YAZARA MAİL GÖNDER İstanbul’un KÜLTÜREL yorgunluğu

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Oysa ne güzel bir gündü. yaza girmişti. Bütün parklara laleler ekilmişti. Gül kokuyordu ortalık...
Belediyenin adının yazıldığı bir kültürel etkinliğe gidiyorduk. Kitap imzalayacaktık, gençlerle söyleşi yapacaktık.
İnternette afişten başka bilgi verilmediği için Yenikapı'nın alanlarına bir dağcı gibi daldık. Toz toprak arasında yol aldık.
Telefondaki kız "Yayıneviniz sizin isminizi verdi" demişti. Ne yazdığımı bilmiyordu! Olsundu. Kendini dev aynasında görmeye lüzum yoktu.
Rica edip "Moderatörüm olur musun? " diye vaktini çaldığım Yazar Ayşe Şener arkadaşımı da peşim sıra sürükleyerek, molozların üstünden aşıp kapıyı zor zanaat bulduğumuzda...
Bilmem neden asabı bozuk korumaların kaş çatmasından, "Ya kardeşim biz konuğuz, davet edildik" şeklinde sıyrıldık. "Allah bizi aydın kibrinden sakınsın" diyerekten ve de la havle çekerekten içeriye girdik.
Ortada ne bir işaret, ne bir görevli, ne de bir şey vardı! Fuar alanını dolaştık. Issız STK'lar, çıplak yayınevi stantları. Bir sürü şey yeni kuruluyordu. Bahçede 'Survivor' bandı yapmışlardı!
Neyse sonunda bizim yayınevini bulduk. Oradaki arkadaş bizden daha şaşkındı. Sonunda boynunda görevli şeysi ters dönmüş bir genç yakaladık. "Bilmiyorum" dedi o! "Ben bütüüün bu alanın sorumlusuyum, tek tek bilemem ki..."
Haklıydı. Ben hiç kendimi üzmeden, haddini hududunu bilen bir serdengeçtinin hissiyatıyla, "Biz gidelim be ya!" şeklinde hareketlendim ama arkadaşım, "Du bi dakka" diye seğirtti, gitti ve başardı! Sonunda bizi telefonla arayan hanım keşfedilmiş oldu. Bize ortalık yerdeki söyleşi platformumuzu gösterdi. Her taraftan müzikler geliyor, dışardaki sahnede dom dom ses kontrolleri yapılıyordu.
Ayşe hanım, "Bu gürültüde nasıl konuşacağız acaba?" diye mırıldanırken, bende 'her işte bir hayır vardır' motivasyonu o an tepe yaptı, araya girdim:
"Madem geldik, hiç olmazsa konuştuğumuz gibi kitabımızın tanıtımını şu ekrana koysak? Belki gelenler için bir işaret şeysi..."
"Yoo!" diye kafasını salladı hatun kişi. Yorgundu. Bezgindi. Belli ki işler karışmıştı. Sesimi olabildiğince yumuşattım: "Arkadaşım telefonda konuştuk ya! Siz tamam demişti..."
"Olacak demedim ama!" diye kesti genç hanım. "Çünkü bilgisayar yok burda. Bağlantılar da..."
Her yerde bir dolu ekran vardı!
"Bir laptop olsa... ama böyle olmaz ki" diye serzenişte bulununca cevabı da aldım tabii: "Siz bilirsiniz valla Jem bey!"
Karşılıklı olarak kültürel iletişimin zirvelerindeydik.
Benim kalpli, arabulucu dostum, "Bari TV'ye bi kağıt assak, yazarımızın adını yazsak, he?" diye son nefes atıldı ama, "Yok asamayız!" dedi kız kardeş.
Gitgide gözüme daha bir solgun görünmeye başlamıştı. "Çok yazar var. Her yazarda bir de kağıt toplayamayız..."

***

Daha fazla uzatmadık. Arkadaşımın kolunun altında sosyal medyadan derlediği soruların kağıt tomarı, benim dertten mihnetten yaka bağır dağılmış canım gömleğim ve birkaç kadim dost oradan kaçtık.
Gömleği toparlarken, yolda düşündüm. İstanbul'un efsane belediye başkanının, bu şehre çok yakışan o beyefendinin, Kadir Topbaş'ın genel olarak bu kültürel vaziyetlerden haberi var mıydı acaba? Kişiler önemli değildi, ama böyle haberler geliyor, bir çok yazar bir süredir bunu yazıyordu. Zihniyet devrimi böyle nasıl olacaktı? Kültürel ayağa kalkış hangi ortak vizyonla başarılacaktı?
Bizi aşan sorulardı bunlar. Sonra, Eminönü'nde bir çay bahçesine oturup şehre baktık.
Şehri İstanbul sanki bizimle: "Unuttun, al bendeki zarafeti, tak yakana" diye konuşuyor...
Nezaket bir irfan oluyor, kaç bin yıllık bu zarif medeniyet geçidine, akşamın narin gölgesi yakışıyordu.
"Daha vakit var" dedi içimdeki ihtiyar. "Daha vakit var, acele etme!"
Genzimde kıpırdayan ve aklına geleni söyleyen asi çocuğun koluna girip sustum.
Sustuk.
Şehrin kalbinde, eski bir soru işareti kadar yorulmuştuk...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.