AB’de nükleer enerji konusunda görüş ayrılığı: Stratejik hata

Avrupa Birliği (AB), küresel enerji krizi ve Orta Doğu'daki savaşın enerji fiyatları üzerindeki baskısıyla rotasını yeniden nükleer enerjiye çevirirken, üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları dikkati çekiyor.

AA

Oluşturma Tarihi 11 Mart 2026 11:15

Paris'te düzenlenen 2026 Nükleer Enerji Zirvesi'nde, AB ve Fransa küçük modüler reaktör (SMR) teknolojisiyle nükleer yarışın başladığını ilan ederken, Almanya, bu stratejiyi "geriye dönük ve verimsiz" bularak sert bir dille reddetti.

Söz konusu zirvede, AB ve Fransa, SMR teknolojisine yönelik devasa yatırım ve genişleme planlarını kamuoyuna duyurdu.

Zirveye katılan 40'tan fazla ülke ve uluslararası kuruluş temsilcisine seslenen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, nükleer enerjinin küresel çapta yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Macron, "Nükleer enerji ilerleme, refah ve bağımsızlığın kaynağıdır." diyerek, COP28'de alınan "küresel nükleer kapasiteyi 2050'ye kadar üç katına çıkarma" hedefine sadık olduklarını belirtti.

"NÜKLEERDEN ÇIKIŞ STRATEJİK BİR HATAYDI"

Zirvede en dikkat çekici açıklama AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'den geldi. Von der Leyen, Avrupa'nın düşük emisyonlu ve güvenilir bir enerji kaynağı olan nükleer güce sırtını dönmesini "stratejik bir hata" olarak tanımladı. Orta Doğu'daki savaş nedeniyle tırmanan enerji fiyatlarını sert bir uyarı olarak nitelendiren von der Leyen, "Dünya genelinde nükleer enerjiye dönüş yaşanıyor ve Avrupa bunun bir parçası olmak istiyor." ifadelerini kullandı.

Von der Leyen, Avrupa'nın yerli enerji kaynaklarının nükleer ve yenilenebilir olduğunu belirterek, doğru adımların atılması halinde bunların bağımsızlığın, tedarik güvenliğinin ve rekabet gücünün garantisi olabileceğini söyledi.

Avrupa'nın özellikle son 10 yılda enerji konusunda ciddi ilerleme kaydettiğini savunan von der Leyen, güneş ve rüzgar enerjisinin enerji karışımında fosil yakıtların yerini aldığını anlattı.

Von der Leyen, "Ne yazık ki nükleer enerji hikayesi farklı. 1990'da Avrupa'nın elektriğinin üçte biri nükleer enerjiden gelirken bugün bu oran sadece yüzde 15 civarında. Nükleer enerjinin payındaki bu azalma bir tercihti. Bence Avrupa'nın güvenilir, uygun fiyatlı ve düşük emisyonlu bir enerji kaynağına sırtını dönmesi stratejik bir hataydı." ifadelerini kullandı.

Bu durumun değişmesi gerektiğine dikkati çeken von der Leyen, nükleer ve yenilenebilir enerjinin kilit rolü olduğunu ve birlikte çalışmaları gerektiğini anlattı.

MİNİ REAKTÖRLER İÇİN 200 MİLYON AVROLUK GARANTİ

Bu kapsamda, teknolojik yarışın başladığını belirten von der Leyen, "InvestEU" programı aracılığıyla yeni nesil SMR projelerine 200 milyon avroluk garanti sağlandığını duyurdu.

Genellikle 300 megavata kadar kapasiteye sahip olan bu reaktörlerin, endüstriyel olarak önceden üretilebilmesi ve ihtiyaca göre birleştirilebilmesi hedefleniyor.

AB, karbon emisyon ticaretinden elde edilen gelirlerle finanse edilen bu fonla, 2030'a kadar ilk yerli reaktörleri piyasaya sürmeyi amaçlıyor.

AB İÇİNDE NÜKLEER ENERJİ KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI

Nükleer enerji politikası, AB üye devletleri arasında derin bir görüş ayrılığına neden oluyor.

Fransa liderliğindeki İtalya, Polonya ve Macaristan'ın da dahil olduğu 16 ülke nükleer enerjiyi savunurken, Almanya, Avusturya ve İspanya'nın başını çektiği grup bu genişlemeye karşı çıkıyor.

Almanya Çevre Bakanı Carsten Schneider, AB Komisyonu'nun nükleer enerjiyi canlandırma ve "mini reaktörleri" destekleme planlarını sert bir dille eleştirdi.

"Nükleer bir hayale tutunmak yerine, rüzgar ve güneş gibi daha güvenli ve ucuz alternatiflere odaklanıyoruz." ifadesini kullanan Schneider, küçük reaktörlerin "tehlikeli, verimsiz ve pahalı" olduğunu savunarak AB Komisyonu tarafından sunulan stratejiyi eleştirdi.

Riskli bir teknolojinin 75 yıl sonra bile devlet sübvansiyonlarına ihtiyaç duymasının "düşündürücü" olduğunu belirten Schneider, "Daha iyi alternatifler uzun zamandır mevcutken, yeni ve riskli reaktörlere daha fazla vergi mükellefi parası harcanmasını doğru bulmuyorum." ifadelerini kullandı.

SMR teknolojisinin uzun yıllardır yaygınlaşamadığına dikkati çeken Schneider, santraller küçülse de nükleer atık ve güvenlik gibi temel sorunların daha da artacağını savundu.

Schneider, rüzgar ve güneşten elde edilen temiz enerjinin daha ucuz olduğunu belirterek, bu kaynakların uzun süredir enerji dönüşümünü başarıyla yönlendirdiğini ve radyoaktif atık üretmediğini vurguladı.

Almanya'nın daha güvenli ve erişilebilir alternatiflere odaklandığını aktaran Schneider, nükleer enerjiden çıkış sürecinin ülkeyi belirgin şekilde daha güvenli hale getirdiğini savundu.

YÜKSEK MALİYET VE TEKNİK ZORLUKLAR MASADA

Nükleer yatırımların önündeki en büyük engelin yüksek maliyetler ve inşa sürecindeki gecikmeler olduğu belirtiliyor.

Fransa'da geçen yıl faaliyete geçen Flamanville reaktörünün maliyetinin 3 milyar avrodan 13 milyar avroya çıkması ve inşaat süresinin 5 yıldan 17 yıla uzaması, bu zorlukların en somut örneği olarak gösteriliyor.

Macron, nükleer enerji projelerinin de hidrojen veya batarya projeleri gibi "Ortak Avrupa Çıkarı için Önemli Projeler (IPCEI)" kapsamına alınmasını ve devlet yardımlarıyla desteklenmesini talep ediyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
14.049,7900 Değişim 228,34 Son veri saati:
Düşük 13842,77 Yüksek 14071,11
Açılış
44,7289 Değişim 0,0748 Son veri saati:
Düşük 44,6516 Yüksek 44,7264
Açılış
52,2931 Değişim 0,1991 Son veri saati:
Düşük 52,1645 Yüksek 52,3636
Açılış
6.770,3600 Değişim 151,723 Son veri saati:
Düşük 6673,142 Yüksek 6824,865
Açılış
106,5289 Değişim 4,5846 Son veri saati:
Düşük 104,5344 Yüksek 109,119
Açılış
BİST En Aktif Hisseler