YAZARA MAİL GÖNDER Paris her zaman iyi bir fikir

YAZARLAR

Paris'e çok sık giderim ama hiç Eyfel Kulesi'ne çıkmadım desem inanır mısınız? Benim için Paris, Avenue Montaigne'de bulunan Plaza Athénée Hotel demek. Çünkü burayı gördüğüm an Paris'te olduğumu hissederim

Paris'e ilk defa ilkokuldayken ailecek yapılan bir seyahatle gitmiştim. Hayal meyal hatırladığım ve tam bir turistik gezi olan bu seyahatten geriye bol bol sırıttığım birçok fotoğraf dışında pek bir anı kalmadı. Bu seyahatin ardından çok kereler gittim Paris'e ve her seferinde beni etkisi altına alarak hiç şaşırtmadı. Ünlü bir sözde de dendiği gibi "Paris her zaman iyi bir fikirdir." Eğer benim gibi bir tarih ve sanat meraklısıysanız zaten şu hayatta mutlaka görmeniz gereken bir şehir Paris. Yeni gidenler tabii ki Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi ve d'Orsay Müzesi'ni kesin gezmeli. Bunun yanı sıra daha da derin bir sanat turu planlayanlara tavsiyelerim Rodin Müzesi ve Cluny Müzesi. Bunca yıldır Eyfel Kulesi'ne hiç çıkmadım desem şaşırır mısınız, bilemem. Ünlü Fransız şair Guy de Maupassant'ın hikayesini bilirsiniz belki. Ben kısaca hatırlatayım. Şair Eyfel Kulesi'ni bir demir yığını ve zevksizlik abidesi olarak tanımlamasına rağmen akşam yemeklerini kulenin ikinci katında yer alan Jules Verne restoranında yermiş. Kendisine neden böyle yaptığı sorulunca ise cevabı "Koskoca Paris'te bu iğrenç yapıyı görmeden yemek yiyebileceğim tek yer burası" olmuş. Benimki tabii ki böyle bir tiksinme duygusu değil. Galiba ben gittiğim bir şehirde o şehrin sembolü olan, uzun yıllardır her yerde görüp de evimizin önündeymişçesine benimsediğimiz yapılara ilgimi kaybediyorum. Pisa Kulesi, Özgürlük Heykeli gibi yapılar da hiç ilgimi çekmedi. Onlar yerine bana o şehri anlatan daha az sembolik bir şey buluyorum sanırım. Paris için bulduğum bu sembolik yer ise Avenue Montaigne'de bulunan Plaza Athenee Hotel. Biliyorum özellikle de Sex and the City'de bol bol göründükten sonra o da artık Paris'in simgesel yapılarından biri oldu. Ama hâlâ bina, gördüğüm an Paris'te olduğumu hissetmeme neden oluyor. Zaten otelin bulunduğu Avenue Montaigne en havalı markaların dizili olduğu bir alışveriş caddesi. Ama birçok alışveriş caddesine göre o kadar dingin ki caddeden asalet aktığını söylesem çok da abartmış olmam. Hazır Avenue Montaigne'den bahsetmişken hemen lezzetli yerlere dalalım. Bu cadde üzerindeki favori mekanım L'Avenue. Özellikle öğle yemekleri için harika bir yer olan restoranın menüsü elbette klasik Fransız mutfağından oluşuyor. Ama birkaç çeşit de İtalyan mutfağı seçeneği bulabilirsiniz. Groupe Costes adlı turizm grubuna ait olan L'Avenue'yle aynı menüye sahip aynı grup restoranlarından Hotel Costes'un restoranı da özellikle ambiyansı nedeniyle akşam yemeği için tavsiye edeceğim bir yer. Kahvaltıda ise mutlaka uğradığım yer Cafe de Flore. Saint Germain'de bulunan bu şirin kafede vitrin önüne oturup gelen geçeni izleyerek kahve yudumlamak nedendir bilinmez çok keyifli. Tabii yanına bir kruvasan bir de omlet yemezseniz lezzeti kaçırırsınız. Eğer Flore'da yer bulamazsanız hemen yanındaki Les deux Magots da yine sevdiğim kafelerden biri. Aynı cadde üzerindeki Ralph's Restaurant ise eşsiz bir öğle yemeği adresi. Bu restoran ünlü Amerikalı tasarımcı Ralph Laurent'e ait. Fransa'ya gelmişim niye Amerikan restoranına gideyim demeyin bir öğlenden bir şey olmaz. Ben zaten Fransız mutfağını çok sevemediğim için bana Ralph's'de bir öğün şahane geliyor. Eh bir Amerikan restoranı olarak hamburgeri tabii ki enfes. Ama yine hamburger konusunda iddialı olan bir diğer yer de Ferdi. İsmiyle de bize yakın olan restoranda harika burger yemek garanti. Ama Ralph's'in ambiyansı kesinlikle favorim. Üstelik yemek sonrasında Paris'in en şık mağazalarından biri olan Ralph Lauren mağazasını da gezebilirsiniz. Bu arada hazır mağazalardan bahsetmişken mutlaka uğranması gereken bir mağaza ismi vermeden de geçemeyeceğim. St. Honore'de bulunan ve bence konsept mağazaların tüm dünyadaki en iyilerinden olan Colette'e uğramayı ihmal etmeyin. Alışveriş yapmasam bile keyifli vakit geçirmek ve trendleri takip etmek için girdiğim mağazaya dünyaca ünlü tüm şarkıcı ve oyuncular neredeyse birer kez gelmiş. Şans bu ya bir anda mağazada Pharrell'le karşılaşırsanız fena mı olur?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.