Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Rijkaard, Türk futbolcusunu mükemmel analiz etmiş. Gerçekten yürekten oynayan oyunculara sahibiz. Yetenekliyiz, istediğimizde müthiş mücadele ediyoruz. Ruhumuzu ortaya koyuyoruz. Ama bazen aklımızı anlaşılmadık biçimde devre dışı bırakıyoruz. Takım olarak bir türlü dengeli olamıyoruz. Hocasıyla, oyuncusuyla sinir katsayımız yükseldiğinde pozisyon almayı unutuyoruz, soğukkanlılığımızı kaybediyoruz.
Bosna önünde ilk yarı iki ruhlu bir Milli Takım izledik.
4.dakikada golü erken bulduk. Ve 20 dakika sakin ayağa, görerek bilerek, yeteneklerimizi, mücadele gücümüzü sahaya yansıttık.
Çarşıda sohbet ettiğimiz Süheyl Önen'in "Mükemmel hakem" dediği Portekizli Bartolo sinir katsayımızı artırdı ters kararlar verince çileden çıktık. Yediğimiz gol uydurma bir faul bile olsa çileden çıkmayacaksın. EURO 2008'de yarı finale çıkmış uluslararası deneyimi yüksek oyuncuların ve hocasının sinirlenmeye ve tepki koymaya hakkı olmamalı. Hakem hatalarını EURO 2008'de Çek ve Hırvat maçlarında yaşamadık mı? Haksız kartlar görmedik mi? Frenleyemediğimiz sinirimiz yüzünden kolay tuzağa düşüyoruz. Kolay kart görüyoruz. Rakip nasıl sinirlendirilir, hakemle nasıl konuşulur bilmiyoruz. Kabadayılık kültürüyle oynadığımız maçları kazanamadık. Kazanamayız da.. Bosna'da sinir harbi bir maç yapacağımız, Bosna'nın maçı "Uğurlu saydıkları" Zenica'ya almasından belliydi. En sakin kişinin Terim olması gerekirken en sinirli kendisiydi. Bu durum kafaca iyi hazırlanmadığımızın kanıtıydı.

MELEKLER BU SEFER YOKTU
Yediğimiz gol sonrası da şuurumuzu ve kontrolü kaybettiğimiz ön plana çıkardımız için İspanya'ya bile vermediğimiz pozisyonları Bosna'ya verdik. Hamit en önemli silahımızdı ama tutukluk yaptı. İkinci Sercan ve İsmail'i, Hamit ve Önder'in yerine aldık. Riske de girdik. Maç pin-pon oyununa döndü. Pozisyon verdik ama Sercan, Semih, Arda, Tuncay ve Gökhan ile inanılmaz etkili pozisyonlar bulduk ama golü atacak becerili vuruşu yapamadık. Özellikle Sercan karşı karşıya inanılmaz golleri kaçırdı. Arda'nın vuruşu direkten döndü. EURO 2008'deki mucize melekleri bu kez sırtımızda yoktu. Çünkü kazanma ruhumuz aklımızla ortak hareket etmedi. Dünya Kupası'nda "Peri Masalı" yazmak hedefimizdi bu hedefi mucizelere bıraktık. Artık minnet edeceğimiz kasaplarımız Estonya ile İspanya olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER