YAZARA MAİL GÖNDER HSYK seçimi Köşk seçiminden daha mühimdir!

YAZARLAR

Toplumun büyük kesimi önümüzdeki en mühim seçimin Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu düşünüyor. Oysa değil! En mühim seçim Köşk'e oturacak kişiyi belirledikten kısa bir süre sonra yapılacak HSYK (Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu) seçimidir. Bakın uyarıyorum; Eğer Türkiye bu seçimde Sakalsız'ın Maklubesever hâkim ve savcılarının karşısında yenik düşerse büyük kayıplar verilir. Emin olun bugüne kadar verilen mücadele olduğu gibi çöpe gider.
Aylardır yazıyorum "Bunların karargâhı ne İçişleri Bakanlığı, ne de başka bir kamu kuruluşu. Bunların karargâhı yargıyı parmağının ucunda dilediği gibi oynatan HSYK" diye... Böyle diyorum çünkü öbür taraflarda çerezlik işler yapılıyor. Derdimi tam anlamanız için bir örnek vereyim: Mesela Hanefi Avcı olayı. Evet adamcağıza kumpası kuran kendi meslektaşlarıydı. Yani Emniyet içindeki paralel çeteciler. Onlar teknik olarak NAKAVT olması yönünde bütün hazırlıkları yaptılar. Evvelden solcuların düşmanı olarak bilinen, mütedeyyin, namazında niyazında bir adamı komünist yapıp Devrimci Karargâh Örgütü üyesi gösterebilmek için kırk bin sahte delil ürettiler. Sonra da hazırladıkları o belgeler, kasetler, görüntülerle HSYK'daki Maklubeci abi ve ablalara gidip "İşte size et, pirinç, yağ, su, tuz! Şimdi maklubeyi pişirin!" dediler. Onlar da üzerlerine düşeni yaptılar. Adaletin gerçekten gözlerini oyup Avcı'yı derdest edip hapse tıktılar. İşte karargâh demem benim bu kurula bu yüzden. Muhakeme edin. Eğer Emniyet'teki o kirliliğe dur diyebilecek bir yargı olsa idi Türkiye'de bugün Hanefi Avcı tutuklu olur muydu? İlker Başbuğ onca zaman hapis yatar mıydı? Ve daha yüzlercesi...
İnfaz kararını veren polis değil biliyorsunuz. Polis topu gol atması için ortalayıp pas atan oyuncu ise yargı da o topu gole çeviren oyuncudur. Emin olun son yıllarda Türkiye demokrasisine, adaletine, yargının bağımsızlığına golü atan tek bir kurum vardır, o da HSYK'dır! Bir davanın hangi mahkemeye, savcıya, hâkime teslim edileceğine çünkü onlar karar verir. Eğer olay sıradan bir olaysa kendi başına yol alır ama değilse, Maklubeci HSYK üyeleri sayesinde dantel gibi ilmek ilmek işlenerek Sakalsız'ın emri doğrultusunda istenen sonuca varılır.
Özetle... Ben gerçekten HSYK seçimini Cumhurbaşkanlığı seçiminden daha çok önemsiyorum. Tavsiyem siz de öyle yapın. Kusura bakılmasın ama benim için Köşk'e kimin oturacağından çok o Köşk'ün bile altını istediği teknik yöntemlerle oyup, istediği şekilde NAKAVT edebilecek güce sahip yargının bağımsız insanların hâkimiyetinde olmasıdır. Bu dediğimin olmadığı bir Türkiye'de hiç kimsenin, hiçbirimizin (Sakalsız ve çetesinin güdümünde olanlar hariç tabii) nakavt olmama garantisi yok! Deyin ki ilk turda o koltuğa Tayyip Erdoğan güle oynaya oturdu. Ancak ekimde yapılacak HSYK seçimi bir kez daha Maklubeciler'in zaferiyle sonuçlandı. N'olur biliyor musunuz sonrasında? Düşünmek bile istemiyorum. Düşününce çünkü kafayı yiyorum. O yüzden de buradan ülkesinin geleceğini Sakalsız ve Çetesi'nin hegemonyasına bırakmak istemeyen bütün insanlara sesleniyorum; "Lütfen HSYK seçimini takip edin ve olabildiğince kamuoyu oluşturun bu konuda!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.