YAZARA MAİL GÖNDER Seba'nın adını vermek kolay ya adını bir sezon yaşatmak!
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Türkiye'de kulüp başkanları bu oyunun kurallarını belirleyen kişiler sanıyorlar kendilerini artık...

Bu sezona Türkiye Futbol Federasyonu, Süleyman Seba sezonu adını verdi. Çok önemli bir adım... Ama daha ligin ilk haftasında efsane başkanın kemiklerini sızlatmaya başlattık. Lige Süleyman Seba sezonu adını vermek kolay!. Zor olan; Seba'ya bir sezon boyunca layık olup onun adını yaşatmak. Biz daha ilk haftada sınıfta kaldık. Tabii ki her şey Süper Kupa finaliyle başladı. Manisa'da Soma şehitleri için oynayan finali bile ne hale getirdik. Böyle bir maçın güvenliği ve birçok konu Türkiye Futbol Federasyonu'nda olabilir. Ama sahaya taraftar atlarsa, Futbol Federasyonu'nu mu kapatacağız? Öyle açıklamalar yapılıyor ki adeta "TFF kendine ceza versin" deniyor. Türkiye'de taraftar kitlesi iyice şımardı. Maça giderken, bindikleri milletin vergisiyle alınan otobüslerin camlarını kırmayı marifet sayıyorlar, maça gelen rakip taraftarın seyircisine saldırmayı görev sayıyorlar, tribünde eline geleni sahaya atmayı normal bir olay gibi algılıyorlar ve kafası bozulduğu zaman da küfür etmeyi doğal bir eyleme çevirdiler.

YÖNETİCİLER KÖRÜKLÜYOR
Süper Kupa finalinin ilk 45 dakikasında Fenerbahçe kalecisi Volkan'ın tahrik dolu hareketleri yoktu. İkinci yarının başında onun kafasını yağmur gibi gelen şişeleri, domatesleri, sis bombaları… vb engellemek için gelen Muslera bunu yapmazsa, iki dakika sonra aynı şeylerin kendi başına geleceğini biliyordu. Maçtan sonra Volkan Demirel'in yaptığı ahlak ve mantık dışı açıklamayı ayrı tutuyorum. Bizim bu sahneleri yaşamamızın en önemli faktörü Ünal Aysal ve Mahmut Uslu'nun açıklamalarıydı. 3 Temmuz süreci nedeniyle 2011 Süper Kupa finali hala oynanmamışken bugün Aziz Yıldırım'ın, "Tüm tedbirlerini federasyonun alması lazım. Kupada her şeyi TFF uyguladı. Halka arz bir şirkete kafana göre ceza veriyorsun. Olmaz ki! O zaman düzenleme, kaldır Süper Kupa'yı" demesi işte futbolumuzun en temel sorunu. Çünkü Türkiye'de kulüp başkanları bu oyunun kurallarını belirleyen kişiler sanıyorlar kendilerini artık.. Oturduğunuz yerden 'dünya kulübü' olmaktan bahsediyorsunuz.. Acaba hangi dünya kulübü ülke federasyonunun koyduğu kuralları değiştirmeye kalkıyor, tribüne devletin getirdiği düzenlemelere karşı çıkıyor!. Ve gerçekten dünya kulübü olmayı başarmış kaç kulüp sizler gibi sahaya formanızda göğüs reklamı olmadan çıkıyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.