YAZARA MAİL GÖNDER Faiz lobisi bedel ödemeyecek mi?

YAZARLAR

Dün IMF dünya büyüme hızını bu yıl için 0.3 puan düşürerek 2.9 seviyesine geriletti. Tabii büyümenin gerilemesi faiz lobisinin kazançlarını azaltmıyor. Tam aksine çoğaltıyor. Neden lobinin kazançlarını çoğaltıyor şimdi buna bakalım.
Amerikan yatırım bankası Lehman Brothers'ın batışının ardından tam beş yıl geçti. Ama küresel finansal sistemde şeffaflık sağlanamadı ve finansal riskleri azaltıcı düzenlemeler bir türlü yapılamadı. Ve Avrupa'da hâlâ 27 milyon işsiz var.
ABD'de 22 milyon insan tam zamanlı iş bulamıyor.
Peki kriz sonrasında hiçbir şey yapılmadı mı sorunları çözmek için? Yapıldı. Avrupa ve ABD'de bankalara ve finans kuruluşlarına devlet bol keseden para dağıttı.
Tezgâh üstü işlemler arttı. Böylece kayıtsız işlem gören türev ürünler çoğaldı. İşte bu türden gelişmelerin ardından, dün ünlü iktisatçı Joseph Stiglitz "Five Years in Limbo" başlıklı makalesini Project Syndicate'te yayınladı. Stiglitz makalesinde krizin ardından geçen beş yılda faiz lobisinin kredi kartlarıyla halkı soymaya devam ettiğini söylüyor. Düşük gelirlilerden düşük faizle toplanan mevduatlar, yine onlara çok yüksek faiz ve komisyonlarla kredi kartları aracılığıyla döndürülüyor. Böylece piyasaya hâkim olan bankalar dargelirlileri yağmalıyorlar. Yine konut kredilerini devlet, yüzde 90 oranında garanti etmesine rağmen ortada rekabetçi faizler yok. Hâlâ bankaların kendi aralarında anlaşıp belirlediği yüksek faizler konut kredilerinde geçerliliğini koruyor. Bankalarda kara para aklama ve piyasa manipülasyonları küçük cezalarla geçiştirilerek sistemin eskisi gibi sürdürülmesi sağlanıyor. Ve kredi derecelendirme kuruluşları neden oldukları zararların bedelini ödemediklerinden, firmaların ödemeye hazır oldukları paraya göre istenen notları veriyorlar.
Bütün bunların yanında firmalar kurtarma fonlarından aldıkları sıfır faizli ödünçleri yüksek faizle tekrar devlet tahviline yatırıp haksız kazanç elde ediyor.
Gelelim 2008 krizinin maliyetine.
Krize neden olan finans kesiminin Avrupa ve ABD'ye verdiği zarar 5 trilyon doları buluyor.
Bu maliyeti ülke halkları yükleniyor.
İşte Yunanistan ve İspanya'da işsizlik yüzde 25'in üzerinde, genç işsizlik ise yüzde 50'lerde seyrediyor. Bütün bunlar yaşanırken peki bankalar ne durumda? Banka kârları hızla çoğalıyor. Bu nedenle elde edilen yüksek kazançlar özel partiler verilerek kutlanıyor. Oysa 5 trilyon dolarlık maliyet halkın üzerine yüklendi. Bedeli dargelirliler ödüyor.
Peki Türkiye'de neler yaşanıyor? Hatırlayın vatandaşın mevduatını düşük faizle toplayıp tüketici kredisini yüksek faizle vermek için aralarında anlaşan 12 bankaya hiçbir şey yapılmadı hâlâ. Onların kârları da Stiglitz'in belirttiği gibi hızla çoğalıyor.
Şimdi şu soru akla geliyor: 28 Şubat darbesine destek verdikleri için bankaları hortumlayanlar, haksız yüksek faizle vatandaşı soyanlar, haksız faize güzelleme yapanlar bunun bedelini ödemeyecek mi? Herhalde ödeyecekler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.