YAZARA MAİL GÖNDER Kuralı Markus Merk dahil kimse bilmiyordu

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Derbide yaşanan geri pas olayı, FIFA tarafından incelenmeli. Kalecinin bir anlık hatasıyla o pas gol olsaydı ne olurdu? FIFA'nın tartışmaya açık olan bu kararını, bırakın futbolcuları Markus Merk bile bilmiyor

Beşiktaş-F.Bahçe derbisinde Dany'nin sarı kartı çok tartışıldı. Caner topu auta attı. Pozisyon için "F.Bahçeli futbolcular işgüzarlık yaptı" diyen de var, "Doğru yaptı" diyen de... Futbolcular da "Böyle bir kuralın olduğunu bilmiyorduk" dedi. Siz nasıl yorumluyorsunuz?
Kim biliyordu? Bu kuralın böyle olduğunu Markus Merk dahi bilmiyordu. Kaleci ayaktan gelen topları elle alamaz. Kafadan, dizden ya da vücudun herhangi bir yerinden gelen topları alabilir. Bu kural öyle olduğu için FIFA ilave bir kural getirmiş. 'Bu kuralı cezasız geçiştirmek için topu ayağında sektirerek, omzuna, dizine, kafasına almak yasaktır. Çünkü bu kuralın ruhuna ihanettir, aldatmaya yöneliktir, centilmenliğe aykırıdır, sarı kart verilir' diyor. Bunun bu kadarını herkes biliyor. Ama gördüğümüz pozisyonda Dany, topu ayağıyla kafaya sektirdi, kafasıyla topu kalecisi Tolga'ya attı ama Tolga kuralı bildiği için yani o şeki-l de kafayla kendisine verme hakkı olmadığını bildiği için topu eline almadı, ayağıyla kesti.
O sırada hakem düdüğünü çalıp Dany'ye sarı kartı gösterdi. Markus Merk programında dedi ki, 'Hakemin dediği doğrudur. Çünkü kuralı ihlal etmek için bir aldatmacaya başvurdu. Topu ayağı ile kafasına aldı. Yasak bu!' Şansal dedi ki (ben de olsam ben de derdim) 'Ama Tolga topu eliyle almadı ki. Tolga topu ayağıyla kesti. Yani kural ihlal edilmedi. O zaman nasıl Dany'e sarı kart gösterilir?' Markus Merk dedi ki, 'Ben orasını görmedim. Pozisyonun tamamını izleyelim yeniden.' Bir daha pozisyonu oynattılar, Tolga'nın ayağı ile aldığını görünce Markus Merk, 'Hakem düdük çalıp sarı kart göstermekte acele etmiş. Ben hakem olsaydım sarı kart göstermezdim. Kural ihlal edilmemiş. Tolga topu eline almamış' dedi. O sırada Şansal'ın kulağına kuralı okudular içeride. Kural aynen şöyle başlıyor; -Ben orijinalini de buldum, İngilizcesini 'Kaleci topa eliyle dokunsun ya da dokunmasın hakem ona bakmaz. Kuralı ihlal etmeye yönelik aldatma gerçekleşti mi, gerçekleşmedi mi?'

TFF, BANDI FIFA'YA YOLLAMALI

Yani hakem Dany'nin yaptığına bakar. O anda düdüğünü çalar ve kartı gösterir. Kural gayet açık, gayet net. Ama bu ikinci bölümünü Markus Merk dahil Türkiye'de hiç kimse bilmiyor. Bilmedikleri için de Caner'in yaptığı hareket gerçekten güzel bir jest. 'Vicdanen biz bu çift vuruşu hak etmedik' dediler ve topu dışarı attılar. Ben Şansal'ın yerinde olsaydım eğer Markus Merk'e şunu sorardım ki o zaman TFF de bu soruyu FIFA'ya sorardı. Dany topu ayağı ile kafasına sektirdi, kafayı vurdu, Tolga'nın ayağı kaydı, yere düştü ve top kaleye girdi. Ne karar verecek hakem? Gol mü verecek yoksa Dany'nin aleyhine çift vuruş mu verecek? Aldatmaya yönelik bir hareket var ama gol gibi muhteşem de bir avantaj var. Şimdi, Merk diyor ki 'Ben pozisyonu beklerdim. Tolga'nın eline almadığını görünce hakem olarak vicdanen devam ettirirdim.' Yani 'Dany hareketi yaptığı an da düdük çalmazdım' diyor. Peki o an düdük çalmazsan, top ağlara gittiği zaman ne yapacaksın? FIFA'nın bu kararı tartışmaya çok açık bir karar. TFF bu pozisyonun bandını FIFA'ya göndermeli ve 'Budur, peki gol olsaydı ne verecekti hakem?' demeli.

10 DAKİKALIK ALVES KLİBİ YAPAMAZLAR!
Alves'in, Almeida'ya F.Bahçe ceza sahasında yaptığı harekette Beşiktaşlılar penaltı bekledi ancak hakem oyunu devam ettirdi...
Alves'in iki tane penaltı pozisyonu vardı, net. Yaka paça indiriyordu Almeida'yı. Hakemlerimiz F.Bahçe'ye ve F.Bahçe'deki belli adamlara fevkalade toleranslı davranıyor. Alves, F.Bahçe'de oynadığı her maçta iki sarıdan en az kırmızı görür. Bir sarıyı bile görmeden maçı bitirdi. Bir gün evvel Cüneyt Çakır, Hakan Balta'ya 6. dakikada cart diye kırmızı kart ve penaltı verirken, -ki ikisini de tartışırım, G.Saray olduğu için kimse tartışmadı- Alves her şeyi yapmakta serbest, her kafaya çıkışı, her ayağa girişi faul. Bir Alves kamerası yapsın Şansal Büyüka kardeşim, yayıncılık bu. Üç kişi oturuyorlar oraya sabahtan akşama kadar 'Sağ bek orada mı durmalıydı, sol bek burada mı durmalıydı' diye antrenörlük taslıyorlar, sonra da Merk'in dediklerine kafa sallıyorlar. O maçtan ben 10 dakikalık bir Alves klibi yaparım, 'Buyurun, bu ne demek' derim. Ama yapamazlar. Yayıncı kuruluş F.Bahçeli olmak zorunda. Olmadıkları zaman Saracoğlu'nda kablolarını kesiyorlar.

BU POZİSYON 10 YIL SONRA BİLE TARTIŞILIR
Lig TV yorumcusu Markus Merk, Motta'nın golünde ofsayt olduğunu belirtti. Sizce ofsayt mıydı?
Ofsayt kuralında çok değişiklik yaptı FIFA ve bu değişikliğin en anlaşılmayan, en tartışılanı şu; kişinin ofsayt pozisyonunda olması bayrak kaldırmak veya düdük çalmak için yetmez...
1- Yan ve orta hakemin, o adamın oyuna müdahale ettiğini görmesi ve inanması lazım.
2- Oyuna müdahale etmese bile aktif alanda yani kaleciye ya da topa müdahale edebilecek savunma oyuncusunu engelleyebilecek yerde olmaması gerek.
Şimdi bu aktif alanda olmama müthiş yoruma muhtaç bir laf. Kale çizgisinin içinde direğin dibinde durursun, top öbür direğin dibinden içeri girerse aktif alanda değilsindir. Buna karşılık on sekiz çizgisinin üzerinde olursun, kaleci de topu almak için on sekize doğru çıkmış olur, kalecinin önünü kesersin aktif alanda olursun. Yani bu kaleye olan yakınlık ya da gol pozisyonunun içinde... Hayır! Birini engelliyor musun olduğun yerde. Aktif alanın tarifi bu. Bunun sınırı yok. Yani altı pas çizgisinin içi, on sekiz çizgisinin içi, santra çizgisinin içi... Yani bir izahı yok. Birini engelliyor musun? Hakem buna kanaat getirirse aktif alandasın ve ofsayt.
İki görüş var. 1- Motta'nın attığı şut kaleye giderken top kendisine çarpmasın diye zıplıyor Almeida. Onun bulunduğu yer Motta ile gol çizgisinin üzerinde. Yani topun takip ettiği çizginin üzerinde. 'Topun takip ettiği çizginin üzerinde olduğunu havaya zıplayarak topa yol açan adam aktif alanda olmaz mı' diyor bir grup.

FUTBOLUN GÜZELLİĞİ BU
2-
Öbür grupta gol doğrudur diyenler de diyor ki, 'Bir adamın aktif olması için topu engellemesi önemli değil. F.Bahçeli birini engellemesi lazım. Volkan'ı engelliyor mu? Hayır. Topa doğru koşan herhangi bir F.Bahçeli'yi engelliyor mu? Hayır. O zaman aktif alanda değil.' Bu pozisyon aslında futbolun güzelliği.
Futbolu bütün diğer spor dallarından ayıran, bu hale getiren özellik. Bu gol on sene sonra da tartışılacak. İşte bu yüzden futbol doksanıncı dakikada bitmiyor. 90. dakikadan sonra başlıyor. Bu ciddi bir derbi maçı olsaydı, Beşiktaş diyelim o golle şampiyon olsaydı bugün yer yerinden oynuyordu. Herkes beraberliğe razı olduğu için kıyamet kopmadı. Bütün güç hakemde. Bence Almeida aktif alanda değil. Niye değil? Çünkü Volkan'ı da engellemiyordu, herhangi bir Fenerli futbolcuyu da engellemiyordu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.