YAZARA MAİL GÖNDER Akşam yürüyüşleri artık sabahlara erişmeli

YAZARLAR / Perspektif Yazarları

Almanya, ihtiyaç duyduğu yabancı işçileri kısa bir süre için davet ettiğini, işleri bitince çekip memleketlerine geri dönmeleri gerektiğini açık bir şekilde belirtmek için diğer Avrupa dillerinde karşılığı olmayan bir terimi, 'gastarbeiter' (misafir işçi), icat etmişti. Aynı ırkçı yaklaşımla ve benzer bir şekilde Eurabia, Londonistan veya Turkland gibi açıkça korku ve endişe içeren terimleri de icat etmeleri beklenirdi. Maalesef, 1850'lerde Avrupalı 'beyaz' ırkın sömürgecilik dönemlerinde diğer ırklarla karışarak dejenere olduğunu ve bu sebeple 'üstünlüğünü yitireceğinden' endişelenen Arthur de Gobineau'nun ruhu bugün Avrupa'da olanca canlılığıyla dolaşıyor.
Almanca öğrenmeye başlayanların ilk telaffuz ettikleri kelimeler arasında 'morgen' ve 'abend' vardır. Guten morgen 'günaydın' ve guten abend: iyi akşamlar anlamına gelir. Bu günlerde bu kelimeler kökeni çok eskilere uzanan Doğu- Batı ayrışması için kullanılmaya başladı.
"Morgenland" sabah ülkesi, "Abendland" ise akşam ülkesi anlamında kullanılarak Doğu ile Batı arasındaki farklılığa daha doğrusu Batı'nın üstünlüğüne işaret etmek üzere farklı şehirlerde 'Abendspaziergang' yani 'akşam yürüyüşleri' düzenleyen bir grubun ortaya çıkması Batı'da yükselen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı endişelerini beraberinde getirdi. Üstelik bu 'akşam yürüyüşleri'nde en çok kullanılan sloganlardan birisi olan "Wir sind das Volk!" yani "Biz Halkız!" haykırışı yıllar önce Berlin Duvarı'nın arkasından duyulmaktaydı. '

'Kabul edilebilir' göçmenler

Geçtiğimiz yılın mart ayında Lutz Bachmann isimli bir aktivist tarafından önce, bugün itibariyle 113.571 kişi tarafından 'beğenilen' bir Facebook sayfası olarak başlayan ve Almanya sağ siyasetinin daha çok sokaklarda kendisini gösteren grubu olan PEGIDA (Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) kısa sürede kendisine taraftar bularak görünür hale geldi. Hızla taraftar kazanmasında belki de en önemli etkenlerden birisi insanların içlerinde gizlemeye çalıştıkları ırkçılık ve yabancı düşmanlığını neo-nazilerden futbol holiganlarına kadar farklı kesimlerin bir araya gelerek herkese hitap edebilecek sloganlarla açıkça gösterebilmelerine imkân vermesiydi.
Yakın zamana kadar Almanya'da sayıları birkaç bini geçmeyen ve toplumun sosyo- ekonomik olarak alt kademelerde kendilerine yer bulabilen ırkçı gruplar bu sefer taktik değiştirerek radikal sağ söylemler yerine göçmenlik yasalarını hedef almaya başladılar. Almanya'nın göçmenlik ve iltica politikalarının oldukça gevşek olduğunu iddia eden grup 'kabul edilebilir' yasalar için mücadele ettiğini söylerken aslında 'kabul edilebilir' yabancı işçiler ve 'kabul edilebilir' mülteciler istiyor. Kabul edilebilir derken diğer Almanlardan farklı 'görünmeyen', farklı 'düşünmeyen' ve asimile olmuş bireyleri kast ediyorlar.

Birlikte yaşamama arzusu

Bu kişiler ellerine gamalı haç alıp sokaklara çıkmadıkları için çok da tepki çekmediler. Siyasetle ilişkilerinin olmadığını iddia ettiler; amaçlarının Almanya'nın Yahudi-Hıristiyan kültür ve değerlerinin korunmasını istediklerini ima eden söylemler geliştirdiler. Eski sembol ve söylemleri kullanmasalar da bu göstericilerin Osmanlı ve Endülüs örneklerinde görülen çokkültürlülük ve birlikte yaşama (convivencia) kültüründen ne kadar uzak oldukları, asıl hedeflerinin bu olduğu giderek daha belirgin hale geliyor.
Avrupa'da İslam karşıtlığının hızla arttığı bugünlerde bazı teröristlerin Fransa'da bir mizah dergisine yönelik saldırıları da zaten mevcut olan düşmanlığın artmasına sebep olmakta. Almanya'da ortaya çıkan PEGİDA'nın Fransa versiyonu da bu saldırılardan sonra sürüme girecektir. Buna fırsat vermeme adına her ne kadar insanlık onuruna yakışmayan şartlarda hayatlarını devam ettirmeye çalışsalar da Avrupalı Müslümanların bu tür oyunlara alet olmadan aleyhlerine olabilecek tuzaklara düşmemeleri gerekir.

* turkeyagenda.com Genel Yayın Yönetmeni


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.