YAZARA MAİL GÖNDER Bolero

YAZARLAR

Fransa'nın yetiştirdiği en ünlü kompozitör olan Maurice Ravel'in aslında bale müziği niyetine bestelediği Bolero'sunu ne zaman dinlesem, gözümün önünde iki sahne canlanır.
Biri, Bo Derek'in, "On" filminde Dudley Moore ile sevişmesi. Öbürü, buz pateninin unutulmaz çiftlerinden Jayne Torvill ve Christopher Dean'in artistik patinajda, tüm jüri üyelerinden 6 üstünden 6 alarak tarihe geçmeleri.
İlk sahne 1979'da Acapulco'da bir otel odasında geçiyordu.
İkincisi ise, 1984'te Saraybosna Kış Olimpiyatları'nda.

***

Olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmak 1945'ten bu yana Yugoslavya Devlet Başkanı olan Mareşal Tito'nun en büyük hayallerinden biriydi.
Yaz olmadı ama Kış'ı başardı.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin 1978'de yaptığı oylamada Sapporo (Japonya), Gothenburg (İsveç) gibi iddialı mı iddialı adayları geçen Saraybosna, 1984 Kış Olimpiyatları'nı düzenleme hakkını kazandı.
Ne var ki, Tito o oyunları göremedi. 1980'de hayata veda etti.
Bu ölüm, aslında Yugoslavya için sonun başlangıcıydı ama 1984 Kış Olimpiyatları sırasında kimse bunu aklının ucundan bile geçirmiyordu.
***

Saraybosna'ya gidenler bilir; kent dağların ortasında kuruludur. Jahorina, Bjelasnca, Igman, Trebevic...
Hepsi de birbirinden görkemli olan bu dağların her biri Kış Olimpiyatları'nın birkaç disiplini için yarış pisti oldu.
1980 Moskova Olimpiyatları'nı Batı ülkeleri boykot etmişti.
1984 Los Angeles Olimpiyatları'nı Doğu ülkeleri boykot edecekti.
İşte, 1984 Saraybosna Kış Oyunları bir "Barış Olimpiyatı" oldu, Doğu ve Batı ülkelerini buluşturan köprü işlevini gördü. Tıpkı, Tito'nun on yıllar boyunca başarıyla yürüttüğü misyon gibi...
***

Ama...
O oyunlardan sadece 8 yıl sonra Saraybosna'nın üstüne anlatmaya sözcüklerin yetmediği bir iç savaşın kara bulutları çöktü.
1984 oyunlarında Yugoslavya ekipleri etnik denge gözetilerek oluşturulmuştu.
Örneğin, kızak (bobsleigh) ekibinde bir Sırp, bir Boşnak, bir Hırvat vardı.
Bir kızağa doluşan o üç sporcunun 8 yıl sonra birbirlerine silah doğrultacakları kimin aklına gelirdi?
Hem de sipere dönüştürülmüş o kızak tünellerinde!
***

Kayak pistleri cephe oldu iç savaşta, madalya törenlerinin düzenlendiği pistler ise toplu infaz yerleri...
Patinaj yarışları için inşa edilen Zetra Kapalı Spor Salonu da, iç savaşın daha ilk günlerinde binlerce obüsle yerle bir edildi. Çünkü, ortak geçmişi simgeliyordu.
***

1984 Saraybosna Kış Oyunları'nın üstünden 30 yıl geçti.
Silahların susmasının üstünden de 18 yıl.
Oyunlar için inşa edilen tesisler ya savaşta yok oldu, ya da kaderine terk edildi.
Saraybosna'yı çevreleyen dağlarda ise sadece hayaletler dolaşıyor.
Zaten Saraybosna Oyunları'nın şampiyonları da şimdi birer hayaletten başka bir şey değil.
O oyunlarda en çok madalyayı (9 altın, 9 gümüş, 6 bronz) Doğu Almanya kazanmıştı.
Bugün öyle bir devlet yok.
İkinci sırada 6 altın, 10 gümüş, 9 bronzla Sovyetler Birliği yer almıştı. Bugün öyle bir devlet de yok.
Ve oyunlara ev sahipliği yapan Yugoslavya da yok...
***

Ne zaman Bolero'yu dinlesem, Saraybosna düşer aklıma...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.