Oluşturma Tarihi 25 Şubat 2026 09:20
Lübnan'da yaklaşık 280 tonluk ve 45 milyar dolar değerindeki rezerv, kısa vadede likidite sağlayabilecek bir kaynak olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, bu adımın uzun vadeli mali riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor.
2019'dan bu yana Lübnan lirası yüzde 90'ın üzerinde değer kaybederken, bankalardaki döviz hesaplarına erişim büyük ölçüde kısıtlandı. Ülkede hiperenflasyon, artan işsizlik ve aksayan kamu hizmetleri ekonomik tabloyu ağırlaştırdı. Birçok uluslararası değerlendirmede ülke fiilen iflas etmiş ekonomiler arasında gösteriliyor.
280 TONLUK REZERV MASADA
Banque du Liban (BDL) yaklaşık 280 ton altın rezervine sahip. Bu miktar, ülkeyi bölgede Suudi Arabistan'ın ardından ikinci sıraya taşıyor. Altın rezervleri uzun yıllardır Lübnan'ın en önemli finansal güvencesi olarak kabul ediliyor.
KISA VADELİ NAKİT, UZUN VADELİ RİSK
Bazı siyasetçi ve finans çevreleri, altın satışının kamu maaşları ve dış borç ödemeleri için geçici bir rahatlama sağlayabileceğini savunuyor. Ancak ekonomistler, rezerv kaybının finansal güveni zedeleyebileceği, kredi notunu daha da baskılayabileceği ve ülkenin kırılganlığını artırabileceği görüşünde.
Öte yandan 1986 tarihli yasa uyarınca altın satışının parlamentonun özel onayına tabi olması süreci siyasi açıdan da karmaşık hale getiriyor. Kulislere göre olası bir satış, Uluslararası Para Fonu ile yürütülebilecek bir destek programı çerçevesinde gündeme gelebilir.
Maliye yetkilileri ise altının stratejik bir kamu varlığı olduğuna dikkat çekerek, olası bir kararın kamu yararı gözetilerek alınması gerektiğini vurguluyor.
Ekonomik krizle boğuşan Lübnan'da hükümet, yaklaşık 280 tonluk altın rezervinin bir bölümünü satarak nakit yaratma seçeneğini değerlendiriyor. Uzmanlar, olası satışın kısa vadede rahatlama sağlasa da uzun vadede finansal riskleri artırabileceği uyarısında bulunuyor.