Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Ölümümü isteyen binlerce adam..

"Peki bu olay 20 sene sonra olsaydı, yazınızda ne gibi bir değişiklik olacaktı bilmiyorum ama 20 sene sonra aramızda olabileceğinizi sanmıyorum ve inanın bu yazınızdan sonra sizi şimdiden aramızda olmanızı istemeyen binlerce insan var..."
Bu kötü Türkçe ile yazılmış satırlar, geleceğimizi emanet etmeye hazırlandığımız bir gence, üniversiteli bir gence ait olmasa bu kadar üzülmeyecektim..
Emrah Kurt, Universiade gönüllülerinden biri.. Geçen hafta, Türkiye'nin Üniversite Oyunları'nı organize etmesinin lüzumsuzluğunu anlatmıştım.
Ölümümü isteyen yanıt, bu yazıya..
Bir insanın fikirleri dolayısı ile ölümünü temenni etmek, hangi çağa ait bir düşünce, nasıl bir ilkellik, nasıl bir insansızlıktır bilemiyorum, tahmin de edemiyorum.
Benimle ayni fikirde olmayabilirsin Emrah.. Sen haklı, ben haksız da olabilirim. Ben fena halde yanılıyor, fena halde haksız bir düşünceyi savunuyor da olabilirim. Bunlar, ölümümü istemeni haklı kılar mı?.
Bu ülkede her insan, katılmadığı düşüncelerin sahibinin ölümünü istese ve de diyelim bu istekler kabul görse, Türkiye sınırları içinde hayatta kaç kişi kalırdı acaba?.
Üniversite eğitimi gören, Üniversite Oyunları'nda görev aldığına göre, kafası dışa açık olması gereken bir gencin, böylesine ilkel düşünceler içinde olması, sizleri de ürkütmüyor mu?.
Ben geçen haftaki sözlerimin arkasında duruyorum.
Üniversite Oyunları'nı organize etmek, Türkiye için gereksiz, anlamsız, yararsız bir lükstür.
İki sebepten..
1- Üniversite Oyunları popülaritesini yitirmiş, dünyada izlenmez olmuş bir organizasyondur. Bu oyunların dünya yazılı basınında kaç satır, elektronik medyasında kaç dakika yer aldığını bilmek isterim.
Bunun yerine, mesela Dünya Atletizm, Dünya Jimnastik, Dünya Yüzme, Dünya Artistik Patinaj Şampiyonalarına talip olsak ve gerçekleştirsek, tıpkı Formula 1 İstanbul'da olduğu gibi dünyayı sallardık.
Memleketimin atasözünü bir daha hatırlatıyorum. Yaptığın hayır, ürküttüğün kurbağaya değmeli.. Türkiye gibi borç içinde bir ülkenin, bir yarar sağlamayacak bir organizasyonu gerçekleştirme lüksünün olmadığına inancım sürüyor.
2- Türkiye'de üniversite sporu yoktur. Siz bu ülkede üniversiteler arası herhangi bir yarışma duydunuz, izlediniz mi?.. Mesela, üniversiteler arası Atletizm Şampiyonası.. Yüzme Şampiyonası.. Geçiniz.. Futbol Şampiyonası.. Herhangi bir üniversite spor takımı biliyor musunuz, sezonluk maçlar yapan?.. Ya da bireysel, üniversiteli sporcu var mıdır?..
Mesela.. "Yedi Tepe Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi bu gece İnönü Stadı'nda Türkiye Üniversiteler Şampiyonluğu için karşılaşacaklar" diye bir şey gördünüz, duydunuz mu?.
Türkiye'de Üniversite Sporu göstermelik olarak bile yokken, Uluslararası bir Üniversite Oyunları'na talip olmak, ne derece gerçekçi, ne derece samimidir?.
Üniversite Oyunları, bizim için pahalı ve yersiz bir oyuncaktı. Oynadık, iz bırakmadan da bitirdik.
Haa.. Siz "Yanılıyorsun.. Değerdi.. Türkiye bugünkü koşullarına bu kadar parayı Üniversite Oyunları için harcamakla doğru yapmıştır" diyenlerden olabilirsiniz.
Tartışırız. Görüşler tartışır. İnsanlar tartışır..
Ölüler değil!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA