YAZARA MAİL GÖNDER Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

YAZARLAR

Abuzittincim, Modaya uyup Yunan Adalarına gittim. Son yıllarda biz Türkler, özellikle yaz aylarında, oralardayız.
Neredeyse, yerli halktan çok Türk var. O gün Sakız Adası'nda da öyleydi.
Sakız bana pek çekici gelmedi. Mesela Santorini'nin "s" si bile değil. Ama şu tarafı var. Kendini rahat hissediyorsun. Bi köşeden, birdenbire, elinde pankart, adamlar mı fırlayacak, onların üzerine polisler mi saldıracak..
Gaz bombaları, joplar.. bağırış çığırış.. yok öyle şeyler. Üzerine üzerine araba da sürmüyorlar.
Türklere karşı saygılılar.. Lokantalarda ".. şu herifleri nasıl kazıklarız!" diye bön bön bakan garsonlara rastlamadım. Daha önce gittiğim adalarda da rastlamamıştım.
Kısacası gürültüsüz patırtısız bi ortamda bi kaç gece geçireyim, güzel yemekler yiyeyim, kimse de keyfimi kaçırmasın dersen herhangi bi Yunan Adası akıllı seçim. Biz Türklerin yaptığı da o zaten.
Düşünebiliyor musun, Çeşme'de bi gecede verdiğin parayla Sakız'da apart veya otelde 4 gün daha fazla kalabilirsin. Hem de daha iyisinde..Lokantalardan hiç bahsetmiyorum..
Çeşme bazı açılardan bi felaket.. Bu hafta yerim kalmaz ama haftaya anlatırım.
Gelelim Sakız'da geçirdiğimiz unutulmaz geceye..
Eşimle birlikte ana cadde üzerinde bi Türk restorana gittik. Hem bizim mezelerden hem onlarınkinden atıştırdık. Lezzetler birbirine karışmış zaten.. Ama onların musakkası bana daha bi hoş geliyor. Birer kadeh de ev yapımı kırmızı şaraplarımızı içtik. Otele dönüyoruz.
Yol kıyıya paralel. Mehtap var. Sol tarafta Türkiye sahilleri, upuzun, ışıl ışıl.. Gerçekten, inciden bi gerdanlık gibi.. Dev bi gerdanlık. Ay da vurmuş mu Türkiye üzerinden Yunanistan'a doğru. Sanki denizin üzerine altın serpmişler. Arabayı durdurup indim. Elimi, ayaklarımın ucuna varan ışıltılı dalgacıklara daldırdım.. Sanki Türkiye'yi tutmuşum, Türkiye ile kucaklaşıyormuşum gibi.. Muhteşem bi olay bu. Eşim Nazmiye "Şu manzarayı doya doya seyredelim, hafızalarımızda ölümsüzleşsin" dedi. Haklıydı.
Karşıdaki marketten ufak şişe bi şarap aldık.
Kıyıya çömeldik.
Ülkemin kıyılarını uzaktan seyretmeye bayılırım, böyle bi tutkum vardır. Mesela Meis'ten de güzel gözükür ama, herhalde mehtabın da etkisiyle, bu seferki muhteşemdi..
Şaraplarımızı yudumlarken birden aklıma geldi. Ben bunu artık Türkiye'de yapamam.
Mesela Anadoluhisarı'nın kıyılarına oturup elimde şarap şişesi, Boğaz'ın karşı sahiline bakarak, gençlik günlerimin hayallerine dalamam. Bu artık yasak! Kanunen yasak.
Yasakladılar bunu.. Olur mu böyle yasak..
Evet oldu. Artık açık alanlarda alkol kullanmak yasak.
Yunanistan'da böylesine bi alkol yasağı yok. Eğer olsaydı bu hazzı tadamazdım. Bekle komşu gene gelecem.
Size de öneririm. Mehtaplı bi gecede Sakız'ın kıyısına çökün, Türkiye'yi doya doya seyredin. İsterseniz ayran da içebilirsiniz.
İsterseniz uzo hatta buralarda Yeni Rakı da var. Ve kimse size, başkalarına rahatsızlık vermediğiniz sürece, karışamaz. Buradaki kanunlar böyle!
Münasip yerlerinden öperim Abuzittincim.
Kardeşin Güneş.
tecelligunes@yahoo.com.tr


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.