Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Kıbrıs'ta gerçek sorun..

Kıbrıs yurt dışında en çok gittiğim ülkelerden biri.. Yakın dostlarım var. Gittiğimde vaktim, üniversitelerde ve sokaklarda geçer.. Kumar ve içki ile başım hoş olmadığı için boş zamanlarımı insanlarla geçiririm. Bu yüzden, ora halkını biraz içerden ve iyiden tanıdığımı düşünüyorum.
Kıbrıs'ta, tabii Kuzey Kıbrıs'ta toplumu dört gurup insan oluşturuyor.
1. Öğrenciler.. Bunlar Kıbrıs'taki yaygın ve gerçekten iyi üniversitelerde okumak için, eğitim süreci içinde buraya gelen, genelde Türkler. Okul bitince orda kalma diye bir niyetleri yok. Kıbrıs'ta günlük yaşama bu süre içinde katılıyorlar. Bu süreç içinde Kıbrıs'la ilgililer.
2. Turistler.. Bunlar sadece hafta sonları kumar oynamak için gelip hemen dönenler. Bunların Kıbrıs'ı hava alanından otele.. Gündüz uyuyup gece sabaha kadar kumarhanede vakit geçiriyorlar. Kıbrıs onları zerre ilgilendirmiyor.
3. Kıbrıs'a Anadolu'dan göçüp, KKTC vatandaşı olanlar.
4. Doğma büyüme Kıbrıslı KKTC vatandaşları..
İşte asıl sorun bu son iki gurup arasında. Yüksek sesle konuşulmuyor, adı konmuyor, ama giderek büyüyen mesele o..
Neden öyle..
Bir defa Adalılar, başından beri Anadolu'dan göçenlere pek sıcak bakmıyor.. "Dağdan gelip bağdakini kovuyorlar" diyenleri dahi duydum.. Anadolu'dan gidenler de "Kıbrıslılar tembel. Her işi biz yapıyoruz, onlar yatıyorlar" diye söyleniyorlar.. Bunlar dedi kodu bazından az öteye çıkan laflar..
Asıl sorun, Kıbrıs Türklerini, yani KKTC vatandaşlarını asıl ikiye bölen sorun, hiç söylenmeyen, hiç telaffuz edilmeyen bir gerçek..
Kıbrıs doğumlu KKTC vatandaşlarının hemen hepsinin cebinde bugün Güneyin, yani bizim Rum Kesimi diye kendimizi aldattığımız, dünyanın tanıdığı tek Kıbrıs devleti, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin pasaportu var. Yani onlar, KKTC pasaportunun yanında, Avrupa Birliği Üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti'nin pasaportuna da sahipler. Yani Avrupa Birliği Üyesi insanların her hakkına sahipler. Avrupa'da serbest dolaşma hakları var. Avrupa ülkelerinde iş bulma hakları var. Vize dertleri yok. Sorunlarında Avrupa Kurumları, sosyal yardım kurumları dahil emirlerinde..
Güney Kıbrıs bu pasaportu sadece Kıbrıs doğumlu Türklere veriyor. Göçenleri Kıbrıslı saymıyor.
Oysa, elinde sadece KKTC pasaportu olanlar, dünya üzerinde nerdeyse vatansız. Türkiye dışında bu pasaportu, dost ve kardeş İslam ülkeleri dahil tanıyan yok. Bunlar, TC pasaportu ile seyahat edebiliyorlar ancak..
Kıbrıs pasaportlu Kıbrıs Türkleri'nin bir bölümü, artık dünyanın değiştiğini, bundan sonra, Kıbrıs Türklerine yönelik katliamlara kadar yürüyecek yok etme eylemlerinin mümkün olmadığını, zamanında kurulan iki toplumlu Kıbrıs Devleti'nin yaşayabileceğini düşünüyor ve KKTC'li değil, AB üyesi Kıbrıslı olmak istiyorlar. Mitingde Kıbrıs bayrağı taşımaları bundan. İki toplumlu Kıbrıs devletini de, bugünkü düzenin, yani Ada'yı fiilen yönetir görünen Türkiye'nin engellediğini düşünüp "Bizi bizimle bırakın. Gidin" pankartları açıyorlar..
Anadolu'dan göçenler de Kıbrıs pasaportu alabilseler bölünme belki bu kadar sert olmayacak. Ama Güney, fevkalade işine de gelerek bu bölünmeyi teşvik ediyor. Göçmenlere pasaport vermediği gibi, Kuzey Kıbrıs'ta kalan Güney taşınmazlarını da istiyor.. O evlerin, çiftliklerin, iş yerlerinin çoğuna göçmenler yerleşmiş. Yarın birleşme olursa, güneyde malları olan Kuzeyliler de, kuzeyde ev, iş sahibi olan güneyliler de geride bıraktıklarına yeniden sahip olacaklar. O zaman göçenler, bugün oturdukları ve sahibi oldukları evleri kaybedecekler. İşleri kaybedecekler. Ne yapacaklar peki?. Geri dönecekler, Anadolu'ya.. Bunu da hiç istemiyorlar.
Yani, Kuzey Kıbrıs, menfaatleri çok farklı iki topluma hızla bölünüyor.
KKTC ve TC yönetimleri bu bölünmeyi önleyemezlerse, iş mitinglerle kalmaz, terör olaylarına dönüşebilir.
Bu yüzden, kızmadan, öfkelenmeden, ortalığı daha da germeden, önlemler almak, yerleşik ve göçmen Kıbrıslılar arasında açılan uçurumu tahrik edici davranışlardan kaçınıp, toplumsal tedavi eylemlerine girişmek gerek.
Bu tutumla Ankara'ya bir şey olmaz.. Ama Kıbrıs, Kuzey Kıbrıs, yıllar sonra yeniden, bölünmenin çok derin acılarını çekmeye başlar.. Hem bu defa Rum /Türk değil, çok daha acı Türk/ Türk kardeş kavgası başlayabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA