X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "2013 Su dayanışması yılı'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"2013 Su dayanışması yılı'

  • Giriş Tarihi: 21.3.2013 15:53

Birleşmiş Milletler, 2013 yılını 'Su Dayanışması Yılı' ilan etti.

Su dayanışmasının öneminin vurgulandığı bu yılda, 'Dünya Su Günü' olan 22 Mart'ın konusu da 'Su Dayanışması' olarak belirlendi.
Dünya Su Günü nedeniyle TEMA Vakfı tarafından yapılan açıklamada, bu önemli günde Türkiye olarak gittikçe azalan ve bozulan su varlığına dikkat çekerek, suyun ''kullanılacak bir kaynak'' değil, ''korunması gereken bir varlık'' olduğunun altını çizdi. Vakıf, var olan kanun ve yönetmeliklerin su varlığını korumak için yeterli olmadığını vurgularken, öncelikle suyu korumayı ondan sonra geliştirmeyi hedefleyen bir ''Su Kanunu''nun gerekliliğine dikkat çekti.

Dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının su kıtlığından etkilenirken, 2025'e gelindiğinde 1.8 milyar insanın su kıtlığı çekilen bölgelerde yaşaması ve nüfusun üçte ikisinin su kıtlığı tehdidi ile karşı karşıya kalmasının beklendiği ifade edilen açıklamada, ''Küresel su varlığımızın, iklim değişikliği, kontrolsüz su tüketimi gibi sebeplerle tehdit altında olduğu bir gelecek, özellikle su zengini olmayan Türkiye gibi ülkeleri yakından etkileyecek. TEMA Vakfı, suyu hayat-hak-varlık üçgeninde konumlandırıyor. Suyun ticari bir mal gibi görünmesine karşı çıkıyor, doğal varlıkların tümünün korunarak yönetilmesine odaklanıyor. Ayrıca, suya ulaşma hakkının temel ve yaşamsal bir hak olduğunun altını çiziyor. Vakıf, 22 Mart Dünya Su Günü'nde Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını hatırlatıyor ve bu sebeple suyu kullanılacak bir kaynak olarak görmekten vazgeçilip; suyun korunup, geliştirilmesi gereken bir varlık olduğunun kanunlarla kabul edilmesini savunuyor'' denildi.

Açıklamada, ''Çünkü Türkiye coğrafyasına düşen yağışın (501 milyar metreküp) ancak üçte biri akışa geçiyor (186 milyar metreküp), akışa geçen suyun ise ancak yarısı (95 milyar metreküp) kullanılabilir forma dönüşüyor. Ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı yaklaşık yıllık 3500 metreküp ile dünya ortalamasının yarısı düzeyinde. Ayrıca, İklim değişikliği raporlarına göre Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli şekilde yaşayacak ülkelerden birisi. Bu etkiler arasında, TEMA Vakfı'nın 20 yıldır Türkiye Çöl Olmasın sloganıyla dikkat çektiği erozyon, çölleşme ve kuraklık ön sıralarda yer alıyor'' ifadelerine yer verildi.

''Ne yazık ki, su varlığımız şimdiye kadar yeterince geliştirilemediği gibi, sularımızı korumayı da başaramadık'' denilen açıklamada, bütün bu koşullar nedeniyle; şimdilerde yılda 1.500 metreküp düzeyinde olan kişi başına kullanılabilir su miktarının, 100 milyon nüfuslu bir Türkiye'de 100 metreküpe düşeceği, daha da kötüsü, dünyada su kıtlığıyla yüz yüze olan insan sayısının bu dönemde 3 milyarı geçeceği bildirildi.

TEMA Vakfı'nın açıklamasında, ''Durumun ciddiyetine rağmen halen suyu yöneten tek bir çerçeve kanunumuz bulunmuyor. Başta Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DSİ, büyükşehir belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri olmak üzere suyun yönetiminden sorumlu çok sayıda kurum ve 40'ı aşkın yasal düzenleme var. Su yönetimindeki bu çok başlılığa son verecek; tüm canlıların su ihtiyacına saygı duyan, insanların yeterli ve temiz suya erişim hakkını güvence altına alan bir su kanununa ihtiyacımız var'' denildi.

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nu hazırlamış olan TEMA Vakfı'nın, su varlığının korunarak yönetimi amacıyla bir kanun tasarı taslağı hazırladığı da vurgulanan açıklamada, TEMA Vakfı olarak, ekosistemlerin su hakkı ve toplumun kaliteli ve yeterli suya erişim hakkını temel alan bir su kanunu çıkartılması gerektiğini savundukları, bu yöndeki çabalara kamu kesimi, sivil toplum ve medya tarafından destek verilmesi çağrısında bulundukları da kaydedildi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.