YAZARA MAİL GÖNDER Bu sefer garanti

YAZARLAR

Dünyada doğuştan kızıl saçlı insan azdır. Normalliği çoğunluğa uygunluk diye tanımlarsanız, anormal bir özelliktir kızıl saçlılık. Ama hastalık, "sapıklık" ya da dışlanması gereken bir ötekilik midir? Hayır. Farklılıktır, o kadar.
Eşcinsellik de öyledir. Gelin görün ki çok yakın geçmişe dek en gelişmiş ülkelerde bile müthiş bir ayıp, hatta suç sayılarak zulüm gerekçesi yapılmış, örneğin İngiltere'de Oscar Wilde o "suçtan" zindana atılmıştır.
Daha yakına gelin.
Yıl 1996. Amerika'da seçim kampanyası var. Hıristiyanlık yobazları seçmenleri Cumhuriyetçi Parti'yi desteklemeye yönlendirmek için etkili bir tez pazarlamaktalar:
"Vazgeçilmez değerlerimizin düşmanları eşcinsellerin birbirleriyle evlenmelerine izin verilmesini istiyorlar.
Durdurun!
"
Demokratlar o propagandayı önleme telaşıyla "evliliğin korunması " amaçlı bir yasa tasarısı hazırlıyorlar. Söz konusu iznin verilmesi yasaklanacak öylece. "Liberal" başkan Bill Clinton ikinci kere seçilme hevesiyle tasarıyı şıp diye imzalayarak yürürlüğe sokuyor.
Bugünlerde aynı Clinton eşi Hillary'nin ve Obama'nın peşinden giderek "Yanılmışım," diyor, "eşcinseller birbirleriye evlenebilmeli elbette!"
Başka konularda da bir nesillik ömür süresinde yaşanan değişimlerin hızı baş döndürücü. Amerika'da üniversite öğrencisi iken güney eyaletlerine ilk gidişimde bindiğim otobüsün gerisine yürüyünce yolcular bir ağızdan bağrışmıştı: "Dur! Orası renklilerin!" (Zencilere renkli diyorlardı).
Şimdi Obama'nın ikinci kere başkan seçilmiş olmasını renk açısından ilginç bulan bile yok.
Orada değişim dörtnala da başka ülkelerde daha mı yavaş? Ben orta yaşlıyken Çin'de bakkal dükkânı açmaya kalkmak kapitalistlik suçuydu. Bugün üçkâğıt rekortmeni kodamanların tekerine çomak sokanları düzen bozucu diye kodese atıyorlar.
Bizde? Dünya apar topar değişir, herkes kendine uygun yeni rotalar çizerken köhne vesayetlere dört elle sarılmayı sürdürenlerimiz var hâlâ. Eski tezgâhlardan manen maddeten nemalanamayınca sinirleniyor, kişiler ya da partilere diş biliyorlar. Oysa düşünmeleri gerek:
Başka ülkelerde ışık hızlı değişimler nasıl gerçekleşti? Eşcinsellerin, zencilerin, bakkalların tehlikeli öteki olmadıklarını politikacılar mı kabul ettirdi topluma? Hayır, tam tersine, gerçekleri halk sezip onlara kabul ettirdi.
Bizde de benzeri yaşanmakta. Örneğin Türk ve Kürt çoğunluklar düşman olmadıklarını anladılar. Şu ya da bu politikacının ne dediği fark etmez artık.
Hayırlı açılımın başarısı bu sefer o nedenle kesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.