YAZARA MAİL GÖNDER Gerçekten sadece Erdoğan’a mı karşılar?

YAZARLAR / Sabah.com.tr Yazarları

Özellikle İngiliz ve Alman medyasının başını çektiği AB ülkelerinin medyasında gözle görülür bir düşmanlığı hortladı.

Hortladı diyorum zaten var olan karşıtlığını, son dönemlerde düşmanlık kampanyasına dönüştüren ataklar yapıyorlar.

İki sene boyunca " DAİŞ'i destekliyor" yalanı tutmadı. Aksine Türkiye'nin DAİŞ'le mücadelede yakalayıp Avrupa'ya teslim ettiği teröristlerin bile Avrupa ülkelerinde serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Bu tutmayınca bu kez batı medyasında "Erdoğan karşıtlığı" kılıfına sokulmuş yeni bir Türkiye aleyhtarı operasyon başladı.

"Erdoğan mültecileri üstümüze salıyor" veya "Türkiye sınırdan geçişleri engellemiyor" derken nasıl ki hedeflerinde Türkiye vardıysa şimdi de "Kürtleri öldürüyorsunuz", "Erdoğan gazetecileri tutukluyor" derken de hedeflerinde Türkiye var.

Batı medyasındaki Türkiye düşmanlarının beslendikleri kaynaklar genelde şunlar; Suriye kaynaklı mülteci krizi, basın özgürlüğü yalanı, DAİŞ terörü ve Türkiye'nin PKK terörüne karşı yürüttüğü mücadele.

Tüm dezenformasyon ve algı operasyonlarını hep bu konular üzerine kurguluyorlar.

***

Bizdeki, "Erdoğan olmasın da Türkiye batsın" hastalığından mustarip akıl körleri de işte bu Türkiye düşmanlarına destek veriyor.

Destek olurken kendi ülkelerine karşı emperyalist siyasilerden ve onun medyasından medet umduklarını göremiyorlar. Bu onursuzluğu bile Erdoğan nefreti dolayısıyla 'normal' sayıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD gezisiyle ilgili yalanları yazsak buraya sığmaz.

Sadece aklımda kalanlar şunlar: "Erdoğan ABD'ye gidemeyecek", "Erdoğan Beyaz Saray'a çıkamayacak", "Obama Erdoğan'la görüşmeyecek", "Obama Erdoğan'la sadece el sıkışacak", "Erdoğan Brooking Enstitüsü'nde kalp krizi geçirdi" vb…

***

Avrupa medyasının son dönemlerde Türkiye'ye saldırmak için kılıç gibi salladığı konu "Türkiye'de basın özgürlüğü yok, gazeteciler hapse atılıyor" yalanı.

Hele Alman devlet televizyonunda bile yayımlanan bir rezillik var ki sormayın. Almanya gazeteleri Erdoğan'a hakaret eden karikatürler yayınlarken ZDF televizyonu, Erdoğan'a hakaret ve küfürle dolu bir program yayınladı.

Merkel bile eleştirmek zorunda kaldı "Bu basın özgürlüğü değil" diye.

***

"Diktatörlük" ve "DAİŞ" gibi yalanlar tutmayınca mecburen ülkemize karşı şimdi de 'basın özgürlüğü' kılıfındaki kılıcı çekiyorlar.

Halbuki onlar da basın özgürlüğünün nerede başlayıp nerede bittiğini bizden iyi biliyor. Örneğin Brüksel saldırganlarından birinin 'gazeteci' kimliği taşıdığı ortaya çıktı. Ama Avrupa için bu 'basın özgürlüğü' kapsamında değerlendirilmedi. Değerlendirilemez de zaten.

Ya da siyasi liderleri, Facebook'tan tehdit edenleri yaşına bakmadan hapse tıkıyorlar. Amerika'da Obama'ya hakaret eden, sosyal medyadan onu tehdit eden bir kişi 3 yıl hapse mahkum edildi. Almanya'da da Merkel'e internet üzerinden hakaret eden bir kişi 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bu konudaki çifte standarda isyan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan da şunları söyledi;

"Basın veya internet yoluyla işlenen hakaret, tehdit, terörü övme gibi suçlar Avrupa'da düşünce ve ifade hürriyetiyle ilgili görülmez. Şahıs terör örgütü mensubu, asker vurmuş, polis vurmuş, yakmış yıkmış ama bu eylemleri yaparken cebinde güya bir gazetenin, televizyonun tanıtım kartı var. Sarı basın kartı değil dikkat edin. Yakalandığında "Ben gazeteciyim" diyor. İyi de sen gazetecilikten yakalanmıyorsun ki, terör örgütü adına eylem yapmaktan yakalanıyorsun."

***

Batı medyası, son bir hamleyle "basın özgürlüğü" kılıcına sarıldı. Çünkü ülkelerinde İslamofobi had safhada. Ve ABD'den AB'ye kadar Müslümanlara hakaret eden her parti yüksek oranda oylar almaya başladı.

Medya da bastırılmış İslam düşmanlığı ile kamuoyunu rahatlatıyor hem de tarihsel Türkiye düşmanlığını körükleyerek ülkesinin çıkarını savunduğunu düşünüyor.

Peki bizdeki küfürbazlar hangi 'tarihsel düşmanlık" veya "Hangi ülkenin çıkarı" için çalışıyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.