YAZARA MAİL GÖNDER Quaresma&Beck beklediğim gibi...
SPOR YAZARLARI HABERLERİ

Sezon öncesi gazetemdeki haftalık köşemde Beşiktaş ile ilgili yazdığım analizde iki iddialı teşhis yaptım. Birincisi yeteneklerini takdir ettiğim halde, Quaresma transferinin çok yanlış olduğu... İkincisi de piyasası ve kariyeri olmasa da Hoffenheim Bundesliga'ya çıktıktan sonra dikkatle takip ettiğim Beck'in istikrarlı, devamlılığı olan, disiplinli ve de ofansif-defansif başarılı bir sağ bek olduğu.. Bu iki konuda görüşlerimdeki haklılığım daha ligin ikinci haftasında ortaya çıktı.
Neden Quaresma'ya karşı çıktım? Quaresma yetenekli, seyredenlere zaman zaman keyif veren bir futbolcu ancak üst düzeyde saha içi ve saha dışı disiplinsizlik sorunları var. Üç sene evvel giderilemeyen bu sorunlar yüzünden kendisi ile yollar ayrılmıştı. 'Huylu huyundan vazgeçmez' önemli bir deyimdir. Bunu bile bile üç sene sonra tekrar Quaresma'yı almak bana göre mantıkla bağdaşmayan bir transfer hamlesiydi. Beşiktaş'tan ayrıldığında Quaresma hakkındaki görüşüm sorulmuştu ve ben de şu cevabı vermiştim: Quaresma yeteneklerinden dolayı arkasında abartılı destek görürse bireyselliği ön plana çıkarıyor. Ayrıca fantezi hareketlere yöneliyor. Top rakip takımlarda iken defansif görevini ihmal ediyor.
En tehlikeli tarafı da hiç beklenmedik anlarda direkt kırmızı kartlık hareketler yapması. Kart cezalısı olduğu anlarda da nasıl olsa oynamayacağım diye işi boşluyor, bu defa da cezası bittikten sonra adale sakatlıkları ile karşılaşıyor.

İLK YARIDA BİLE ATILABİLİRDİ
Şimdi Trabzonspor maçına bir göz atalım. Maça istekli başladı. İlerleyen bölümlerde Trabzon ataklara başladığında Motta'ya hiç yardım etmedi. Devre sonunda birden sinirlenerek, rakibine kasıtlı bir harekette bulundu. Direkt kırmızı da görebilirdi, hakem takdir hakkını sarıdan yana kullandı. İkinci yarı skor dezavantajına düşüldükten sonra Quaresma beraberlik golünü attı. Kendisini çok seven taraftar adeta coşmuştu. En moralli anında kendini amatörce attırdı. Sonuçta da Beşiktaş kritik bir maçı evinde puansız bitirdi.
Gelelim Beck'e... Trabzonspor maçında bana göre Beck sahadaki iki takımın oyuncuları dahil tüm futbolcular içinde en iyi üç isimden bir tanesiydi. Hiç pas hatası yapmadı. Defansif görevinde kusursuzdu. Dengeli ve etkili biçimde hücuma katkılar verdi. İki defa da ters kanata sarkarak ofansif girişimde bulundu. Hiç de disiplinden kopmadı. Ama maçın ertesi yorumlara baktım. Beck'i metheden hiçbir satıra rastlamadım. Gazetelerde verilen puanlarda vasatın altındaydı. Neden? Çünkü Beck bir yıldız değil. İşte bizdeki bu genel anlayış yüzünden ne Milli Takımımız ne kulüp takımlarımız sistem takımı olabiliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.