YAZARA MAİL GÖNDER Yanacaksak bari afiyetle yanalım!

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Hint lezzetlerini Mumbai’de mi tadıp yanmalı, ’da mı? Börek Samosa mı, ara sıcak Pakora mı? Urfa’nın garnitürü pirinç pilavı mı, patates kızartması mı? Market raflarının yeni demirbaşı kinoa cipsi mi, yumurta ikamesi mi?

Yıllar önce Urfa'ya ilk gittiğimizde, yanımızda listeler, tam teçhizatlıydık: Şurada şu tadılacak, burada bu yenecek. O sokak bulunacak, o dükkân sorulacak, sırf o lezzet için icabında sabahın körü kalkılacak. Urfalı arkadaşlarımız, onların da hâlâ orada yaşayan büyükleri vardı. Adresler, isimler, tarifler, her şey elimizin altındaydı. Riski asgariye indirmiştik kendimizce, hazdan coşmaya hazırdık. Urfa'daki ilk öğle yemeğimiz: En garantili denen yere gittik, siparişi verdik. Atmosfer müthişti sahiden de. Derken tabaklar geldi: Nasıl yani? Kebabın eşlikçileri, pirinç pilavı ile patates kızartmasıydı! Bu ilk yemeğin yaşattığı hayal kırıklığı, üç gün boyunca değişik zaman ve mekânlarda ama maalesef benzer şekillerde tekrar etti. Onca tüyoya, tavsiyeye, tembihe rağmen, koca şehirde tatmin edici tek yemekle karşılaşma imkânı olmadı. Urfa'dan döndüğümüzde, kebaptan anlayan bir dostumuzu aradık: Oh, iyi ki 'daydık, artık doğru dürüst bir kebap yiyebilirdik! Geçtiğimiz aylardaki Mumbai gezisinin sonu da çok farklı değildi: 'dan dönelim de ağız tadıyla bir Hint yemeği yiyelim! Bir ülkeye/şehre karakterini veren en temel şeylerden biri mutfağı... Orayı tanımak için, yemeğini yemeniz şart. Ama 'da "Aman sokakta sakın ha!", "Eyvah ya çok yanarsak", "Kesin tuvalete taşınırız" diye, hele grupta bu kafadakiler çoğunluktaysa, endişeleri evhamlara sarıp sarıp geri duruyor insan. Biz de pek giremedik lokal lezzetlere. Bir de The Table'ın her tabağına öyle vurulduk ki, dön dolaş yine ona gitmek kolayımıza geldi (Ama oradaki tatlar da gayet trend gözeten Batı normlarındaydı). Son akşam Mumbai'nin en ihtişamlı otelinin şaşaalı restoranındaydık, Taj Mahal'deki Shamiana'da. Artık bir zahmet Hint spesiyalleri gelsindi, burası 'emniyetli'ydi! Pidemsi geleneksel Hint ekmeği Naan ile bizdeki lavaş-tereyağı-tulum üçlüsünün muadili sayılabilecek Masala Dosa'yla akşam iyi başladı. Ya sonra? Yanlış siparişler, türlü aksilikler derken, gecenin sonunda civarda Kızılkayalar, Bambi vb olsa koşarak gidilirdi. Acısını İstanbul'da çıkaracakmışız meğer! Bir arkadaşımız davet edince, dört kadın gittik. Nereye? İstanbul Hilton'un (Elmadağ/Harbiye) bahçesine... Otelin (ve şehrin) bol müdavimli efsane Çin lokantası Dragon'un hemen bitişiğine, Dubb'a... Bir Hint restoranı Dubb. Buradaki yerinde yeni ama İstanbul'daki evveliyatı eski ve iddialı (Sultanahmet'teki yerini biliyor olabilirsiniz). Hintli olduğuna hiç tereddütsüz kendisiyle bile iddiaya girilebilecek Niğde kökenli patron Ahmet Aras'ın da otelle işbirliği eski. Meğer düğün dernek vb büyük organizasyonlar için konaklamaya kalabalık Hintli grup geldiğinde, yemekler zaten Dubb Indian imzası taşırmış ne zamandır. Hintliler, mutfakta kendilerinden biri olmasına çok önem verirmiş zira. Dubb Indian'ın mutfağı da deneyimli şef Vinod Kumar Chouhan hâkimiyetinde. Neler yiyebilirsiniz? Hint böreği Samosa ve ara sıcak Pakora'yı es geçmek ayıp öncelikle. Kilden tandırlarda pişirilen Tandoori'ler yani tandır kebapları esaslı. Pilavperestler yaşadı, çeşitler neredeyse sınırsız (Safranlı, peynirli, sebzeli, kuzu etli, tavuklu, karidesli ve elbette ki envaiçeşit baharatlı). Tavuğa sınıf atlatıyorlar. Kuzu eti, deniz mahsulleri ve balık da kullanılıyor ama esas başrolün sonsuz acı ve baharatta olduğu, her lokmada hissediliyor doğrusu. Allah kimseyi yakmasın. Ama yakacaksa da böyle yaksın! Finali de hangisini seçerseniz o yapsın: 1. "Beni yak, kendini yak, her şeyi yak... Bir kıvılcım yeter ben hazırım bak..." 2. "Yanarım yanarım... Tutuşur yanarım... Kavurur ateşim... Seni de beni de belalım..." 3. "Yanarım yanarım ne yapsam yanarım... Ah gecelerin hesabını kimlere sorarım..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.