YAZARA MAİL GÖNDER "Cemaat kendi Alevisini yarattı!" (1)

YAZARLAR

Geçtiğimiz haftalarda gazetemizin istihbarat müdürü Abdurrahman Şimşek ve ekibi çok kritik bir habere imza attı. Yoğun gündem üzerine bir de 1 haftalık izin kullanınca bu meseleyle ilgili yorumumu ve artı bildiklerimi aktaramadım sizlere.
Öncelikle hepinizden arşive girip Şimşek imzalı "Alevilerden sorumlu imam 007" başlıklı haberi okumanızı salık veriyorum (http:// www.sabah. com.tr/ Gundem/2014/08/25/ iste-alevilerden-sorumlu- imam-007) Pensilvanya'da konuşlu Sakalsız'ın Alevilerle Cemaatin yakınlaşması ve örgütlü bir birliktelik oluşması için görevlendirdiği sorumlu imam Süleyman Uysal'ı bir cemaat projesi olan Muharrem İftarları davetlerinden uzaktan da olsa tanıyanlardanım.
Dün bu yazıyı yazmadan evvel bu iftarların düzenlenmesine katkıda bulunanlardan işadamı Zeynel Abidin Erdem'i aradım. Erdem'in Uysal'ı çok yakından tanıdığını bildiğim için ondan da bilgi almak istedim. Uysal'la ilgili öncelikle merak ettiğim şey Alevi kökenli olup olmadığıydı. Erdem'in yanıtını aynen aktarıyorum sizlere:
"Adnan Polat aracılığı ile tanıdım kendisini. Sivas kökenli ve çok has ve dürüst bir Alevidir." Yanıt bu olunca tabii kendi bildiklerimden hareketle Erdem'e itirazımı dile getirdim ve Uysal'ın Alevilikle uzaktan yakından alakası olmadığını söyledim.
Tabii adamcağız inanmış Uysal'ın kendisine aktardıklarına ve o da bu yüzden inatlaştı benimle. Haklı olduğunu ispat için de Cem Vakfı eski İzmir Şube Başkanı Dede Ali İhsan Şahin'i aradı diğer telefondan. Ona sordu.
Ve aldığı cevap karşısında da neye uğradığını şaşırdı doğal olarak. Çünkü Dede Şahin "O adamın Alevilikle uzaktan yakından alakası yoktur Zeynel Bey! Uysal kendisini Alevi gibi tanıtıp Alevilerin içine sızan ve Cemaat'in Alevilerini yaratmak için görevlendirilmiş bir kimse" dedi.
Neyse uzatmayayım... Zeynel Bey aldığı yanıtla şok yaşamaya devam ederken ben hemen baktım ki maden gibi adam; Dede Şahin'in telefon numarasını alıp onu aradım.
Ve "Bir dokun, bin ah işit misali" bir durumla karşı karşıya kaldığımı gördüm.
Düğmesine basılmış makine gibi konuşmaya başladı Süleyman Uysal hakkında Ali İhsan Dede:
"3 yıl evvel geldi bize. Ben o tarihlerde Cem Vakfı İzmir Şube Başkanı idim. Kendisinin Tunceli kökenli olduğunu ve Fethullah Gülen'le çok yakın olduğunu ve selamlarını ilettiğini falan söyledi. 'Hocaefendi Alevileri çok sever.
Alevilerle ilgili çok güzel vaazları vardır.
Der ki; Gelin birlikte bir şeyler yapalım.
Ortak projelere imza atalım
' filan. Allah biliyor önce iyi niyetli sandık. Bu yüzden de uzattığı eli havada bırakmadık; ancak zaman geçtikçe Uysal'ın niyetinin hiç de iyi olmadığını, tek amacının Cemaat'in kendi Alevisini yaratma projesine köprü rolü üstlendiğini gördük. Hemen tavrımızı koyduk ve Uysal'ı bize refere eden Cem Vakfı Başkanı Profesör İzzettin Doğan'a düşüncelerimizi ilettik. Ancak Hoca bizim görüşlerimizin yanlış olduğunu savunup Gülen Cemaati ile birlikte hareket edeceği konusunda kararlılığını ortaya koydu.
Biz de bunun üzerine açık açık bu yapıyla yol yürümek istediğini söyleyen İzzettin Hoca'ya restimizi çekip 6011 üyeyle vakıftan ayrıldık ve kendi derneğimizi kurduk.
Sonradan bu restin üzerine bu yapının başıma çorap örmek için harekete geçtiklerini Star gazetesinin haberi ile öğrendim. Meğer bu yapıyı reddettiğim için dinlemeye alınmışım.
Dinlenen 17 kanaat önderinden biri de bendim. Tam 2 yıl boyunca 'örgüt üyesi' iddiasıyla dinlemişler bendenizi. Allah'tan 17 Aralık yaşandı. Bunlar eğer o gün hükümeti devirmek için o darbe girişiminde bulunmamış olsalardı eminim şu anda ben de bir cezaevinin hücresinde 'örgüt üyesi değilim' diye kendimi anlatmaya çalışıyordum!"
Yarın bu konuya devam edeceğim... Size anlatacağım daha çoook şey var. Ayrılmayın sakın bir yere!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.