Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HINCAL'IN YERİ HINCAL ULUÇ

Boğaziçi'nde bir anıt kadın!..

15 yıl.. Tam 15 yıldır, her okul dönemi, her çarşamba gecesi Boğaziçi Üniversitesi'nin o dünyalar güzeli dünyalar sıcağı Albert Long Hall'ünde düzenlenen konserlerde bir sezon daha sona erdi..
15 yıl önce, yüreğindeki aşk, inanç ve azimden başka gücü olmayan bir genç kadın kalkıştı bu işlere.. İlk günler durum hiç de iç açıcı değildi.. Ama yılmadı.. Ve bugünlere geldik..
Evin İlyasoğlu'ndan söz ediyorum.. "Dünyanın dört bir yanından gelen sanatçılar her dönem belli bir konsept içinde, belli bir tema altında konserler veriyorlar. Bu son dönem konumuz Akdeniz Yolculuğu idi. İspanya'dan Yunanistan'a, Cezayir'den İsrail'e nice ülkenin besteci ve sanatçısını dinledik" diyor Evin..
Gelen dünya çapındaki sanatçıların hepsi ayni şeyi söylediler giderken..
"Dünyanın en güzel akustik mekanlarından birisi.."
1863 tarihli binanın konser salonuna 530 kişi izleyici sığıyor. Steinway marka iki adet konser piyanosu ve yüz yaşını aşkın, 3 kat klavyeli, tarihi bir orgu bulunuyor. Çıplak kulakla orgu ilk defa bu salonda dinledim ben..
Evin "Ben çok şanslıydım..
15 yıl önce konserlerin fikrini ortaya attığım Üstün Ergüder döneminden, bu güne kadar bütün rektörlerin desteğini aldım.
İlk yıllarda haftada bir şablonuna oturmamıştı ama üç yıl içinde her çarşamba herkes Albert Long Hall'de bir konser bulacağından ve mutlaka o konserden zevk alacağından emin olmaya başladı" diye anlatıyor hikayeyi..
Ama iş manevi destekle bitmiyor.. Girişin beş lira falan olan bilet geliri okula gidiyor doğrudan.. Konserler ancak sponsorlarla gerçekleşiyor.. O sponsorları arayan, ikna eden de Evin..
"Bir süre Yapı Kredi Sigorta, bir süre Akbank ve son yıllarda da Finansbank ana sponsorumuz olarak katkıda bulundular.
Giderek daha ünlü isimleri, daha geniş toplulukları getirtebilmemiz için yıllık sponsorların yanısıra 'Konser sponsorları'na da gereksinim doğuyor" diyor.
THY de uzun yıllar sponsordu. Bu yıl bir sürü aksilik birbirini izledi. Dünyaya sponsor olan THY, Boğaziçi gibi bir üniversite toplumuna 30 pas bileti veremedi. Evin'den çok ben üzüldüm.. Ama oradaki dostlarım sorunun çözüldüğünü, seneye işlerin normale döneceğini haber verdiler bana..
Evin, Albert Long Hall Konserlerinin doruklarını saydı bana..
Çellistler Natalia Gutman ve Daniel Müller-Schott, soprano Emma Kirkby, kemancılar Midori ve Shlomo Mintz, piyanistler Paul Badura Skoda , Khatia Buniatishvilli, Martha Argerich ve Alfred Brendel,,
Bunlar dünya devleri.. Hele de, Türkiye'ye ilk kez gelen Martha Argerich.. Bu yıl bir daha geldi, o yaşında, kimse inanmaz..
Ayrıca Türkiye'nin yetiştirdiği bütün ünlüler bu sahnede çaldı.. Suna Kanlar, Ayla Erduranlar, Fazıl Saylar, Cihat Aşkınlar ve geleceğin yıldızları Berfin Aksular, Elvin Hoxhalar..
Albert Long Hall Konserlerinin en alkışladığım yanı, sezonluk katalogları ve günlük konser programları.. Bunlar bir bilgi küpü..
"Eh, ben ne de olsa Müzik Tarihi hocasıyım! Bu konserlerin eğitim yönüne çok ağırlık veriyorum" diyen Evin o kadar güzel bir dille, çalanı, besteleyeni ve çalınan parçayı anlatıyor ki, okuduktan sonra dinlemek, bilerek, anlayarak dinlemek, hislerinizi daha da yoğunlaştırıyor.
"Öğünmek gibi olmasın ama.." diyor Evin, "Galiba Albert Long Hall dinleyicisi İstanbul'un en nitelikli klasik müzik dinleyicisi oldu."
"Galiba" değil, Evin.. Aynen öyle..
Hala ilk kez bir klasik müzik konserine gelen öğrenciler var. Sonra onlar kombine bilet alarak dönem boyunca kendi yerlerine sahip oluyorlar.
Mini etekliler, başı örtülüler, hele de beyaz bastonlulara dek, her türden öğrenciler bir arada, bu cennet kampüsün dünyalar güzeli tarihi salonunda..
Genç-yaşlı her kuşaktan öğretim üyelerini, artık büyük iş adamı olmuş eski mezunları, Etiler Huzurevi'den Evin'in özel davetlileri, İstanbul'un her köşesinden, hatta taa Adalar'dan gelen tiryakileri görüyorum her hafta...
Mülkiye'den hocam, Besim-i Mütebessim (Üstünel), Ankara'dan mahalle arkadaşım Kolej'in milli basketbolcusu Birol Öngör'le buluşma yerimiz, her çarşamba..
Evin'e teşekkür yetmez.. Klasik müzik zevkini ve keyfini, Mekteb-i Mülkiye'de öğrenciyken her cumartesi öğleden sonra gittiğimiz Dil Tarih Salonundaki Cumhurbaşkanlığı Senfoni Üniversite Konserlerinde edindiğimden iyi bilirim, Boğaziçi Konserlerinin değerini.. (Önceleri amacımız kız görmekti, itiraf ederim. Bizim sınıfta topu topu 4 kız varken, Dil Tarih cennetti..)
Evin İlyasoğlu'na herkes teşekkür
etmeli.. Bir "Tık"ötenizde sizi bekliyor.
www.evinilyasoglu.com

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA