YAZARA MAİL GÖNDER Haftadan kısa kısa notlar!..

YAZARLAR

Geçen hafta başladık.. İlk izlenimler..
Reytingler iyi.. O zaman devam!..

***
Reha Muhtar aylardır, hayat hikayesini yazıyor. Kendinden üçüncü şahıs diye söz ederek.. "Gazeteci" diye anlatıyor.
Nasıl ezmişler, nasıl uğraşmışlar onunla.. Hala da uğraşıyorlarmış. Bu müthiş mağdur edebiyatını Boğaz'daki yalısında yazıyor. Sözüm, gözüm yok.
"Biraz da biz ölsek" de demiyorum ha..
Ama yazarken, ölmüş, cevap verme imkânı olmayan Türk yazılı ve görüntülü medyasının tarihi yıldızları hakkında ağır ithamlarda bulunuyor ona üzülüyorum.
Son günlerde, fikir yazılarını da "Gazeteci" diye yazmaya başladı..
"Gazeteci Aziz Yıldırım'ın Başkanlığını kendi elleri ile Ali Koç'a teslim etmek istemediğini biliyor." "Beşiktaş kulübünde görev yapan Gazeteci (G büyük harfle, dikkat) olayı şöyle görüyor." Sevgili Reha'nın, kendinden ısrarla ve inatla "Gazeteci" diye söz etmesinin iki sebebi olabilir.. Birincisi, onu "Gazeteci" yerine koymayanlara cevap.. İkincisi.. Bu ülkede kendinden başka "Gazeteci" yok.
Onun altını çizmek..
Bir üçüncü sebep varsa, sen söyle, Reha!..
***
Mehmet Yakup Yılmaz en sevdiğim dostlarımdan. Ayni iki okuldan mezunuz.. Mülkiye ve Yankı!..İstanbul'da iki yıl ayni evde oturduk. Aile gibiyiz.
Erkekçe Dergimiz 150 bin satıp rekorlar kırarken, o ekipte baş yardımcımdı. Daha ne olsun?.
Geçen gün bizden söz etmiş.. İçişleri, Adalet ve Aile bakanlıkları el koydu ya..
Aleyna olayına.. "Yandaş medya, zafer çığlıkları atıyor" demiş. (Hürriyet/ 25 Ekim).
Aradım.. Anlattım..
Yandaş, iktidar yanlısı demek. Yaşı küçük Aleyna'nın içkili yerlere, çalışmayı geç, kapıdan girmesi bile kanunen yasak değil mi?. Bu yasayı yürütmekle görevli kurum, ilgili bakanlar, yani "İktidar" değil mi?. Bu olayı ortaya çıkaran, üç bakanın birden el koymasını sağlayan Sabah nasıl yandaş oluyor da, görmezden gelen, hatta üzerine gitti diye Sabah'ı alaylı alaylı eleştiren sizler muhalif oluyorsunuz?.
Uzun zamandır yemek yemiyoruz Mehmet.. Sıra sende!..
***
Turgay Renklikurt'un köşesinde okudum. (Güneş/ 25 Ekim) Hamza Hamzaoğlu "Benden evvelki dönemlerde Galatasaray'ın transferleri 36 ve 40 milyon euro açıkla kapanmıştı. Benim zamanımda 6 milyon euro kâr edildi. Yani 45 milyon euro kulübün kasasında kaldı.
Yani 10-15 milyon euro birilerinin cebine girmedi. Beni niye yolladılar sanıyorsunuz" demiş.. Nerde demiş?. Bursa'da bir röportajda.. Tıs yok, ne medyada, ne Galatasaray'da..
Oysa itham "Ağır cezalık!."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.