Oluşturma Tarihi 18 Mayıs 2026 11:27
Yürürlüğe girmesi beklenen düzenleme kapsamında Avrupalı şirketlerin stratejik bileşen tedarikinin en fazla yüzde 40'ını tek bir ülkeden yapmasına izin verilecek. Kalan ihtiyaç için ise en az üç farklı ülkeden alternatif tedarikçi bulunması zorunlu olacak.
Küresel üretim zincirlerinde Çin'in artan ağırlığı ve özellikle yarı iletkenler, elektrikli araçlar (EV) ve savunma sanayii için kritik mineraller üzerindeki etkisi, Batı ülkelerini yeni önlemler almaya yöneltti. Pekin'in zaman zaman ihracat kısıtlamaları ve fiyat politikalarıyla bu alanlarda baskı unsuru oluşturması, Avrupa'nın adımını hızlandırdı.
AB Komisyonu kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, hazırlık aşamasındaki düzenleme özellikle kimya ve endüstriyel makine gibi stratejik sektörleri doğrudan etkileyecek. Taslakta, şirketlerin kritik bileşenlerinin en fazla yüzde 30 ila 40'ını tek bir tedarikçiden temin edebilmesi öngörülüyor.
Buna göre geri kalan tedarik ihtiyacı, aynı ülke menşeli olmayan en az üç farklı ülkedeki tedarikçilerden karşılanmak zorunda olacak.
Öte yandan Avrupa Komisyonu'nun, Çin menşeli kimyasal ürünler ve makineler için ek "cezai gümrük vergileri" üzerinde de çalıştığı belirtiliyor. AB ile Çin arasındaki ticaret açığının günlük yaklaşık 1 milyar euroya ulaşması, bu adımların ekonomik gerekçeleri arasında gösteriliyor.
Yeni vergi politikalarıyla hem ticaret açığının azaltılması hem de Çin'in küresel pazardaki fiyat avantajının dengelenmesi amaçlanıyor.
AB, tedarik zincirlerini güçlendirme stratejisi kapsamında ABD ile de iş birliğini artırıyor. AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič'in geçtiğimiz Nisan ayında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile kritik mineraller, nükleer enerji ve ileri teknoloji üretimi konusunda imzaladığı mutabakat, bu sürecin transatlantik boyutunu oluşturuyor. Bu yeni düzenleme ise söz konusu iş birliğinin Avrupa içindeki yasal çerçevesi olarak değerlendiriliyor.