Oluşturma Tarihi 09 Şubat 2026 09:27
ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı için adı geçen Kevin Warsh, II. Dünya Savaşı sonrası devlet tahvili faizlerine getirilen tavanların kaldırılmasını ve Fed'in bağımsızlığının güçlendirilmesini sağlayan "1951 Fed–Hazine Anlaşması"nın temel ilkelerinin günümüz koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Ona göre, küresel finansal kriz ve pandemi dönemlerinde uygulanan geniş kapsamlı tahvil alım programları, Fed'in kamu borçlanmasını doğrudan finanse etmeme yönündeki tarihsel sınırlarını giderek belirsizleştirdi.
Ancak Warsh'ın önerisinin detayları hâlâ net değil. Ne Warsh ne de ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, olası yeni Fed–Hazine çerçevesinin nasıl işleyeceğine dair somut bir plan açıklamadı. Warsh, yalnızca böyle bir güncellemenin, Fed bilançosunun hedefleri ile Hazine'nin borçlanma programları arasındaki ilişkinin daha açık tanımlanmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Bu belirsizlik, olası bir Warsh dönemi için para ve maliye politikası dengesinin nasıl kurulacağına dair soru işaretlerini artırıyor. Uzmanlar, Fed'in bağımsızlığı ile Hazine'nin artan borç ihtiyacı arasındaki olası yeni dengenin yalnızca ABD piyasaları değil, küresel finans sistemi üzerinde de belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor.