YAZARA MAİL GÖNDER ABD ziyareti öncesi gündem ve ironi

YAZARLAR

WASHINGTON

Mayıs ortasında Washington'a gelecek olan Başbakan Erdoğan ile Obama'nın Beyaz Saray'da hangi konuları konuşacakları genel hatlarıyla belli. Gündemin en kritik konusu Suriye olacak. Büyük ihtimalle mayıs ortasına kadar ABD'nin Suriye politikasında ciddi bir değişiklik olmayacak. Büyük ihtimalle diyorum, zira geçen hafta kimyasal silah kullanımı konusundaki gelişmeler Obama'yı yeni bir karar almaya zorlayabilir. Beyaz Saray bu konuda henüz nasıl bir politika izleyeceğine karar vermedi. Ancak bilindiği gibi, Obama yaklaşık 6 ay önce Suriye'de rejimin kimyasal silah kullanmasını engellemek için bunu bir "kırmızı çizgi" olarak ilan etmişti. Şimdi bu kırmızı çizgi aşılmışa benziyor. Ancak tam olarak ne miktarda, nasıl ve kimin kime karşı kimyasal silah kullandığı bilinmiyor. Bu konuyu hem Beyaz Saray hem de Birleşmiş Milletler iki ayrı koldan soruşturmaya devam ediyor.
Kanımca Obama yönetimi Suriye konusunda şu ana kadar izlediği politikada ciddi bir revizyona gitmemek için elinden geleni yapacak. Kimyasal silah soruşturmasında önümüzdeki iki hafta içinde çok ciddi yeni bir veri ortaya çıkmadığı takdirde, Başbakan Erdoğan Washington'da karşısında Suriye'deki direnişe ciddi askeri destek konusunda isteksiz bir Obama bulacak. Bu nedenle, Obama ile Erdoğan'ın yapacakları görüşme Türkiye açısından ABD'nin Suriye konusundaki fikrini değiştirmek için belki de son şans olacak.
Görüşmede ele alınacak diğer konulardan biri muhtemelen Erdoğan'ın mayıs sonunda yapmayı planladığı Gazze ziyareti olacak. John Kerry'nin bu konuda basına yaptığı açıklama taktiksel açıdan ciddi bir hataydı. Şimdi bu ziyaretin yapılması Erdoğan açısından elzem oldu. Başbakan neden bu ziyareti yapmak istediğini birinci elden Obama'ya anlatacak ve tahmin ediyorum Obama bu konuda fazla bir direniş sergilemeyecek. Bunun muhtemel nedeni Obama'nın Erdoğan'dan asıl Irak konusunda daha ciddi talepler dile getirecek olması. Bilindiği gibi Irak meselesi son zamanlarda Ankara-Washington ilişkilerinde ciddi bir sorun haline geldi. Londra'da Türk ve Irak Dışişleri Bakanlıkları arasında Müsteşar seviyesinde yapılan son temas dışında Ankara ve Bağdat ilişkileri son derece gergin. Washington Türkiye'nin Erbil ve enerji politikasını riskli buluyor. Tam olarak Bağdat'ın tarafını tutmasa da Obama yönetimi açısından, Türkiye'nin Irak politikası fazlasıyla Kürtlere ve Sünni kesimlere endeksli.
Sonuç olarak Obama-Erdoğan görüşmesinde ortaya ilginç bir tezat ve ironi çıkacak. Bundan on yıl önce Türkiye Amerika'ya sürekli olarak Irak'ın toprak bütünlüğünün önemini hatırlatırken artık bu konuda hassasiyet belirtme sırası Amerika'da. Türkiye ise Irak'ın bölünecek olmasına artık neredeyse kesin gözüyle bakıp Erbil'i kendi yanına çekmeye çalışıyor. Türk-Amerikan ilişkilerindeki ironi sadece bununla bitmiyor. Gene 10 yıl önce ABD Saddam'ı devirmek için Türkiye'ye dil döküyordu. Türkiye ise buna cevap olarak "Saddam gidince demokrasi değil kaos gelecek" diyordu. Şimdiyse Türkiye, ABD'ye Suriye konusunda dil dökerken "Beşar gidince demokrasi gelecek" diyor. Ama Irak'tan alınan ders nedeniyle bu sefer "Beşar sonrası Suriye'de daha büyük kaos olur" deme sırası Washington'da. Evet, Ankara ve Washington arasında 10 yıl öncesine göre roller değişmiş durumda.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.