YAZARA MAİL GÖNDER Gülben Ergen niye makas yedi?

YAZARLAR

Başbakan katıldığı canlı yayınlarda, verdiği röportajlarda zaman zaman anlatır özel anılarını ama hiçbir zaman bu kadar derinlere inmemişti. İlk kez Beyaz TV'de yaptı bunu. Bu yazıyı yazmadan sosyal medyada yapılan yorumlara göz attım. Bazılarına göre -ki bunların çoğu muhalif olanlar- çok çok ilginç, süper denilecek bir hikâyesi yokmuş Erdoğan'ın.
Şaşıracaklar belki ama böyle düşünenlere yüzde yüz katılıyorum. Evet, gerçekten de öyle! Anlattığı hikâyeler çok uzak değil.
Çoğumuzun sahip olduğu o bildik hikâyeler.
Yoksul geçen bir çocukluk, disiplinli ama sevgi dolu bir baba, gariban kendi halinde bir anne, sokaklarda simit ve su satarak para kazanmaya gayret eden bir çocuk, sıkıntılarla geçen okul yılları filan bu ülke topraklarında her 10 kişiden 8'inin sahip olduğu hikâyelerin değişik halleri...
Dinleyince anlattıklarını... "Bizden biri" diyor insan, "Bizim gibi bir insan işte!" hissine kapılıyor. Sanki anlatan Başbakan değil de, komşunun oğlu Tayyip Ağabey...
Programı izlerken hep bunu düşündüm. Sonra Erdoğan'la geçmişteki Başbakanların hikâyesini kıyasladım.
Mesela o gün canlı yayında onun yerine, hemşerisi Mesut Yılmaz olsaydı. Ya da Tansu Çiller... Nasıl olurdu acaba hissiyatımız? Onların anlatacağı hikâyelerde de çoğunluğumuz yine aynı hisse kapılır mıydık? Olabilir miydi? Mümkün değildi! Çünkü hangisi bu kadar yoksul bir çocukluk geçirmiştir ki? Hangisi sokakta simit ya da su satarak ailesinin ekonomisine katkı sunmaya çalışmıştır ki? Ya da hangisi dindar olduğu için bu kadar hırpalanmıştır ki? Az çok onların hikâyelerini de biliyoruz.
Hep bir zenginlik vardır anlattıklarında. Filanca aileden, filancanın çocuğudur onlar. Ve çoğu filanca ünlü kolejde okumuştur ve ABD ya da Almanya'da filanca üniversitede eğitim almıştır. Evet. Erdoğan onların zenginliklerinin, farklılıklarının hiçbirine sahip değil. Onun tek zenginliği içerden biri olması. İçten olması. Ve işte sırf bu yüzden de 3 dönemdir tek başına iktidar. İşte her iki kişiden biri bunun için oy veriyor ona. "Çünkü beni ancak o temsil ediyor" diyor. "Zengin, sükseli bir eğitim geçmişi yok ama karizması var! Kudreti var ve beni samimiyetle anlayabilecek, benimki gibi bir geçmişi var" diyor.
Bu arada Beyaz TV'yi de kutluyorum.
Kimse kıvırmasın, kem küm etmesin lütfen!
Bence bütün TV'leri kıskandıracak bir işe imza attılar. Birçok televizyoncunun yapmak isteyip de yapamadığı müthiş bir iş çıkardılar. Müthişlikten kastım tabii ki Erdoğan'ın hikâyesini belgesele dökmek filan değil. Bunu herkes, hepimiz yapabilirdik.
Kastım Erdoğan'ı yayına alıp bizzat kendi ağzından ona hikâyelerini anlattırılabilmiş olmaktır. Bu yazıyı yazmadan önce Beyaz TV'nin Genel Koordinatörü Osman'ı (Gökçek) aradım tebrik etmek için. Uzun uzun anlattı projesini.
"Televizyonun yöneticiliğine getirildiğimde en büyük hayalim bunu yapmaktı" diyor. Hazır yakalamışken tabii belgeselle ilgili epeyce bir spekülasyona neden olan Gülben Ergen meselesini de sordum. İddiaya göre Gezi Olaylarına destek verdi diye çıkarılmıştı belgeselden Ergen. Osman gülüyor. Çünkü olay hiç de iddia edildiği gibi değil.
Ergen'in makaslandığı doğru ama bunun Gezi Olayları ile bağlantılandırılması külliyen yalan! Belgeselden çıkarılmasının tek nedeni Ergen'in içeriğine uygun konuşmamaktaki ısrarcılığı! Diğer ünlülerden istedikleri gibi kendisinden de Başbakanla ilgili bir anısını anlatmasını veya onunla ilgili yorum yapmasını istemişler... O ise "Hayır ben onu yapmayacağım ve üstlendiğim sosyal sorumluluk projeleri ile ilgili soru soracağım" demiş. "Olmaz, istediğimiz konsepte uygun değil" şeklinde uyarmış çekimi yapanlar ama Gülben Hanım inadından vazgeçmemiş. Sonradan kayıt yapımcıların önüne gidince de makası yemiş tabii haklı olarak.
Olay bundan ibaret değerli okurlarım ama bazıları illa öküz altında buzağı arayacak ya! Saçma sapan gerekçelerle ortalığı ha bire bulandırmaya çalışıyorlar günlerdir. Eğer sebep gerçekten Gezi filan olsaydı ilk makası Kenan İmirzalioğlu yerdi! Çünkü bizzat gösterilere katılan ve Gezi protestocularına destek veren oydu, Ergen değil!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.