Türkiye'nin en iyi haber sitesi

90 Dakika'nın Aziz Yıldırım'ın baskısı ile kaldırıldığı söylentilerine nerdeyse ben bile inanmaya başlayacağım.. Sebebi "Tarafsız" (!) medyamız.. İki haftadır, hakemler maç sonuçlarını nasıl doğrudan etkiliyorlar, nasıl puanları keyiflerince dağıtıyorlar ve medya, bu rezalete, dostlar alışverişte görsün, satır aralarına 8 punto gizlenmiş bir iki cümle ile dokunup nasıl seyirci kalıyor, inanılmaz..
90 Dakika prime time, yani herkesin ekran başında olduğu saatlerde yayınlanan tek etkin eleştiri programıydı ve bu tür haksızlıkların üzerine şiddetle gider, bundan da Aziz Yıldırım fena halde rahatsız olurdu.
Aziz Yıldırım 3 yıl üst üste Şampiyonluk sözü verdi. 90 Dakika kaldırıldı ve işte, geçen hafta Manisa'yı doğrayan hakemler, bu hafta da Bursaspor önünde Fenerbahçe'yi akla hayale gelmez bir korumaya aldılar. Mesela, Türk takımlarının Avrupa maçlarını yöneten herhangi bir hakemle, 7 kişinin altına düşüp hükmen mağlup olacak Fenerbahçe, 90 dakika boyu adı hakem olan zat-ı muhteremi döverek maçı eksiksiz bitirdi. Gökhan Gönül, Lugano, Mehmet Topuz (İyi niyetliydi ama, hakemi iki kez göğüs çaprazı ile nerdeyse 20 metre sürdü), Kazım, Alex ve Guiza'nın doğrudan kırmızı, ya da en azından üçer sarı kart görecekleri pozisyonlar tek kartla geçiştirildi.
Merkez Hakem Komitesi'nin amacı belli.. Gözlemciler ve Temsilciler Kurulu'nun amacı belli.. Medyanın da amacı belli..
Aziz Yıldırım sözünü tutacak, o da belli..
Tabii, böylesi rezilliğe Galatasaray'ın seyirci kalması söz konusu değil. Onun da ağzına bir parmak bal çalmak gerek..
Karar verilmiş, Şampiyonlar Ligi'ne Fener'le Galatasaray gidecek..
Beşiktaş karşısında Galatasaray darmadağın olur ve biterdi, eğer sahada bir hakem olsaydı..
Mustafa Sarp, Milan Baros, De Franco kırmızı kartla oyundan atılırdı. Ondan sonra da sonuç ne olurdu tahmin zor değil.
Peki o zaman söyler misiniz, Beşiktaş ve Anadolu takımları bu ligde niçin mücadele ediyorlar?.
Eğer ligin ilk ikisine şimdiden karar verilmiş, buna göre hakem tasfiyesi yapılmış, kalanlar gereken talimatı ve gözdağını almışlarsa..
Ve de medya, bu rezilliği görmezden gelme kararı vermişse..
Bu ülkede bir, tek bir yürekli Anadolu Takımı yöneticisi bekliyorum.. Böylesi rezil bir maçta takımını sahadan çekecek ve işin örtbas edilmesini önleyecek bir yürekli yönetici..
Nasılsa kaybedecek şeyleri yok..
Bu Fener- Galatasaray düzenini bozacak bir başka hamle aklıma gelmiyor, kusura bakmayın..

***

Tabelacı medyamızın takkesi bininci kez düştü..
Pazar sabahı gazetelere baktım..
"Beşiktaş oynadı, Galatasaray kazandı" diyen tek gazete yok..
Skor 3-0 ya.. Cesaret edemezler. Oysa maçı ayni skorla, 3-0 Beşiktaş da kazanabilirdi. O zaman neler yazarlardı, tahmin edebiliyorum..
"Mustafa Denizli Galatasaray'ı çözdü ve dahiyane taktiği ve takımı ile Rijkaard'ın Galatasaray'ını perişan etti" diye efsane yaratma ve övgü yarışına hem de nasıl girerlerdi..
Ama Galatasaray 3-0 kazandı ya, vur abalıya.. Denizli yerin dibine sokuluyor..
Yahu bir tane ciddi, mantıklı, akıllı analiz olmaz mı?. Bu ne utançtır?.
Beşiktaş'ın en kötü oyuncusunda müttefikler.. Rüştü.. Galatasaray'ın en iyi oyuncusunda da ittifak ediyorlar.. De Franco..
Yani Beşiktaş'ı kalecisi yıkmış, Galatasaray'ı kalecisi kurtarmış, yazan onlar.. Peki bu istatistik gerçeği analizlere niye yansımıyor?..
Rijkaard'ı şaşırtan Beşiktaş 11'inin ve Denizli taktiğinin aslında harika bir çözüm olduğunu niye kimse aklına getirmiyor, ya da yazamıyor?.
Takım kadrolarına bakın.. Beşiktaş'tan 1 kişi alıp, Galatasaray'a koyar mısınız?. Oysa Galatasaray'ın kulübede değil, tribünde oturanları bile Beşiktaş'ta direkt oynar.. Bu kadar büyük güç farkı nasıl ortadan kalkar?.
Mustafa Denizli işte bu tür çözümlerin adamı..
Sezon başından beri varlıkları yoklukları belli mi, Bobo, Nobre ve Holosko'nun?.. Sezon başından beri, hangi maçta ne yapmışlar?..
Ama bu ucuz Bab-ı Ali, maç kaybedildi mi kulübeye bakar. Orda kim oturuyorsa, onların hesabını sorar yıllardır. Biz de yıllardır Haşo ile 90 Dakika'da bunun dalgasını geçeriz. Gene öyle yaptılar.. Vay efendim, niye oynamamışlar?..
Yahu en zayıf rakipler önünde yok adamlar, Galatasaray'a ne yaparlar ki?.
Dört maçta altı puan kaybetmiş adamlar ve taktikle bu Galatasaray önüne çıkmak yenilgiyi peşin kabul etmek değil mi?.
Niye Nihat?.. Niye Tabata?.
Çünkü Servet, Emre Aşık ikilisini havadan geçmek kolay değil. Oysa yerden oyunda Galatasaray savunması delik deşik. İtirazı olan var mı, Bab-ı Ali?.. O zaman bu ülkenin en hızlı kontratak adamları Nihat ve Tabata ile bu savunmayı göbekten ve yerden delmek iyi bir plan değil mi?.
Galatasaray'ın iki beki de hücuma meraklı.. Kanatlara futbol teknikleri yüksek, iyi topa basan, iyi dripling yapan, iyi adam eksilten ve iyi pas veren Yusuf ve Serdar Özkan'ı koymak ve Sabri ile Hakan Balta'ya ileri çıkışlarını pahalı ödetmek harika bir düşünce değil mi?.
Sahanın en iyisi olduğu iddia edilen Sabri'nin kanadından Yusuf kaç gol akını yaptı saydınız mı?.
Ya rakipsiz milli bek Hakan Balta'nın tarafından Serdar kaç kez, hem de nasıl gol pozisyonları ile geldi?.
Beşiktaş ligin başından beri, en çok gol pozisyonuna Galatasaray maçında girmedi mi?..
İstatistikler elinizde, bakın ve bana yanıt verin, tabelacılar?.. Bakın ve cevap verin, görelim..
O goller atılamadı ve de o goller yendi ise, Mustafa Denizli niye suçlu olsun, benim futbol cahili, tabelacı meslektaşlarım, hadi yanıt verin!.. Ve de hakem üç Galatasaraylı'yı göz göre göre oyundan atmadıysa, üstüne üstlük..
Bu "Kararlı" hakemlerle bu lig seyredilmeye değmez..
Bu tabelacı medya da okunmaya..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER