Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

Bir otel

Bugüne kadar yurt dışında 200'ün üstünde otelde kaldım. Hemen hepsinden iyi-kötü anılarım var. Ama bazıları belleğimde ve kalbimde öyle yer etti ki... Hani, insanın uzun bir aradan sonra evine dönmesi nasıl coşku ve huzur verirse, o oteller de bende aynı duyguları uyandırıyor.
Örneğin, New York'taki Hotel Plaza...
Hong-Kong'daki Hotel Peninsula...
Tokyo'daki Imperial Hotel...
Paris'teki Hotel Prince de Galles...
Londra'daki The Dorchester, The Savoy, The Regency...
Listeme, Başbakan Erdoğan'la gittiğimiz Washington'da bir otel daha eklendi: Hotel Willard.

***

Beyaz Saray'a 500 metre mesafedeki Hotel Willard'a ilk adımımı atarken, ön cephesinde bir plaket dikkatimi çekti. Şunlar yazılıydı: "İç savaşı önlemek ve birliği korumak için 34 eyaletten 21'i Virginia heyetinin çağrısıyla 4-27 Şubat 1861 tarihlerinde burada toplandılar. Kuzey ile Güney arasındaki sorunların çözümü için günlerce boşuna beklediler."
Ve sonra iç savaş başladı. 12 Nisan 1861'de. Güney Carolina'daki Charleston kenti yakınlarındaki Fort Sumter'deki çarpışmalarla.
9 Nisan 1865'e kadar süren iç savaşta iki taraftan toplam 620 bini aşkın Amerikalı öldü.
***

Aslında iç savaşın tohumları 1860'ta Abraham Lincoln'un oyların sadece yüzde 39.8'iyle ABD Başkanı seçilmesiyle başladı.
Güney eyaletleri köleliğe şiddetle karşı olan Lincoln seçilirse birlikten ayrılacaklarını açıklamışlardı.
Seçilir seçilmez 7'si koptu.
Ardından Lincoln'u göreve başlamadan önce ortadan kaldırmak için suikast girişimlerinde bulunuldu. Bu girişimlerin en önemlisi 23 Şubat 1861'de oldu. Lincoln'un hayatını dedektif Allen Pinkerton kurtardı. Saklayarak. Nerede mi? Hotel Willard'da.
Lincoln, 4 Mart'taki yemin törenine kadar Hotel Willard'dan dışarı çıkmadı.
***
Hotel Willard'da daha ne anılar var.
Nasıl olmasın; gelmiş-geçmiş tüm ABD başkanları orada ya kaldı ya önemli bir etkinliğe katıldı. Örneğin, Başkan Ulysses Grant her akşam oraya gelip lobide puro eşliğinde bir bardak viski içmeye başlardı. Başkan'a sorunlarını aktarmak isteyenler de lobiyi doldururdu. "Lobicilik" kavramının buradan doğduğu söylenir.
Alın size bir örnek daha: ABD tarihinin bir başka önemli Başkan'ı, Woodrow Wilson ilk Birleşmiş Milletler olan Milletler Cemiyeti'nin planlarını Hotel Willard'ın toplantı salonunda hazırladı.
Başka, başka?.. ABD Kanser Araştırmaları Derneği, ilk kongresini 7 Mayıs 1907'de Hotel Willard'da yaptı.
***

"Bir hayalim var: Gün gelecek, eski kölelerin evlatlarıyla eski köle sahiplerinin evlatları Georgia'nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.
Bir hayalim var: Gün gelecek, adaletsizliğin ve eziyetin sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan Mississippi eyaleti bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.
Bir hayalim var: Gün gelecek 4 küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar..."
Martin Luther King'in ünlü "Washington Yürüyüşü"nde, 28 Ağustos 1963'te Lincoln Memorial önünde yaptığı bu konuşmayı hatırladınız mı?
Hotel Willard'da kaleme alındı.
***

Ve final: Steven Spielberg, ünlü "Minority Report", yani "Azınlık Raporu" filminin final sahnelerini Hotel Willard'da çekti.
Buram buram tarih kokan böyle bir otel sevilmez mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA