradığım beynime ulaşamıyordum, şimdi tümden gitti yani.
Üç beş gündür en sık kurduğum cümleler şu tarz:
"Ne demiştim?"(bkz: dediğini anında unutmak)
"Ne demiştin?" (bkz: karşısındakini duymamak, duysa da anlamamak)
"Adı neydi ya, neydi?"(hafızam hoşça kal)
Öyle bir salaklık hali, öyle sabitlenmiş boş bakışlar. Mümkünse soğuk duşa girip uyumak ve bunu gün boyu tekrarlamak istiyorum. Kimse bana dokunmasın hatta dokanmasın! O derecede kaynamaktayım. En kıskandığım kişi bizim hisarda balık tutan bir abi. Alıyor oltasını, kovasını, sandalyesini, termosta çayını, suyunu. Çimlere kuruluyor sonra altında şortu üstü çıplak, oltayı göbeğe yaslıyor bütün gün balık tutuyor. İşte aradığım ruh. Çok ciddiyim, başka hiçbir kafayı ve tarzı kıskanmıyorum bu aralar.
Kadın kısmı için iş iki katı zor tabii. Ah erkekler ne anlar ki...
Makyaj tutmaz, ruj bile süresin gelmez. Saçlar mı? Onlar hoop tepeye. Fön çektirmeyi düşünmeyeceksiniz herhalde. Topuklu giyersin ayakların şişer, dar kıyafetlerle fenalık geçirirsin, takılar fazla gelir. Elin şişer, yüzün şişer, gözün şişer.

UNUTMA! AKDENİZLİSİN
O zaman benden size gelsin sıcağı sıcağına tavsiyeler:
Salın. Net ve tek bir eylem olarak; kendini salmaktan söz ediyorum. Geç mi kaldınız, hazır mı değilsiniz, şıklık yapasınız mı yok, konuşmak istemiyor musunuz, bugün hiç haliniz mi yok. Salın. Ağırdan alın. Zaten kimsenin koşturacak hali yok. Akdeniz insanısınız siz, işte o kadar.
Düşünmeyin. Bu sıcakta isteseniz de adam gibi düşünmek pek kolay değil. Diyelim düşündün, eee? Eyleme geçecek halin yok herhalde.
Hayır, spora gitmek zorunda değilsiniz. Evet, yürümeseniz de olur. Hatta deli misiniz ya, bu sıcakta oturun oturduğunuz yerde.
Sinirlenmeyin. Sabahtan bünyeyi sinirlenmemeye kodlayın. Ben denedim valla iki katı etki ediyor. İlle de sinirlenecekseniz bir kenara not edin sonra sinirlenirsiniz.
Havuz -deniz gibi seçenekleriniz yoksa duş alabileceğiniz ortamlara konuşlanın. Kafayı serin tutmakta fayda var.
Unutmayın, buz, su, dondurma, karpuz, ayran, vişne -soda ve türü içecekler candır.
Mümkünse âşık olmayın. Bi'durun yahu. Bu sıcakta aşk çekilir mi? Diyelim aşkınız karşılıklı, nasıl el ele yürüyeceksiniz, nasıl dip dibe oturacak, göz baydıracaksınız, terlememe mücadelesini de unutmayın.
Diyelim aşkınız karşılıksız; gel de cehennem sıcağında adam kovala, sosyal medya takibi yapacağım diye kalan üç kuruş beynini yak, otur ağla, kızlarla falcı kovala falan. Hiç önermiyorum. Eylüle canım, eylüle.
Özetle; olanı da olmayanı da anlamayabilirsiniz, sersemleşebilirsiniz, canınız çok sıkılabilir, fenalıklar geçirebilir, toptan istifanın eşiğine gelebilirsiniz. Sükûnetinizi koruyun, başınızı buzdolabına sokun, ona buna sarmayın, böyle gidecek sanmayın, geçecek bu günler de geçecek.
Hadi bol su.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.