Oluşturma Tarihi 06 Ocak 2026 07:18
ABD Merkez Bankası'nın San Francisco Şubesi tarafından yayımlanan bir çalışmada, büyük çaplı tarife artışlarının belirsizliği artırarak toplam talepte düşüşe neden olabileceği ve bunun da enflasyonu aşağı çekebileceği belirtildi.
San Francisco Fed Ekonomik Araştırma Departmanı'ndan Regis Barnichon ve Aayush Singh'in kaleme aldığı araştırmaya göre, 2025 yılında ABD'deki ortalama tarife oranlarındaki artış, modern dönem açısından en yüksek düzeyde gerçekleşti.
Araştırmada, bu ölçekteki bir şokun istihdam ve fiyatlar üzerindeki olası etkilerini incelemek için, benzer büyüklükteki tarife değişimlerinin yaşandığı İkinci Dünya Savaşı öncesi dönem verilerine bakılabileceği ifade edildi.
Elde edilen bulgular, geçmişteki tarife artışlarının işsizliği artırırken ekonomik aktiviteyi ve enflasyonu azalttığını gösterdi. "Bu etkilerin arkasında belirsizlik faktörü olabilir. Büyük çaplı bir tarife artışı, ekonomik belirsizliği tırmandırarak talepte daralmaya ve enflasyonda düşüşe yol açabilir" ifadesi kullanıldı.
Çalışmada, tarife şoklarının ekonomi üzerindeki genel etkilerine dair net bir fikir birliği bulunmadığı, bunun da uzun süredir bu denli büyük vergi artışlarının yaşanmamasından kaynaklandığına dikkat çekildi.
Ayrıca, bir tarife şokunun enflasyonu yukarı çekmesi halinde sıkı para politikasıyla fiyat istikrarının sağlanabileceği, ancak eğer enflasyon üzerinde sınırlı etkisi olurken işsizliği artırırsa daha gevşek bir para politikasının gerekebileceği vurgulandı.
Araştırmada, "Tarihsel veriler ışığında yaptığımız analiz, 2025'teki tarife artışlarının işsizlik üzerinde yukarı yönlü, enflasyon üzerinde ise aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini gösteriyor" değerlendirmesi yer aldı.