YAZARA MAİL GÖNDER Er Meydanı’ndan “Muhteşem” mesaj!..

YAZARLAR

Pazar akşam üzeri, beş buçuk sularında, 655 yıldan beri devam eden hem de nasıl geleneksel, hem de nasıl tarihi Kırkpınar Güreşlerinin baş pehlivanlık finalini izlemek için canlı yayın yapan NTV Spor'u açtığımda gözlerimi yaşartan bir manzara ile karşılaştım..
Meydan, ses düzeninden gelen "Onuncu Yıl Marşı" ile inliyordu.
Görüntüde, Şeref Tribünü'nde yan yana duran iki kişi vardı.
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Belediye Başkanı Recep Gürkan. İkisi de ayaktaydı ve ikisi de elindeki Türk bayrağını sallayarak, marşa tempo tutuyordu..
Bu görüntünün güzelliği ve özelliği ne?.
Yan yana duran bu iki insan, aslında iki siyasi lider.. Biri Ak Parti'nin bakanı.. Öteki CHP'li.. Edirne Belediye Başkanı..
Bu ikisini yan yana, bu ikisini ayni marşa, hem de Onuncu Yıl Marşı'na ayni duygularla tempo tutarken görmeyi, geçen hafta hayal bile edebilir miydik?.
İşte başta Cumhurbaşkanı, Başbakan'ın haykırdığı "Gün birlik, beraberlik, kardeşlik günüdür" mesajının yerli yerine ulaştığının görüntüsü bu..
..Ve daha ötesi.. Yakın tarihte yaşanan tatsız bir geceden sonra, 78 milyonun ortak coşkusu Onuncu Yıl Marşı, bir gurubun tekeline girmiş, o guruptan olmayanlar da, marştan uzak durmaya başlamışlardı.
15 Temmuz girişimi ilk andan itibaren birleşen halkın müdahalesi ile bastırılırken, taşlar da yerli yerine oturdu ve "Onuncu Yıl Marşı" işte, her düşünceden, her fikirden insanı ile "Sine-i Millet"e geri döndü.. 78 milyonun marşı oldu yeniden..
Ardından Cazgır geldi Er Meydanı'nın ortasına ve "Açılış"ı yaptı!..
"Vurun davullar kocaman kocaman!..
Tarihi Kırkpınar çayırında pehlivanların şöleni var Duysun bütün cihan!.
Ezan oldum dinmedim ben!.
Şehit oldum ölmedim ben!.
Bayrak oldum inmedim ben!.
Doğduğu yılı sordular
"19 Mayıs 1919" dedim Yaşadığı yeri sordular
"Türk milletinin kalbinde yaşıyor" dedim Yaptığı icraatları sordular
"Büyük Türkiye Cumhuriyeti" dedim Onun adını sordular "Ordularımızın Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal " dedim.
Allah Allah İllallah
Muhammedin resullullah!"
Tribünleri dolduran binlerce insan nasıl alkışladı, görmeliydiniz..
Atatürk.. Muhammed, ayni haykırışın içindeler..
Ayni gönülden yükseliyorlar.. Birisi, ötekinden ayrı değil.. Birini sevenin, inananın ötekine düşman olması gerekmiyor yani..
Yılların bölünmüşlüğü içinde birileri neler yazmış, neler söylemişti, oysa..
İşte Kırkpınar Cazgırı, Er Meydanı'na gelenlerin gönüllerine tercüman oluyor..
Böylesi bir güzellik olur mu?.
Oluyor.. Ülkemin her yerinde oluyor..
Antalya meydanlarında toplananların sahnesinde Menderes Türel ve Sümer Ezgü yan yana mesela..
Taksim'de ve Kılıçdaroğlu'nun Demokrasi Mitingi'ne dört bir yandan yürüyüş kolları geliyor..
Bu kolların birinin önünde AK Parti Bakanları var.. İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş var..
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Demircan var..
Demircan'ın yanında az sonra, CHP'li Bakırköy Belediye Başkanını görüyorum..
"Gün birlik, gün beraberlik, gün kardeşlik günüdür" haykırışına yurdun dört bir yanından anında cevap var..
Çünkü "Bu hasret bizim.." "Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine" diyen milletin yıllardır hasreti, özlemi bu..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.