Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Fuat Uluç'un çocukları olmak..

Geçen hafta sonunu İzmir'de geçirdim.. Uluç ailesi üçüncü kuşağında bir düğün daha vardı.. Öcal Ağbimin küçük oğlu Özhan evleniyordu. Onu yarın anlatırım.. Bugün bir fotoğraftan söz edeceğim..
Sabah otel odamda gazetelere göz atıyorum. Milliyet'in birinci sayfasında bir resim.. "Anılarda kalan kare" diyor tepesinde.. Beni alıp anılara götürmek ister gibi..
Fotoğrafta, resmi kıyafetli bir yedek subay öğrencisi var.. Zeki Müren.. Ankara'ya piyade okuluna gelmiş. Piyade, o zaman Tuzla'da değil, Ankara'daydı.. Zamanın iktidar gazetesi Zafer röportaj yapmış, Müren'le.. Efsane foto muhabiri Mehmet Sürenkök de çekmiş fotoğrafı.. Gazeteye basılma sebebi de o zaten.. Anadolu Ajansı, 1984'te kaybettiğimiz Sürenkök'ün fotoğraflarından oluşan bir sergi açmış Ankara'da.. Bu onlardan biri..
1960 öncesi, benim mesleğe adım attığım günler.. O zamanlar, foto muhabirleri efsane olurdu.. Muhabirler efsane olurdu çünkü.. Ankara'da iki rakip dev vardı. Sürenkök'le muhalif Ulus'un Hüseyin Ezer'i..
Ezer de bir dehaydı.. Ankara Spor Salonu bir gece yarısı çöktüğünde, olayın dehşetini yansıtan tek fotoğraf Ulus'ta yarım sayfa çıkmıştı. Ezer yağmurun deli gibi yağdığı gecede, hemen oradaki Stad Otelin terasına çıkmış, makinesini ayarlamış, objektifini açmış ve beklemeye başlamış..
Neyi?.
Zifiri karanlıkta şimşeğin çakmasını.. O aydınlık devasa bir flaş olmuş ve bir an için filmi de aydınlatmış. Ne deklanşör, ne flaş.. Doğayı kullanmıştı Ezer, o imkansızlıklar içinde, yaratıcı zekasıyla..
O zaman gazetecilik vardı.. Atlama savaşı vardı. Böylesi devler de efsane olurdu.. İlhan Demirel unutulur mu?. Hüseyin Kırcalı unutulur mu?. Bunlar 40 sene öncenin imzaları.. Bana bugün adını ezber bildiğiniz bir foto muhabiri söyler misiniz?. Muhabirliği öldürdük..
Sürenkök'ün piyade yedeksubay öğrenci üniforması ile resmini çektiği Zeki Müren'in komutanı kimdi bilir misiniz?.
Babam.. Piyade Albay Fuat Uluç.. Piyade Yedek Subay Alayı Komutanı..
O zaman adı Sanat Güneşi falan değil ama Zeki, Türkiye'yi yıkıyor. Askere Ankara'ya gelince, tüm gazeteciler peşinde..
Okul Komutanlığına cuma günü haber gelmiş.. "Zeki Müren'i cumartesi akşamı Köşk'e yollayın.."
Cumhurbaşkanı Celal Bayar bir yemek daveti veriyor.. Yemekte Zeki Müren'in konuklara şarkı söylemesini emretmiş.. Eder.. Cumhurbaşkanı, anayasa gereği ayni zamanda Baş Komutan..
Okul komutanı paşa, emri, babama iletiyor..
Babamdan yanıt..
"Mümkün değil komutanım. Öğrenciler henüz yemin etmediler.. Okulu terk edemezler.."
Piyade okulu o zaman altı ay. İlk bir ay, temel eğitim.. (Biz de öyle yaptık..) Bu temel eğitim bitmeden öğrencilere izin kesinlikle verilemez.. Eğitimin sonunda yemin töreni yapılır, ondan sonra ancak şehir, ya da evci izni alınabilir..
Paşa "Olur mu albayım. Emir Köşk'ten" diyor.. Babam "Kural kuraldır" diye dayatıyor.. Köşk'teki Cumhurbaşkanı yaverine haber salıyorlar.. Durumu anlatıyorlar.. Yaver "Mümkün değil.. Davetlilere Zeki Müren'in geleceği söylendi bile" diyor..
Paşa, babama "Zeki Müren yarın akşam Köşk'te olacak. Bir formül bul" diyor..
Babam buluyor..
Cumartesi öğlen, Yedek Subay bölüğü, yemekten sonra, hafta sonu istirahatine çekilme emrini almak üzere içtima ediyor.. Yani toplanıyor..
Babam Alay'ın önüne geliyor ve bağırıyor..
"Arkadaşlar, Cumhurbaşkanımızın özel izni ile pazar öğleye kadar hepiniz serbestsiniz.."
Odamdan çıktım. Asansöre bindim.. Kahvaltı salonuna indim. Fuat Uluç'un çocukları, ağbim Öcal, kızkardeşim Serpil ve Kemal oradaydılar..
Hepsine gururla baktım!..

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA