YAZARA MAİL GÖNDER Bir kere daha "Teşekkürler", Atam!..

YAZARLAR

Sevgili Remzi telefon etmişti, TRT'den.. "Hıncal Ağbi sen seversin. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 90. Yıl Konserini canlı yayınlıyoruz" diye..
Tam da ayni saatte Galatasaray- Fenerbahçe maçı olmaz mı?. Kaydettim.. Ancak dün öğleden sonra (Perşembe yani) rahat vakit bulabildim. Arkama yaslandım.. Kumandaya dokundum..
Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Salonu.. En önde ortada Cumhurbaşkanı oturuyor.
Sunucu "Mart 1924'te, Ankara'daki ilk konserin 90'ıncı yılını, o konserin ruhuna uygun bir repertuarla hazırladık" dedi ve Şef Rengim Gökmen'in işaretiyle, genç Türk Bestecisi Hasan Niyazi Tura'nın "Türk Dansları" başladı. Genç Hasan, sevgili dostum Üstad Yalçın (Keşanlı Ali) Tura'nın oğlu.. Geleceğin uluslararası yıldızlarından biri olacak. Şimdiden ulusal gurur. Açılış için onun seçilmesi, tam da 1924, tam da Atatürk ruhu işte..
Ardından Bizet'nin Arlesienne Suitinden 1 ve 4' üncü bölümler.. Bu Mustafa Kemal'in çok sevdiği bir melodi olmalı.. O dördüncü bölüm yıllar sonra üzerine yazılan sözlerle "Yerli Mallar Marşı" oldu çünkü.. İlkokuldayken, Yerli Mallar Haftası'nda bağırarak söylerdik..
"Muzu, hurmayı bırak, kendi üzümünü ye" diye..
Ardından Rimsky Korsakov'un İspanyol Kapriçyosu.. Bu da aynen ilk konserden alınmış olmalı. Genç Cumhuriyetin başkentindeki ilk konser için, popüler bir repertuar yapmışlar demek o yıllarda.. İkinci yarı da öyle başladı, çünkü.. Beethoven Beşinci Senfoni'nin en popüler bölümleri.. Bir ve dört..
Final, gene bir Türk bestecisi ile.. Unutulmaz Ulvi Cemal Erkin ve onun muhteşem, buram buram Anadolu güzellemesi.. Köçekçe!.
Daldım gittim..
Kurtuluş Savaşı'ndan yeni çıkmış, imparatorluğun yerine Cumhuriyeti kurmuş, payitaht İstanbul yerine Ankara'yı başkent yapmış ülkem.. Ve Atatürk bu kentte ilk eğitim yuvasını kurdurmuş..
Musiki Muallim Mektebi.. Orta okul ve liselere müzik öğretmeni yetiştirecek okul.. Cumhuriyetin ilk okulu, Musiki Muallim Mektebi.. Mesaja bakar mısınız?.
Peki hocalar?.
Sultan İkinci Mahmut batılı bir Padişah.. Donizetti'yi getirip "Paşa" yapmış ve Müzika-i Hümayun'u kurdurmuştu. Daha çok bandoya yakın bir ekip.. İşte bu Müzika-i Hümayun'u Ankara'ya getirtmiş, Mustafa Kemal.. Elemanlar, hem çalacaklar, hem de Musiki Muallim Mektebi'nde hocalık yapacaklar.
Açılışta sadece 6 öğrenci var. Hoca kadrosu ise, koca orkestra.. On misli falan..
O Ankara'da Cebeci'de üç eski kerpiç binada başlayan Musiki Muallim Mektebi Devlet Konservatuarına dönüştü sonra ve dünya çapında sanatçılar yetiştirdi.
90 yıl önce, ilk Meclisin karşısındaki binada ilk konserini veren Müzika-i Hümayun da, bandoluktan iyice ayrılıp, Cumhurbaşkanlığı Senfoni oldu.
"Meclisin karşısındaki bina" Ankara Palas oldu sonra.. O salon gece kulübü olarak kullanıldı yıllarca. Ne anılarımız vardır.. Bugün Devlet Konuk evi..
Peki Cebeci'deki üç kerpiç binanın yerine yapılan konservatuar binası.. Genç başkentin simgesi tarihi yapı!..
Ne yazık ki, onu "Müze" yapamadık.. Nasıl olmuşsa, başka yer kalmamış gibi, Mamak Belediyesi yapmışlardı. Gittim.. Leş.. O bakmaya kıyamadığımız bina, ayak altı, leş..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat emir verdiğini biliyorum. "Kültür Bakanlığı'na devredilsin ve müze yapılsın.."
Ama yapmadılar. Başbakanın iki emrini hem de kendi adamları yapmadılar.. Biri bu.. Öteki içimde hala ukdedir.. İstanbul'un kaçırdığı tarihi şans..
Bilbao gibi, köy ötesi bir kasabayı, bugün dünyanın en ünlü şehirlerinden biri haline getiren Guggenheim Müzesi'nin mimarı Frank Gehry, İstanbul'a, Tepebaşı'na, Haliç'e bakan yamaçlara "Veda Eseri"ni yapacaktı. İnan Kıraç her şeyi ayarlamıştı. Müze'nin üzerine kurulacağı arsa, İstanbul Anakent Belediyesi'ne ve TRT'ye aitti. İkisinin de başında, bizzat Başbakan'ın seçtiği kişiler vardı. Başbakan "Anlaşın ve araziyi devredin" dedi. TRT Genel Müdürü ve Anakent Belediye Başkanı, anlaşamadılar.. Gehry bekledi, bekledi. Lanet etti ve çekildi ve o harikulade proje yattı.
Orada şimdi bir rezil TRT binası ve daha da rezil oto park var, iyi mi?.

***

Şimdi yazımı bitireceğim. Doğru eve gideceğim ve TRT'nin canlı yayın kaydını bir daha izleyeceğim.. Kafamı düzeltmek ve Atam'a bir kere daha teşekkür etmek için!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.