Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

Avrupa'nın habis urları

Avrupa ile elbette Avrupa Birliği'ni (AB) kastediyoruz. Zihninizde şöyle birkaç yıl öncesine yolculuk edin. Örneğin, Milenyum'un başına...
Ne kadar heyecanlandırıcı bir projeydi değil mi AB? Dünyada en çok savaşa, hem de ne savaşlara sahne olmuş kıta tüm düşmanlıklardan, kırgınlıklardan, önyargılardan silkelenmiş; tüm etnik, dini, mezhepsel ayrılıkları silmiş; tüm günahlarından kurtulmuş, Vatikan'a ya da Mekke'ye kutsal ziyaretini yerine getiren hacılar kadar arınmış; Avrupalılar için umut, yeryüzünün diğer halkları için de hoşgörü-barış-bir arada yaşama modeli olmuş bir yüce projeydi.
Ve de ortak parayla, Euro'yla, bu yüce proje Alpler'in, Pireneler'in, Balkanlar'ın, Karpatlar'ın ve mitolojik kutsallığın mabedi Olympe'in zirvesine taht kurmuştu.
Sonra hiç beklenmedik zamanda, hiç fark edilmeden bir habis ur oluştu bünyede. Ne zaman? Bize göre, AB Anayasası için 29 Mayıs 2005'te Fransa'da, 1 Haziran 2005'te de Hollanda'da yapılan referandumlarla.
O iki referandumda sandıktan oy değil, kanser mikrobu çıktı...
Daha vahimi, teşhiste çok ama çok gecikildi. Bünyenin kansere yakalandığı anlaşıldığında iş işten geçmişti.
Bugün Avrupa en az 5 habis urla, en az 5 farklı kanser türüyle boğuşuyor:
1- Bencillik tümöründen beslenen ayrılıkçılık-bölgecilik kanseri.
2- Ortak para Euro'nun kimilerinin (Örneğin Almanya) ekmeğine yağ sürmesinin, kimilerine (Örneğin İspanya) kızılcık şerbeti içirmesinden kaynaklanan ekonomik fitne kanseri.
3- Halkları dışlayan, karar alma yetkilerini sadece Brüksel'deki bürokratlara devreden anti-demokrasi kanseri.
4- Bu üç kanserin el ele vererek tetiklediği milliyetçilik-fanatizm-bencillik kanseri.
5- Ve nihayet saydığımız dört habis urun koordinasyonuyla tüm bünyeyi teslim alan ve İslamofobi ile kristalleşen öteki, yani yabancı düşmanlığı kanseri.
Bu beş tümörün, bu beş kanserin her biri uzun uzadıya ele alınmaya değer. Zaten öyle yapacağız. Ama birkaç gün sonra.
Ancak başta tarihçiler, sosyologlar, siyasiler ve siyaset bilimciler olmak üzere, tüm karar merkezleri, tüm küreselciler, tüm medeniyetler diyalogu savunucuları, tüm vicdan sahipleri şu iki soruya yanıt bulmak zorundalar:
1- Geçmişin tüm habis tümörlerinden temizlenmiş bir kıtaya nasıl ve neden yeniden, hem de 5 koldan kanser hücum etti?
2- Hastanın yeniden sağlığına kavuşması umudu var mı?
Dediğimiz gibi, önümüzdeki günlerde bu habis tümörleri tek tek ele almaya çalışacağız.
Teşhis bizden, tedavi hekimlerden, yani sorumlu, sağduyulu, vizyon sahibi siyasetçilerden...
Ama şimdiden onlara sesleniyoruz: Umut var mı ey doktor, ey doktorlar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA