CHAMBORD ŞATOSU (Fransa)
İkiz merdivenleri Leonardo’nun eseri
Blois kentinin kuzeyinde, geniş bir çayırın ortasında. Fransız Rönerans mimarisinin en güzel eserlerinden. Blois kontlarının av köşküydü.
NEUSCHWANSTEIN ŞATOSU (Almanya)
Keyif için yapıldı
Neuschwanstein Şatosu, bu yapıların devrini tamamladığı 19’uncu yüzyılın son çeyreğinde, Bavyera’nın “deli kralı” II. Ludwig’in isteğiyle yapıldı. Kralın sığınağı, hayal dünyasına açılan kapıydı. Şato, Füssen kasabası yakınlarındaki Hohenschwangau’da. Köy merkezinden 30 dakikalık yürüyüş ya da faytonla ulaşılabiliyor. Farklı mimari üsluplar, ince elişçiliğiyle bir araya getirilmiş.
WINDSOR KALESİ (İngiltere)
Kraliyet ailesini merak ediyorsanız
Londra’nın 30 kilometre batısındaki kale, 15’inci yüzyılın ilk çeyreğinde yapılmış.
CASTEL DEL MONTE (İtalya)
Sekizgenin güzelliği
13. yüzyılda kutsal Roma Cermen İmparatoru II. Frederick döneminde Andria kentinde inşaa edildi.
PENA SARAYI (Portekiz)
Romantik dönemden yadigar
Lizbon yakınlarındaki tarihi Sintra’da, yüksek bir tepenin üstünde. 19’uncu yüzyılda bir Alman mimar tarafından yapıldı. Gotik, barok, Rönenans mimarisinin izlerini taşıyor. Ortaçağ’da şapel olarak kullanıldı. 1493’te kraliyet ailesinin hizmetine girdi.
OSAKA (Japonya)
Üç katı saklı
Osaka Kalesi, Okawa Nehri’nin yanında. Taş köprüden geçilerek giriliyor.
MALBORK (Polonya)
Töton Şövalyeleri’nin meskeni
1270’de Töton Şövalyeleri’nce inşa edildi, 1997’de UNESCO Dünya Mirasi Listesi’ne girdi.