YAZARA MAİL GÖNDER Junior

YAZARLAR

Ben hayatı sevdiklerimden oluşan bir "Puzzle" olarak görürüm. Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece o "Puzzle"dan bir parça koptu.
Artık hayatım hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak.

***

Onu bir bahar günü eve getirdiğimde avucumun içinde uyuyordu. Seda Kaya Güler onu bana teslim ederken "Adı Balköpük" demişti. Tüyleri bal köpüğü renginde olduğu için.
Küçük oğlum "İlle de adını değiştirelim" diye tutturdu. Konulacak adı da o buldu: Junior. Yani, evin en küçük oğlu...
O en küçük oğul, biyolojik yaşta önce küçük oğlumu geçti.
Sonra büyük oğlumu.
Daha sonra ikisinin yaşlarının toplamını.
Daha sonra eşimin yaşını.
Daha sonra beni.
Daha sonra benim ve eşimin yaşlarımızın toplamını.
Daha sonra "Dalya+20" dedi.
Bir ay daha dayansa 13 Şubat'ta 7 yıl daha eklenecekti yaşına.
Ama Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece...
***

İlk yıllarında geceleri başını göğsüme dayayarak uyurdu.
Büyüdükçe ayak ucuma doğru geriledi.
Daha da büyüyünce başucuma serildi yatağı.
Başını göğsüme dayayarak uyuduğu yıllarda, eşimin ve çocuklarımın yazlıkta oldukları bir Ağustos gecesi saat 03'e doğru tepinerek, havlayarak uyandırdı beni. Sonra kucağıma atladı. Dışarıya çıktık. Az sonra bir homurtu eşliğinde yer sallanmaya başladı. Tarih 17 Ağustos 1999'du. Saate baktım: 03.02.
Ayak ucuma kıvrılarak uyuduğu yıllarda, yine bir gece sarsarak uyandırdı. Merdivenlerden aşağı indi. Ben de peşinden. Baktım, mutfak alev alev.
Uyandırmasa belki de yangın tüm evi saracaktı.
***

O beni vejetaryen yaptı, ben de onu. Ailemize yeni katıldığı günlerde bir akşam eşimle dışarıya yemeğe çıktık. Kebap söyledik. Tabak önüme geldi. Çatalı aldım ve durdum: Gündüz "Associated Press"in Filipinler'den geçtiği bir fotoğraf canlandı gözlerimin önünde. Fotoğrafta bir bisiklet sepetine doldurulmuş köpekler vardı. Hepsi de kesilmeye götürülüyordu. O an çatalı elimden bıraktım.
O an ete elveda dedim.
Yemek masasında yanıbaşımdaydı yeri. Tabaktan bir lokma ben yerdim, bir lokma ona yedirirdim. Taze fasulye, ıspanak, semizotu, yoğurt, salata...
Öyle öyle kısa bir süre sonra sebzeyi ete tercih eder oldu. Hayatının son gününe kadar her sabah kahvaltısı bir salatalık oldu. Nasıl keyifle yerdi, bir bilseniz.
***

Ve Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece...
Derin bir nefes aldı. Bir süre tuttu. Sonra bıraktı.. Ve başı yana düşüverdi.
Ve "Hayat Puzzle'ım"dan bir parça kopuverdi.
***

Şimdi bahçemizin bir köşesinde yatıyor.
Çok sevdiği evimizin gölgesinde.
Ama benim için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.