YAZARA MAİL GÖNDER İlk raporu okuyanlar 10 yıl bile ceza verirdi
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Etik Kurulu'nun Ağustos 2011'de aceleyle hazırladığı ilk raporu okuyanlar kulüplere ağır ceza verirdi

Spor kamuoyu, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'dan men cezasıyla ilgili olarak UEFA Tahkim Kurulu'ndan çıkacak karara kilitlendi. Bu süreç Türk futbolu açısından neleri değiştirir?
Bu süreç aslında enteresan gidiyor. Aşağı yukarı 1.5-2 yılda kulüpler Disiplin Kurulu'na sevkedilmedi. Şimdi ise Disiplin Kurulu'na sevkle karar arasında bir aylık bir zaman var. Disiplin Kurulu kararını iki-üç güne sığdırıyor. Ayrıca dosyanın hazırlanırken Etik Kurulu'nun birinci dosyasının baz alınması manidar. Ağustos 2011'in ilk haftası hazırlanan bir rapordu, ne delil ne de daha önemlisi savunma yoktu. Aynı kişilerden oluşan Etik Kurulu bir yıl aradan sonra cezaevine gidip savunmaları aldıktan sonra farklı karar vermişti. Ağustos 2011'in ilk haftasında alelacele yazılan raporu kim okusa zaten cezayı 10 yıldan aşağı vermezdi. Kendi adıma bu kararın sadece futbolla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca kafama takılan konular da yok değil. Bunlardan biri geçen yıl TFF kurulları kararı vermelerine rağmen iki ay sonra aynı UEFA aynı Fenerbahçe'yi Avrupa Kupaları'na çağırdı. Hem de Türkiye'deki süreç tamamlanmasına rağmen. İki aylık zamanda şu anda gösterdikleri mahkeme kararını devreye sokabilirlerdi. TFF'nin kararlarını devreye sokabilirlerdi. Bir soru daha geliyor aklıma Infantino'nun yazısı önemli bir yazı. "Ya siz yollamayın ya kulüp gelmesin bunlardan birini yaparsanız Fenerbahçe'nin cezası sadece bir yıldır" diyor. "Yapmazsanız kendi kurullarım devreye girer" diyor ancak F.Bahçe'ye 2+1 yıl ceza geliyor bu da çok enteresan.

SERBESTLİKTEN YANAYIM
TFF'den yabancı kararı konusunda değişiklik çıkmadı. Yeni sezonda 6-0-4 kuralı uygulanacak. Bu kararı doğru buluyor musunuz?
Rıdvan Dilmen olarak futbol kültürüm, futbol bilgimle; yabancı kontenjanının sınırsız olmasını savunanlara da kısıtlı olmasını söyleyenlere de saygı duyarım. Kendi adıma ise yabancı sınırlandırmasına karşıyım. Bu benim fikrim ve bu konuda hayatım boyunca böyle düşündüm. TFF Başkanı Yıldırım Demirören'in basın toplantısındaki açıklamalarını da büyük bir dikkatli izledim ve yüzde yüz hak veriyorum. Herşeyi ince detaylarına kadar anlattı. (Geçen sene bu karar alındığında ve kararı alanın Kulüpler Birliği olması daha da enteresan diyor ki; 'Belki fikir değiştirirsiniz. Seneye kadar isterseniz açıklamayalım. Siz biraz daha düşünün.' Kulüpler Birliği'nden cevap 'Hayır, biz buna uyacağız' oluyor. Kararı alan Kulüpler Birliği'nin yüzde 70'i yine aynı insanlardan kurulu.) Yıldırım'ın 'teknik olarak mümkün değil' demesi de ayrı bir nokta. Bu yüzden benim futbol düşüncem farklı,Türkiye'deki tartışma konusu farklı bir şey. Avrupa'da 10 oyuncunuzu da oynatabilirsiniz demesi de önemli bir detay.

KOCAMAN VE YANAL'IN TARZLARI AYNI
Yeni sezonda Ersun Yanal yönetimindeki Fenerbahçe'den nasıl bir performans bekliyorsunuz?
Hemen hemen aynı tarz çalışan teknik direktör seçimi oldu. Hatta Aykut Hoca'nın yardımcıları da takımda kaldı. Tabii ki gelecekle ilgili yorum yapmak çok sağlıklı olmaz ama Fenerbahçe'nin oturmuş kadrosu, oturmuş bir düzeni var. Her türlü şablonu da oynayabilecek bir kadroya sahip. Bu önemli. Geçen seneye başladığı gibi 5 maçlık cezası da yok. Ama muhtemelen Avrupa kupalarına gitmeyeceğini düşünürsek konsantrasyonu yüksek 34 lig maçı var. Ben bunu avantaj olarak gören bir i değilim. Haftada iki maç oynamak, bu tip takımlar için daha iyidir diye düşünüyorum. Dezavantajı avantaja çevirecek olan liderdir. Lider takımı hep aynı yüksek motivasyonda tutmak zorunda.

İHTİYAÇLAR ALINDI
Fenerbahçe, Alper Potuk, Holmen, Kadlec ve Alves'i renklerine bağladı. Yeni transferlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öncelikle Aykut Kocaman'ın verdiği raporun uygulanması doğru bir karar. Zaten ihtiyaç olan bölgeler belliydi. Aykut Kocaman bölgeleri isimlerle rapor etmişti. Bu isimlerin tamamına yakını alındı. Hem mevki olarak hem de istediği oyuncular olarak. 6+0+4 kuralına göre de şu an bir yabancı fazlası var. İkramiye kime konacak, kararı Ersun Yanal verecek.

ARTIK YETENEK DEĞİL, FİZİK DAHA ÖNEMLİ
Milli Takım FIFA sıralamasında 57.'liğe geriledi. En son 1998'de şu an olduğu seviyedeydi. Bu büyük düşüşün sebebi sizce nedir?
FIFA'nın yaptığı bu listeyi adil olarak görmüyorum. Sıralamanın hangi kriterlerde olduğunu bilmiyorum ama işlerin bir kaç yıldır kötü gittiğini de görmek lazım. Son olarak U20 Dünya Şampiyonası gösterdi ki yetenek yetmiyor. Sadece futbol topuyla olan alışveriş, topu güzel stop etmek artık yeterli değil. Fiziki kalitenin önemi çok büyük. U20 Şampiyonası'nda gördük ki Fransa ile aramızda fizik olarak ciddi bir fark var. Dünya artık fizik üzerinden gidiyor. Brezilya örneğini de verebiliriz. Brezilya yıllarca hep gönüllerin şampiyonu olmuştur ama onlar da artık top rakipteyken futbolun oynandığı gerçeğini gördüler. Sadece topla alışveriş değil, fiziklerini de ön plana çıkardılar ve son Konfederasyon Kupası'nı da böyle kazandılar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.