Oluşturma Tarihi 20 Mayıs 2026 09:11
ABD'nin 30 yıllık tahvil getirisi salı günü 7 baz puan yükselerek yüzde 5,20 seviyesine ulaştı. Bu oran, en son 2007 yılında küresel finans krizinin hemen öncesinde görülmüştü. Benzer şekilde Avrupa ve Japonya tahvil piyasalarında da satışların hız kazandığı gözlendi.
Morningstar stratejistlerinden Liz Templeton, piyasanın uzun süre yüksek faiz ortamının devam edeceğini fiyatladığını belirterek, özellikle uzun vadeli tahvillerdeki hareketlerin Fed politikası, enerji fiyatları kaynaklı maliyet baskıları ve artan Hazine tahvili ihraçlarına yönelik belirsizliklerden kaynaklandığını ifade etti.
Tahvil faizlerindeki yükselişin, şimdiye kadar dirençli görünümünü koruyan ABD ekonomisini yavaşlatabileceği değerlendiriliyor. Artan getirilerin konut kredileri ve şirketlerin borçlanma maliyetlerini yükseltmesi beklenirken, ABD yönetiminin yeni politika adımları atıp atmayacağı da piyasaların yakın takibinde bulunuyor.
Özellikle 5 ve 10 yıllık tahvil vadeli işlemlerinde yoğun hareketlilik yaşanırken, New York sabah seansında 10 yıllık kontratlardaki işlem hacmi son dönem ortalamalarının yaklaşık iki katına çıktı.
Piyasalardaki değişen beklentiler, Fed'in yeni başkanı olması beklenen Kevin Warsh'a yönelik belirsizlikleri de artırdı. Yatırımcılar artık Fed'in bir sonraki adımının faiz indirimi değil, yıl sonuna doğru gelebilecek olası bir faiz artışı olabileceğini fiyatlıyor. İran savaşı öncesinde ise piyasalarda 2026 yılı içinde üç faiz indirimi beklentisi öne çıkıyordu.
ING Kıdemli Faiz Stratejisti Benjamin Schroeder, yatırımcıların enerji fiyatlarındaki yükselişin geçici olmayabileceğinden endişe ettiğini belirterek, piyasanın giderek daha net şekilde faiz artırımı senaryosuna yöneldiğini söyledi.
Barclays ve Citigroup stratejistleri ise müşterilerini, ABD 30 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5,5 seviyesini aşabileceği konusunda uyardı. BlackRock araştırma birimi de yatırımcılara gelişmiş ülke devlet tahvillerindeki pozisyonlarını azaltarak hisse senetlerine yönelmeleri tavsiyesinde bulundu.
Barclays Küresel Araştırma Başkanı Ajay Rajadhyaksha, borç yükünün ekonomik büyümeden daha hızlı arttığını, enflasyon risklerinin güçlendiğini ve mali reform konusunda siyasi iradenin zayıf kaldığını belirterek uzun vadeli tahviller için cazip bir görünüm oluşmadığını ifade etti.