Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Türkiye ne hale geldi!..

12 Eylül öncesi günlerine döndük.. Hani kapımız garip bir saatte çalınca çekindiğimiz, açmaya korktuğumuz günler vardı ya.. Fark.. O günlerde herkes korkardı.. Bugün sadece AKP ve Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalifleri "Hayırdır" diyor.. Korku İmparatorluğu da geçtik.. Rahmi Koç'un bile "Bizi de alırlar mı" dediği bir ülkenin "Dehşet Yolcuları" olduk. Her adımımız izleniyor.. Teknik Takip denen rezillikten bu ülkenin en saygın insanları kurtulamıyor.. İzliyor, okuyoruz. Polis, polisin bile peşinde..
Nerde kaldı, biz..
Ortaköy'de oturuyorum. Bir sözde Mobese kamerası bize çevrili.. Kim geliyor, kim gidiyor, kiminle konuşuyorum.. Anında kayıtta..
Ortam dinlemesi diye bir şey var. Tam karşıdaki otoparka koy arabanın içine aleti.. Ertekin'in orda kimle ne konuşuyorsam kaydet.. Ev telefonum da, cep telefonum da saniye saniye kayıtta, hiç şüpheniz olmasın.. Ötesi.. Cep telefonumun sinyalinin de aynen izlenip, nerelere gittiğimi de belirliyorlar kesin..
Bu da beni çok mutlu ediyor aslında.. Çünkü yaşadığım her anın kayıtları ellerinde ve o kayıtlarında beni suçlayacakları hiçbir şey yok.. Yarın göz dağı vermek için çekerlerse bu kayıtlar beni savunmaya yeter de artar bile..
Gözaltına alınıp serbest bırakılan araştırmacı Erhan Göksel açıkça, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'i itham etti.. Akyürek'i itham eden başkaları da var.. Bu yüzden hakkında soruşturma açıldı zaten..
Gene gözaltına alınıp tahliye edilen Prof. Yalçın Küçük "Savcı falan hikaye.. Baştan sonra polisle muhatap oluyorsunuz" dedi..
Yalçın çabuk çıktı. Talihli.. Gazeteci Vedat Yenerer, Ergenekon davasından 11 aydır tutukluydu. Geçen hafta bıraktılar.. Durmadan devam eden dalgalar yüzünden ne zaman biteceğini kimsenin bilmediği bir davada, mahkum bile olmadan 11 ay yatmak ne demek?. Bu nasıl hukuk.. Aslında Vedat da talihli mi yoksa.. Haklarında karar verilmeden ömür boyu yatacaklar da mı var?.
Bunlar ne demek?..
Polis devleti mi oluyoruz?.. Yoksa olduk bile de haberimiz mi yok?..
Hıncal'ın cep telefonu sinyali izlenirken, Uludağ'da gencecik adam, elindeki cep telefonuna rağmen dört saat boyu ulaşılamadığı için donarak ölüyor.. Efendim, savcılık izni olmadan sinyal izlenemezmiş de falan filan.. Ortada laf var.. Bir ölüm var, tek sorumlu yok.. Çünkü bu ülkede polisler de savcılar da, muhaliflerin peşinde.. İnsanların değil..
Gencecik kız, şu anda ölümle pençeleşiyor. Kurtulursa, nasıl olacak, beyni omurgası, belli değil. Suçu Beyoğlu'nda yürümek. Başına tamir gören bir apartmandan koca demir pencere düşüyor.. Sorumlu diye göz altına alınan tek kişi duydunuz mu?..
Polis ve savcıların bununla da işi yok.. Onlar alçak, hain Ergenekoncuların peşinde..
Adam çıkıp diyor ki.. "Ben Kıbrıs harekatı sırasında 19 yaşında eli bağlı bir esir öldürdüm.."
Söylediği doğruysa insanlık suçu, anında tutuklarsın.. Yalansa, Yunan ve Kıbrıs medyasına verdiği silaha bak.. Vatana başka nasıl ihanet edilir.. Bu suç değil mi?. O da elini kolunu sallayıp geziyor.. Çünkü vatana ihanetle suçlanmanız için AKP muhalifi, yani Ergenekoncu olmanız gerek..
..Ve de bu ülkede köşelere yerleşmiş bir takım demokrat bozuntusu sahtekarlar, bir yandan Atatürk ve devrimlerine sövüp, öte yandan, yeni dalgaların ihbarlarını yapıyor, yetmiyor, tüm medyayı Ergenekon'a saldırmaya davet ediyorlar. Bırakın savunmayı, susanları bile ihbar edip "Ergenekon dostu" ilan ediyorlar.. Baskıya bakar mısınız?..
Bu mudur Recep Tayyip Bey, bu mudur, sizin ve yandaşlarınızın sözlüğünde demokrasi?..
Türkiye'yi getirdiğiniz bu durumdan gurur duyuyor musunuz, bir yanda "Ben bu davanın savcısıyım.. Bunlar daha başlangıç, daha neler olacak?.." dedikten sonra "Hukukun üstünlüğünden" söz edip, "Yargıya müdahale etmeyelim" diyen, sonra gene dilini tutamayıp "Biz kovana çomak soktukça, birileri çok rahatsız oluyor" diyen Sayın Başbakan..
Ne demek "Biz kovana çomak soktukça.."
Dalga dalga muhaliflerinizi toplayan savcılar "Siz" iseniz, bu ülkede demokrasiden, hukuktan söz etmek mümkün mü?.
Böyle konuşmalarınız beni çok mutlu ediyor aslında.
Çünkü o sahte demokrat kalemlerin ipliğini pazara çıkarıyorsunuz.. "Gık" diyemiyor, demokrat (!) uşaklarınız.. Millet de onları tanıyor.. Tabii sizi de!..

***
Yasal Uyarı : Tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kullanılamaz.

http://sabah.com.tr/gizlilik_bildirimi.html

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA