YAZARA MAİL GÖNDER Vatan hainliğinden ötedir bu yaptıkları

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Demokrasiye, halkımıza ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek yağıyor. Siz neler söylersiniz?
Sayın Cumhurbaşkanı'nı seversiniz, sevmezsiniz, eleştirirsiniz, eleştirmezsiniz… Ama Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti'nin bir numaralı ismidir… Ve Anayasal olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komutanıdır… Ona yapılmış illegal bir operasyon, 80 milyona yapılmış demektir.
Onun cebren, kanun dışı, üstelik Türk ordusu tarafından görevden alınmaya çalışılması, hatta öldürülmek istenmesi, vatan hainliğinden de öte bir şeydir! Çünkü biz darbelerden çok çektik. 1980 darbesinde bir üniversite öğrencisiydim. Özgür değildik… Dipçiklerle dövülüyorduk.
Paltomuzun renk tonuna bile müdahale ediliyordu. O günleri kimse geriye getiremez, gelmemesi için de tek yol demokrasi ve ona sahip çıkmaktır.
Aslında bu milletin önünde çok güzel bir kılavuz var… Ulu Önder ne dem; "Bu ülke cemaat, tarikat, ya da herhangi başka bir unsur tarafından yönetilmemelidir. Bu ülke Cumhuriyet'tir ve bu laik ve demokratik toplum ancak bir Cumhuriyet'le muhassır medeniyetler seviyesine yükselir. Bir vatandaş olarak şunu rahatlıkla söylerim; Türk Silahlı Kuvvetlerine kırgınım! Sakın sadece bu darbeden dolayı kırgın olduğumu düşünmeyin. Son 30 sene bu ülkede komuta kademesindeki bütün üst düzey rütbelilere kırgınım. Siz bu vatan hainlerini Peygamber Ocağı'na nasıl sokarsınız… Hadi gizlice girdiler diyelim, 20-25 yıl nasıl fark etmezsiniz! Siyasiler 'pardon' diyebilir! Vatandaşlar da 'pardon, fark etmedik' diyebilirler ama bir asker hem de ülkenin korunmasının bir numaralı sorumlusu bir "pardon fark etmedik" diyemez… Son 30 yılın tüm Genel Kurmay Başkanları hepiniz suçlusunuz! Geçmişi en az 30 yıla dayanan bu paralel yapının Türk Silahlı Kuvvetleri içinde olmasına nasıl göz yumdunuz. Eğer göz yummadıysanız ya da işbirlikçi değilseniz nasıl fark etmediniz? Sizin istihbarat subaylarınız, diğer komutanlarınız ne iş yapar!
Şimdi size bir anımı anlatmak istiyorum; yıllar önce Kuvvetleri'nde yedek subay doktor olduğum ilk günlerde istihbarat subayı beni ufak ufak yoklamaya, amiyane tabirle zarflamaya çalıştı.Tatlı tatlı soruyor; Cuma Namazı'na hangi camiye gidersin, oruç tutarken zorlanıyor musun?
Hadi senle bir akşam rakı içmeye gidelim… Kız arkadaşlarınla aran nasıl? Gibisinden. Ben de salağım ya hepsine cevabımı verdim. Tabii ki aslında bu bir istihbarat sorgusuydu. Kominist miyim, şeriatçı mıyım ya da başka bir şey miyim beni çözmeye çalışıyorlardı. Bunu niye anlattım… Hava Kuvvetleri'nde iki sene doktor olacak Ahmet'e bu istihbarat çalışmasını yapıyorsunuz da o yıllarda teğmen olarak Hava Kuvvetleri'nde göreve başlamış insanlar ki çoğu şu an albay ya da general rütbesindedirler. Onlara niye bu istihbarat çalışmasını yapmadınız da yılanın başı küçükken ezilmedi.

?RUS UÇAĞINI FETÖ'CÜ PİLOTLAR MI DÜŞÜRDÜ?
Diğer bir anım da şu; aylar önce Rasim Ozan Kütahyalı ile çay içiyoruz. Rasim bana "Hocam biliyor musun Hava Kuvvetleri'nde özellikle F-16 pilotları içinde çok fazla FETÖ'cü subay var. Rus uçağını da onlardan biri vurdu" dedi. Ben de ona, "Oğlum Rasim, günaha giriyorsun bir Türk subayı FETÖ'cü olur mu? Bu ülke menfaati dışında bir iş yapar mı? Çılgın mısın?" diye karşılık verdim. Ama bugün Rasim'in haklı olduğunu üzülerek, tiksinerek ve yedek subaylığını Hava Kuvvetleri'nde yapmış bir insan olarak hayal kırıklığı içinde görüyorum. Kendi meclisinin, kendi insanının üzerine ateş etmiş bir F-16 ya da Skorski pilotu neden Rus uçağını ülke zararına ve kasten düşürmesin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.