Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Önceki gün Türk siyasi tarihinin en önemli günlerinden birini yaşadık. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaklaşık bin gün sonra kurucu lideri olduğu AK Parti'ye üye oldu. Böylece, 16 Nisan'da milletin onay verdiği Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin resmen başlamış oldu.

Nasip olursa 21 Mayıs'taki olağanüstü büyük kongrede de Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden AK Parti'nin kaptan köşküne oturacak.

Başbakan Binali Yıldırım'ın hakkını ödeyemeyiz. Türkiye'nin çok zorlu bir döneminde emaneti başarıyla taşıyarak kazasız belasız süreci tamamladı. Sağlam durdu, hiçbir yıkıcı eleştiriyi ve hakareti kulağına takmadı, "Ben" demedi, "Biz" dedi. "Bir Ali gider bin Ali gelir" diyerek siyaset ve devlet adamı olduğunu, aslolanın millete hizmet olduğunu herkese gösterdi. Binali bey her zaman hayırla yâd edilecek.

***

Üyelik töreninde "Selamünaleyküm diyerek heyetinize tekrar dahil oluyorum" sözleriyle konuşmaya başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, epeydir tedavülden kalkmış gibi duran bir ifade kullandı; dava!

"Dava" kelimesinin yeniden dolaşıma girmesi, AK Parti'de yapılacak değişiklikler noktasında önemli bir ipucu veriyor. Teşkilatlarda ve AK Partili belediyelerdeki 15 yıllık iktidarda olma 'rehavetini', tekrar dinamizme dönüştürecek bir kelime; dava.

Özellikle "Erdoğan ve AK Parti" ayrımı yaparak fitne üretim merkezine dönüşenler için üzücü bir gün oldu ama Partili Cumhurbaşkanlığı, Türkiye'nin geleceği, "bağımsız Cumhurbaşkanı" samimiyetsizliğini bitirecek olması ve yeni dönemde adımların daha 'hızlı' atılmasını sağlayacak olduğu için çok önemli. Ülkemiz için hayırlı olsun.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'den ayrılıp Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçerken veda kongresinde, "AK Parti 13 yıllık bir siyasi parti olsa da aslında asırlar öncesinden başlamış kutlu bir yürüyüşün, davanın mirasını omuzlarında taşıyan bir partidir" demişti.

Erdoğan önceki gün de "Aşkım", "sevdam" dediği AK Parti'ye geri döndüğü için heyecanını gizlemeyerek "Her birimiz kendi irademizle, tercihimizle bu meşakkatli yola revan olduk. Sonunda rütbe, mevki, makam, mal ummadan, hiçbir şey hesap etmeden çıktığımız yol, bizi işte buralara getirdi. Elbette bu ağır yükü çekemeyenlerin değerlendirmesini milletimize bırakıyoruz. Şu da bir gerçek ki bugüne kadar bu davaya, bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse görmedim" diye konuştu.

***

İçeride ve dışarıdaki muhalefetin, "Diktatör" ve "Tek adam" dediği, eleştiriden ziyade "Erdoğan düşmanlığına" dönüştürdüğü saldırılarına karşı Erdoğan, her zamanki gibi sağduyulu yaklaşacağının ipuçlarını da verdi konuşmasında.

Erdoğan, teröre, ihanete, bozgunculuğa sapmayan herkesin başlarının üzerinde yerinin olduğunu söyleyerek herkese kapılarının açık olduğunun ve her kesimi kucaklayacaklarının mesajını verdi.

Erdoğan 16 Nisan referandumunun da özet bir tahlilini yaptı: "Yüzde 51,4 bir AK Parti oyu değildir ama yüzde 48,6 da bir CHP oyu değildir. Onun için kimse kimseyi aldatmasın, önümüzde yerel seçimler var, önümüzde inşallah 2019 Kasımında parlamento ve başkanlık seçimi var. Orada her şey daha net ortaya çıkacaktır."

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da vurguladığı gibi AK Parti'nin Türkiye'ye kazandırdığı hizmetlerin en yakın şahidi milletir. AK Parti'nin en büyük gücü, milletin değerlerine sahip çıkmak ve insanların hayat kalitesini artırma konusundaki başarısıdır.

"Bu ülkede kesinlikle kim ne derse desin ikinci sınıf vatandaş yoktur, 80 milyonun tamamı birinci sınıf vatandaştır" diyen Erdoğan, AK Parti'nin başarısını anlamak istemeyenlerin, hep başka yerlere baktığına işaret ederek "Halbuki, milletimizle aramızda var olan rabıtaya, muhabbete, hürmete baksalar, geçtiğimiz 15 yılın sırrını da çözecekler ama işlerine gelmiyor. Oraya bakmıyorlar" dedi.

Evet, AK Parti'ye düşmanlıkla, kıskançlıkla, hasetle bakanların, kendileri milleti kutuplaştırıp ardından "Erdoğan kutuplaştırıyor" diyenlerin, artık AK Parti'nin başarısının altında yatan ruhu görmesi ve anlaması gerekiyor. Hem 2019'a ne kaldı ki? Bu anlama çabası, en başta kendilerine yarayacak…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER