Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Aşk kaç sene sürer?..

Pazar günleri kahvaltı sofrası Ertekin'de kurulur.. Geçen hafta bugün de öyle oldu.. Üç gün sonrası da Sevgililer Günü ya.. Masada konu döndü dolaştı, aşka geldi..
Aramızda 35 yıllık evli bir arkadaş var.. O gün tesadüfen orda iki de genç kız..
Tartışma onların arasında başlamış.. Ben başka şeyle meşgulken..
"Sen söyle" dediler bana..
"Neyi" dedim?.. "Aşk ne kadar sürer" dediler..
Bizim 35 yıldır evli arkadaş "Çok mutlu bir evliliğim var. Karımı da çok seviyorum. Ama aşkımız iki üç sene sonra bitti. Şimdi aramızdaki sevgi başka bir şey, ama aşk değil" diyor..
Genç kızlar merakla bana bakıyor..
"Bana hiç sormayın" dedim.. Aşkın ne kadar sürdüğünü, süreceğini bilecek sonuncu insan benim.."
Hayretle baktı herkes..
"Benim aşklarım hiç bitmedi ki" dedim.. "En azından benim açımdan hiç bitmedi.. Ben sevgililerime sırılsıklam aşıktım beni bırakıp gittiklerinde.. Gitmeseler, kalsalar ne olurdu bilemem, çünkü hiç yaşamadım böyle bir şey" dedim..
Ben aşkımın bitişini hiç yaşamadım. Hayatıma giren kadınlar bana bu fırsatı hiç vermediler..
Hep terk edip gittiler.. O zaman kendimi zorlayarak bitirdim aşkımı.. Hayır.. Yerine hemen birini koyarak değil.. Aşkı öyle silemezsiniz.. Yalnızken silmeyi başarırsanız, kafanızı, kalbinizi, o zaman başkası için tertemiz bir yer açılır..
O zaman yeni bir aşka yelken açabilirsiniz..
Ve yeni bir aşk her zaman vardır.. Bir köşede sizi bekleyen yeni sevgili hep olmuştur, olacaktır.
Eski aşkımı kafamda bitirmeden, yeni birisiyle meşgul olmadım, başkasına sığınmadım hiç savaşımı hep tek başıma verdim ve her defasında kazandım.
Hayır unutmadım..
Yaşanmış güzel günleri niye unutayım ki.. Geri zekalı mıyım ben.. Onlar mutlu anılar olarak kaldılar, ben yeni mutlulukları tespihime eklemek için hayata bakarken..
Derim ya hep.. Mutluluk akıp gitmez.. O bir tespihtir.. Yaşam boyu ne kadar tane eklemişseniz tespihe o kadar mutlusunuzdur. O taneleri niye çıkarıp atayım ki, şimdi.. Sonu iyi olmadı diye güzel, harika, muhteşem yaşanmışlık niye kötü olsun ki..
Beni terk edip gidenlere çok kızdım başta.. Deli oldum öfkeden hatta.. "Ben terk edilecek adam mıyım" belirtisi.. Ama küllendirmeyi başardığımda, ondan sonra dönüp baktığımda, onların hepsine hayatıma kattıkları renk, tespihime ekledikleri mutluluk taneleri için teşekkür borçlu olduğumu hissettim..
Onları tanımasaydım, onlar hayatıma girmeseydi, o güzel günler olmayacaktı, bugün tatlı tatlı hatırladığım..
Bir gece evvel Vedat Sakman'daydım.. Attila İlhan'ın en güzel şiirlerinden birini bestelemiş.. Hâlâ kulağımda.. Onun satırlarını mırıldandım dostlarıma..
"Ay ışığına batmış
Karabiber ağaçları
Gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
Yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
Hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte Her şey onunla ilgili.."
Vedat, biz mest bitirirken "Bizim de bir diyeceğimiz var, Attila Ağabey'e" dedi ve bu defa kendi yazdığı şarkıyı sundu, Eski Sevgililer, bırakıp gidenler için..
"Onlar hâlâ bir tanemiz bizim.. Hala bir tanemiz hepsi.."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA