YAZARA MAİL GÖNDER "Görevimiz Anadolu'yu yüceltmek.."

YAZARLAR

"Yo Yo Ma, dünyanın en ünlü çelistlerinden.. Her konserinin sonunda biste Adnan Saygun çalar, dünyanın her yerinde. Adam Çin asıllı Amerikalı. Adamın zoru mu var, adam Saygun tanıtıyor.. Ama değil.. Ama Saygun'un yüceliği.. Saygun'un yüceliği nerden gelir?. Anadolu'dan gelir. Bu yaşadığımız toprak, bu zenginlik.. Kolay değil bu toprağın üzerinde yaşamak.. Bunu kirletmek değil amacımız, Anadolu'yu yüceltmek, yüceltmek.. Benim görevim de bu" derken Gürer Aykal, Atatürk'e sövmek için her ama her şeyi bahane eden, mesela, ünlü Türk Beşleri'ni yerin dibine sokup "Bu Adnan Saygun'u dünyada çalan var mı, kendi kendimize gelin güvey oluyoruz" diye meydanı boş bulup sallayanları hatırladım.
Onlara yanıt vermek, seviyelerine düşmek olur. Ben o seviyede olamam da, yazamam.. İşte gerçekler en iyi yanıt değil mi?.
Yo Yo Ma, Obama'nın ilk başkan seçildiğinde yapılan törenin baş konuğu olarak çalan dünyaca ünlü çelist..
Harika bir geceydi.. İlk defa duyuyorum.. Yedirenk Sanat Vakfı, harika bir iş yapıyor.. Bu ülkenin ustalarını, yaşarken anıyor.. Onların değerlerini anlatmak için Teşvikiye Camisi'ni beklemeden.. Beşiktaş Belediyesi yıllardır yapıyordu. Şimdi onlar da.. Devrim Erbil'e, Nevzad Atlığ'a sunmuşlar saygıları.. Şimdi Gürer Aykal.. Dünyaca ünlü şef..
Boğaziçi Four Seasons Balo Salonunda masalar.. Masalarda en seçkin konuklar.. Gürer Aykal için koşmuş gelmişler..
Havama bakar mısınız?.
Ben de Gürer'in masasında.. Yanında.. Bugüne dek, daha onurlu bir masada oturduğumu hatırlamıyorum..
"Efendiler, her şey olabilirsiniz, ama sanatçı olamazsınız?.."
İşte Amerika'da Orkestralar yöneten (Konserde yöneten değil, Orkestranın devamlı yöneticisi) bir dünya çapında şef ve ben onun yanındayım.. Daha onurlu kimin yanında olabilirim ki?.
Ya Anadolu'yu yüceltmek için Türkiye'de kurdukları.. İzmir Opera ve Balesi.. Antalya Senfoni.. Şimdilerde kurduğu Karşıyaka Senfoni..
"Sanatçı toplumu etkiler. Sosyal yaşamı, siyasal yaşamı etkiler. Çünkü insanı etkiler. Siyasetçiyi, bilim adamını, bürokratı etkiler. Sanat insanı, o da toplumu yüceltir" dedi Gürer..
"İçimde kalan iki ukde var" dedi..
"Türk Müziği yapanlarla, bizi rakip gibi göstermeye kalkanlar var. Biz ayni bütünün ayrılmaz parçalarıyız.. Bize makamsal müziği en iyi hocalar öğretti. Öğrenmeye mecbur tuttular. Safiye Ayla ile bir konser verecektik. O muhteşem ses, senfoni eşliğinde söyleyecekti. Hazırlıklara başladık. Bir yığın aksilik çıktı. Olmadı. Ukdedir.. Ayşem operetini sahneye koyacaktık. Baş rolünde Zeki Müren. Zeki Müren dünya çapında bir deha. Bir daha kolay gelmez. Onu da aksilikler önledi.. Ukdedir.."
Güldürdü de bizi Gürer..
Kafada milyonca notayı tutmak kolay mı?. Bilgisayarın kapasitesi var da, insan beyninin yok mu?. "Bu yüzden biz müzikçiler dalgın oluruz. Hele de şefler.."
80 çalgının notasını ayni anda sığdır bakalım kafana, kaç cigabayt lazım?.
Sabah evden çıkmış, arabası yok.. Polise gitmişler "Çalındı" diye.. Bir kaç saat sonra araba gelmiş.. Gece yer olmayınca iki sokak öteye park etmiş ve unutmuş meğer.. Güldük..
"Daha gülüncü de var" dedi..
Ulvi Cemal Erkin'le Ferit Alnar, tavla oynuyorlarmış.. Ulvi bey, zarları ağzına götürmüş, kahve fincanını tavlaya fırlatırken..
Anılar.. Anılar..
Bir gezide, Adnan Saygun Hocayla bir kahveye girmişler.. Gürer, kahveciye sipariş vermiş.. "Bir sade, bir şekerli.."
Kahveci anlamamış..
"Ne dediniz?.."
"Oğlum" demiş, Adnan Hoca "Bana bir kahve getir, delikanlıya da bir şekerli!.."
"O gün, bugün kahveyi sade içerim" dedi Gürer..
"Hocam benim sigaramı gömlek cebinde taşıdığımı bilir, her karşılaştığımızda uzanır, cebimden bir sigara çekerdi" diye anlattı.
"1991'in 6 ocağında Amerika'da bir orkestrayı yönetmeye hazırlanıyorum.. Adnan Hocamı kaybettiğimiz haberi geldi.. Gayri ihtiyari elim göğüs cebime gitti. Artık ordan hiç kimse sigara almayacaktı. Günde iki paket içiyordum. O an bıraktım sigarayı.."
Gecenin yıldızları mı?. Başından sonuna sahneden inmeyen cıvıl cıvıl dört minik kız.. Gürer'in torunları.. Gürer'in gururları.. Gürer'in mutlulukları..
Nice mutlu yıllara Gürer, o dünya tatlısı torunlarınla..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.