Türkiye'nin en iyi haber sitesi

1977 yılında Lufthansa'nın konuğu olarak gittiğimiz San Francisco'da, ev sahibi durumundaki Cüneyt Ağabey bizi bir restorana götürmüştü. Gidenler bilir. Amerika'da masalara iki şey istenmeden konur.. İçi buz dolu bir su sürahisi ve ısıtıcısı ile birlikte kahve..
Masaya oturduk ki, ortada bir uyarı..
"Eyaletimizde kuraklık dolayısı ile masalara su servisi yapılmamaktadır. Arzu edenlere, garsonlarımız bardakla sunacaklardır." Ertesi gün Holly ile Sacramento'ya gitmek üzere karadan yola çıktık. İki kent arasında, kulübünün biri bitiyor, öteki başlıyor..
Her kulüp dönümlerle arazi.. Yeşil ve hepsi otomatik fıskiyelerle sulanıyor..
Masaya sürahi yok, ama golfe yüzlerce fıskiye serbest!.

***
On yıl sonra, BMV dünya medyasını 735i serisini tanıtmak için Algarve'de topladı. Kış.. Ama Algarve (El Garp demek. Endülüs Arap Devletinden kalmış.
Batı demek biliyorsunuz.) aynen bizim Akdeniz. Hava güzel.. Herkese bir 735 verdiler..
"Binin, dolaşın, arabayı kullanarak tanıyın" dediler. Ben direksiyona geçmedim.
Mehmet Y. Yılmaz kardeşim "Ağbi benim arabaya gel" dedi. Onunla saatlerce dolaştık..
Ertesi gün de.. Gördüğüm, yığınla golf kulübü..
Golfçüler genelde üst düzey ekonomik guruptan.. Yan yana köyleri.. Hepsinin golf kulübü var..
Yani.. Golf, Algarve'nin 4 aylık sezonunu 12 aya çıkarmış. Yaz turizmi yok, yıl turizmi var.
***
10 yıl arayla yaşadığım iki olay, golfün Türk Turizmini nasıl kurtaracağını bana anlattı. Döndüm, yazılara başladım. 1990'da Sabah'a gelip bu köşeye oturunca, yazılarım kampanyaya dönüştü. Ülkede sağcılar golfe hiç bakmazken, solcular "Burjuva sporu" diye mevcut kulüpleri kaparken, bu yazılara aldıran bir kişi çıktı. Yeni kurulan Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu..
Elinde bir dosya ile bana geldi. "4 yılda 100 Golf Sahası" diye harika bir proje..
"Bunun onda birini gerçekleştir, alnından öperim" dedim. O yıllar, nerdeyse odamdan çıkmazdı. Şimdi ne yüzünü görüyorum, ne de tek satır haberini alıyorum. Benimle işi bitti, zahir..
Ama benim golfle işim bitmedi.. İzlemeye ve yazmaya devam ettim.
Çünkü, Turgut Özal hamlesi ile, Alanya'dan Fethiye'ye Akdeniz sahili bir Türk Rivierası'na dönüşmüş, sayısız otel ve tatil köyü açılmıştı. Hele kumarhaneler yasaklanınca, bunları 4 aylık yaz turizmi kurtarmaz hale geldi. 12 aylık turizm şarttı. Onun yolu da Golf'ten geçiyordu.
Olanları ve son gezimde gördüklerimi yarın anlatacağım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER